5 Nisan 2016 Salı

Giannis Kotsiras Konseri, Amsterdam

Giannis Kotsiras, herhalde hayatımda artık bana "tanıdık biri" gibi olmuş, şarkılarıyla çok kolay gözümü doldurabilen, benim için çok özel olan bir sanatçı. 

Çocuk denecek yaştan beri dinlerim, hemen her şarkısını ezbere bilir, aşka yakın bir hisle severim güzel kişiliğini. Yıllar yılı çok istedim bir konserine gitmeyi, sosyal medyadan takipleşmiştik artık "İstanbul'daki kız" anımsamasıyla; hatta bir defa twitterdan günaydın yazmıştım Türkçe, o da "Günaydın Melis!" yazmıştı cevap olarak, öyle küçük-mutlu şeyler işte yıllar yılı. :) Derken, hep Yunanistan'a gidip döndükten 2 gün sonra, 1 hafta önce falan olurdu konseri. Bu defa ama, Hollanda'ya biletimi aldıktan kısa süre sonra öğrendim ki konserine denk geliyorum. Nasıl bir mutluluk anlatması güç, çok özel bir adam benim için. Günleri sayar iken, geldi çattı konser günü sonra; Amsterdam'ın birçok gösterisine ev sahipliği yapan Melkweg'in yollarına düştük.




Konserde göreceğim insan profilini de merak ediyordum bir yandan; bolca Yunan popülasyonu olarak tahmin ederken çok ama gerçekten çok fazla Hollandalı olduğunu da gördük. Hatta bir kadın kırık Yunancası ile bir şeyler konuşmaya çalıştı bizimle öyle heyecanlanarak; kursa gidiyormuş öğrenmek için, aksanı fazla gıcık olsa da kendisi pek sevimliydi. :)


Sonra sabırsızlıktan ve heyecandan ölecekken vakit gelip çatıyor, ve Kotsiras sahnede... Ben bu esnada ağlamamak için kendimi zor tutuyorum, gözümü aça kapata baya gerçek mi bu diye bakınıyorum etrafa. Bir de adamın yüzünden ayıramıyorum gözümü, öyle güzel ruhu yüzüne vuran, çiçek gibi gülümseyen, her alkışta adeta utanan, öylesi güzel bir adam.

video  

Bu videoyu Youtube'a yükledikten sonra buraya da koyayım istedim, Efta Potiria isim pek sevdiğim şarkısını ilk şarkı olarak söylüyor, burada baya ağlasam mııı ağlamasam mııı düşüncesindeyim, elim falan titredi yapacak bir şey yok şimdi. :) O yüzden haydi videonun sonundaki "Çok tatlı yaaaa kurban olıyım!" çıkışı için özür dileyerekten. :D :D 

 


Bazı şarkılar bitene dek açmıyor gözlerini.


3 kişilik bir ekip ile ne kadar harikalar yaratabilir bir adam? 
Buzuki ve cura çalan bu abimizin katkısı pek büyüktü.


Her şarkıda en çok iş düşen gitarcısı da çok çok iyiydi.


Ve saçları üzerine gereğinden fazla konuştuğumuz piyanocu arkadaş, her şarkıya ayrı bir güzellik kattı.


Veee mutlu son. :)
Biraz sohbet ettik, fazla yorgun olduğunu tahmin ediyorum ki uzatıp darlamadım. Lakin ses tonundan ruhuna tüm güzelliği ile konuştuğumuz dakika da 'ne mutlu' dedirtti bana. 
Ne diyelim... İyi ki var.

  
  *

5 yorum:

  1. kotsiras'ı da çok seviyorum, bu blogu da çok seviyorum ama keşke şu tepedeki otomatik müzik çalan eklenti olmasaydı :/ bazen sırf onunla uğraşmayayım diye bloga bakmayı erteliyorum. otomatik olmayanı var mı? siteye girdiğimde başka müzik çalıyor olsa onunla karışıyor, sizin koyduğunuz youtube videosunu açıyorum, onunla karışıyor...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Heheh yaşasın samimi yorumlar. :) Açıkçası ben de bloğa yazı yazınca güncelleyip bakıyorum kontrol için falan ve her seferinde şarkı başlıyor, gıcık oluyorum aynı şeyi duymaktan, o yüzden hak veriyorum. :)) Yalnızca hafif bir melodi olsun, blog ruhunu yansıtsın - arada değiştireyim falan hoşuma gidiyordu fikir, yönetim olarak hemen bir teraziye koyuyoruz durumu, teşekkürler ama. :)

      Sil
    2. aa yaşasın cevap da gelmiş, üstelik kızmamışsınız belli ki :)

      mecburi müzik olsa da olmasa da zevkle ve merakla bekliyorum yeni yazıları. sevgiler!

      Sil
    3. Ne demek, pek memnun oldum fikrinizi duyduğuma. Öpücükler :)

      Sil
  2. yeni fark ettim, müzik gitmiş :) hemen şu harika konser videosunu koyayım buraya, teşekkür babında. sevgiler!

    https://www.youtube.com/watch?v=Ww7d7WzCHVI

    YanıtlaSil