18 Eylül 2016 Pazar

Türkiye'de Son Gece

Aslında yazının başlığını "Türkiye'de Son Gece ve Farkedilmeyen "Son Kez"ler" yapacaktım ama, en iyisi bunu yazının içine ekleyeyim dedim. Evet efendim, bugün benim Türkiye'deki son gecem. Yarın Selanik'e geçiyorum ki, geçiş o geçiş. Oradan önce kısa bir Girit'e, sonra artık "evim" olacak yere, Hollanda'ya.

Burada farkedilmeyen son "kez"ler kavramı benim için pek mühim. Zira uzun zamandır, sonunda bu gün vardığında, bunu dememek için çabaladım ama, gerek hayat gerek ertelemeler derken yine bunu söylerken buldum kendimi.

Galata'dan Sirkeci'ye son kez yürümüşüm, fark etmedim.
Tramvaya son kez binmişim, fark etmedim.
Bazı insanları son kez görmüşüm, fark etmedim.

Yok yahu, duygusallıktan yazmıyorum bunları. Garip bir donukluk ve şok hali var üzerimde. Hep söylüyordum "olayların yeteri kadar farkında olmadığımı kabul ediyorum" diye. İşte gün geldi, usul usul "fark etmeye" başlıyorum "başıma geleni". 

Bugün evimde de son gecem. 

Yaşamımdaki çok önemli bir kırılma noktasına varıyorum bugün. Düşünmediğim, düşünemediğim kadar derin değişiklikler oluyor şimdi hayatımda. Ne uzun ne kısa, 24 yıllık yaşamım boyunca alıştığım çoğu şey aynı anda değişiyor, tepetaklak. Lakin iyiye doğru sanırım, temennim o.

Ama, 

... gücüm yerinde, umudum yerinde, hevesim yerinde; güzel şeyler olması için - daima güzel günler için elimden geleni yapacağıma söz Melerence. Bazen işler hayattan veya senden dolayı "istediğin gibi" gitmezse, yılma. Kapı açılana kadar tekmelemek en önemli işlerinden artık. Yorulsan da koşmaya devam etmek, hayallerine koşmaya devam etmek kısacası, yapacağın en önemli şeylerden biri. Hayat seni iyiden iyiye yorduğunda kırılma. Hayata kırılma. Hep inandığın gibi, her şeyin doğru zamana ve yere baktığını unutma. Çalışanın karşılığını er ya da geç alacağını unutma. Yapacakların için yaptıklarını anımsa; şimdi gaza basma vakti işin özü, çalışan demir pas tutmayacak... Anımsa.

*

17 Eylül 2016 Cumartesi

Yunanistan Market Alışverişi ve Fiyatlar

Daha önce ayrıntılı bir "Yunanistan'dan ne alınır?" serisi yazmıştım. İlk burada, ikincisi ise burada. Bu yazıda belirttiklerim hala geçerliliğini koruyor; lakin bir de bu defa yaptığım Yunanistan alışverişini birkaç not ile paylaşmak istedim. 

Yunanistan'da yaptığım alışverişleri hemen her zaman yerel marketlerden yapıyorum ki, benim için ilk sırada Masoutis geliyor; en ünlü ve yaygın Yunan süpermarketlerinde biri zira. Bu ufak alışverişi de Selanik'teki Masoutis'ten yaptım, yine de bunların Yunanistan'daki hemen her markette bulabileceğiniz ürünler olduğunu hatırlatmakta fayda var. Sadece ne aldığımı göstermektense, ayrıntılı fiyatlarını ve ürünlere dair bilinmesi gereken notları - Yunan sosyokültüründe yer alan özelliklerini de yazmak istedim ki, Yunanistan'ı daha yakından tanımak isteyenlere yardımcı bir yazı olsun.

15 Eylül 2016 Perşembe

Selanik'te Bir Taverna: Treis Ki Eksinta

Selanik'in en güzel tavernalarından birine gideceğiz bugün beraber. Öyle ki, buraya tesadüfen girmemize rağmen yemeklerinin lezzetine hayran kaldığımız bir mekan olarak aklımızda ve midemizde yer etti: Treis Ki Eksinta.

Her şeyden önce belirtmek lazım ki, "taverna" Yunanca'da bizim anladığımız manaya gelmiyor. Bizde tavernalar mekan olarak biraz daha "tabakları kıralım, ceketleri yaktıralım" anlamına gelirken, Yunanistan'da aslında 'restoran' kelimesine karşılık. Taverna dediğiniz müziksiz de olur misal, 'akşam gidip bir tavernada yemek yiyelim' denir vesaire. 

Selanik'in merkezinde yer alan bu hoş mekan da, bize Yunan mutfağının en güzel halini sundu yine. "Yine" diyorum çünkü Yunanistan'da yemeklerini baya "beğenmeyeceğiniz" bir yer bulmak biraz yetenek meselesi. :)) Özellikle deniz ürünleri çok leziz olduğu, mezeleri bol ve meşhur olduğu için çoğu mekandan mutlu ayrılırsınız. Fakat buranın farkı, kullanılan malzemelerin tazeliğini inanılmaz hissetmemiz ve gayet ordinary görünen bir mekanda gurme tatlarla karşılaşmamız oldu diyebilirim.

14 Eylül 2016 Çarşamba

Yunanistan'da Kahvaltı Kültürü

Yunanistan ile her ne kadar çok benziyor olsak da, oldukça farklı olan kültürel konular da var aramızda. Bunlardan biri de -ki beni en çok ilgilendireni belki- kahvaltı konusu.

Bundan önce herhalde bir yirmi kez yazdığım üzere kahvaltı olayı benim için çok mühim. Ola ki uykumdan öğleden sonra kalksam bile ilk öğünüm mutlaka kahvaltı tadında olur, çaysız ise hiç olmaz. Dolayısıyla yurt dışında Türk kahvaltısını aramıyor değilim. İşte Yunanistan'daki kahvaltı kültürü de ister istemez 'aratıyor' bana bizim kahvaltıları. 

Zira...

13 Eylül 2016 Salı

Selanik - Istanbul ve Birkaç Not

Sanırım ilk kez oldu blogdan bu kadar ayrı kaldığım. 

Yaklaşık son üç haftadır birçok değişiklik oldu yaşamımda; çok sevdiğim işimden istifa ettim, ertesi gün Selanik'e gittim ki hemen her günüm kağıt peşinde koşturmakla ve valiz hazırlamakla geçti. Valiz işi hala bitmiş değil; ıvır zıvır sevdiğimi biliyordum da, hakikaten abartmışım galiba. Bir türlü içinden çıkamadım, şu an yaklaşık 8 valiz oldu doldurduğum. 
24 yılı içine sığdırmaya çalıştığım 8 valiz. Tüm bu koşturma sırasında arada İstanbul'a gelip gitmem gerekti ki son 10 günde yaptığım 9-10 saatlik otobüs yolculuğu sebebiyle bir çeşit jetlag yaşadığımı iddia edebilirim.