20 Ağustos 2018 Pazartesi

Minimalizm Günlüğü || "Ben Aslında Kimim?"

Öğrencilik dönemimde hiçbir zaman "çok derli toplu" bir insan olmadım. Aslında tertemiz, "temiz kokan" ev bana büyük keyif verirdi hep, ama erteleme ve keyif yapma özelliklerim bunun önüne geçerdi. Dekorasyon merakım olsa da, moda takip etmek gibi huylarım hiç olmadı. Marka takıntım da yoktu hiç, hatta pahalı şeyler almak yerine - daha ucuz ve daha çok çeşitli şeylere sahip olmak akıllıca gelirdi. 

İstanbul'dan Hollanda'ya taşınırken maaşımın yarısını büyük - taşınmamda kullacağım valizlere harcadım ve tam 8 büyük boy valizle gittim. Şu an bunu böyle yazınca tüylerim ürperiyor ama o zaman "Ya her şeyimi götüremezsem??" telaşı sarmıştı beni. O valizlerin bir kısmı aşağıda, dolap kenarında böyle bekliyor:



18 Ağustos 2018 Cumartesi

Greek Salad, Souvlaki, Bol Kekik, Mythos Bira...

Ne başlık ama değil mi? 

Geçenlerde bir "Greek masa" kurduk; daha doğrusu Greek kişisi kurdu, ben yedim. :p Lezzeti taşan fotoğraflar çıkınca ortaya, sizlerle de paylaşmak istedim. Son zamanlarda yemek yapmaktan ve fotoğraflamaktan öyle zevk alıyorum ki, sanki ileride işim haline de gelecek gibi hissediyorum. Zira o "işini sevmek" hissi böyle bir şey sanırım. Başım dönüyor mutluluktan, "tarif toplayıcısı" diye bir şey varsa ondan olayım ben. Neyse, şimdi sakinleşip fotoğrafların hikayesine dönelim...

 Öncelikle dünyanın en mantıklı icatlarından biri, tek seferlik mangal.


 Her şeyi içinde, portatif yak, yap, at.

 

Ve Selanik'te souvlaki, Atina'da kalamaki denen şişler hazır. Kalamaki aynı zamanda pipet demek Yunanca'da; Selanik-Atina arası atışma konusudur hep. Ben de bir Selanikli olarak derim kii; kalamakiyle kola içilir, bu souvlakidir. :) Üzerine limonla servis edilir!


 Sıcacıkken tuz ve dağ kekiği serpmeli biraz...


Yanına da kalamata zeytinleriyle süslenmiş klasik horiyatiki, yani bilinen adıyla Greek salad. Ona da bol kekik elbet.


 Ve Yunan biralarından mythos...


Bol muhabbetli, güzel yürekli insanlarla masalarımız olsun hep dilerim... Geriye kalan günler hep böyleleri oluyor zira.

Görüşmek üzere,
Melis


17 Ağustos 2018 Cuma

Efsane Bir Yunan Mezesi: "Fırında Zeytin"

Zeytinin ağaçtaki halini de, sofradaki halini de çok severim. Ağacını severim, rengini, motifini; zeytinle ilgili her şey beni çok mutlu eder yani... Bu mezenin de yeri bir başka bende o yüzden; çok leziz, görüntüsü de tadı da bir başka. Alışılmamış ama damak tadımıza çok uygun. Yunan mutfağından "psites elies" tarifi bahsettiğim.

Klasik Yunan zeytinlerinden kalamata ve biraz da yeşil zeytinim var. Onları bir fırın kabına alarak başlıyorum işe.

8 Ağustos 2018 Çarşamba

Doğaya Bak - 1: Anne Sütü Bebeklere, İnek Sütü İneklere

Yeni bir serinin ilk yazısını okuyorsunuz sayın okur. Sık sık yaptığım "doğaya sorma" eylemi karşısında öyle güzel cevaplar aldım ki hep, yazıya dökmek ve sizlerle paylaşmak istiyorum her bir tecrübemi artık.

İnsan, yani homo sapiens, bilimsel olarak hayvanlar alemine (animalia) ait bir tür. Akıl erdirmenin çok zor olduğu, uzun uzun sonu bol sıfırlı yıllar sonucunda bugünkü haline gelmiş, memeliler sınıfına ait bir tür... Öyle bir tür ki, yarattığı sosyal hayat ve çoğu zaman temel doğasına aykırı birçok yapı ile iç içe geçmiş, "aslında" ne olduğu tarihin tozlu sayfalarında kalmış. Oysa doğanın, vahşi ve en ilkel manada, doğanın bir parçasından fazlası değiliz.

Bu nedenle bazı soruları doğaya sormak, doğaya bakmak, neredeyse her zaman doğru cevabı bulmanızı sağlıyor. Lakin egonuzu kapının dışında bırakmanız şartıyla... İşte öyle çok örnek var ki aklımda bu konuda, bunları yazmak istiyorum. Belki bir nebze olsun "olduğumuzu sandığımız şeyden" uzaklaşır ve özümüzü tekrar hatırlarız.

Bunlardan ilki süt; inek sütü.

7 Ağustos 2018 Salı

Yunan Mezeleri: Kolokithakia Vrasta Tarifi

Pek alışık değilizdir kabağı haşlanmış olarak masalarımızda görmeye. Bugün size alternatif bir lezzetten bahsedeceğim o yüzden, kabağı haşlama olarak da çok seveceksiniz. Yazının en altında yapılışını görebileceğiniz bir video da var.

Lokal bir Yunan mezesi olan "koloktihakia vrasta", kabak haşlama anlamına geliyor. Yapımı basit fakat birkaç püf noktası var.

Mümkün olduğunca taze olmalı kabaklar. Hatta bulabilirseniz çiçeği burnunda bebek kabaklar şahane olur, ne kadar tazecik ve ufak o kadar iyi bu tarif için.

Kabağı bir bıçakla kazıyarak soyuyor ve çok zarar vermiyoruz üst kısma. Bıçakla keserek veya salatalık soyacağıyla soymasanız iyi olur o yüzden. Uç kısımlarını da kesmiyoruz ki kabağın içine su dolmasın, sararıp pörsümesin. 

Hollanda: Deventer Kitap Fuarı & Aldığım Kitaplar

Geçtiğimiz Pazar, uzun zamandır geçirdiğim en güzel günlerden biriydi. Hollanda'nın içerisinde Türk Konsolosluğu da bulunan, tarihi Deventer şehrinde çok büyük bir kitap fuarı vardı; hava çok güzeldi ve ağaçları hışırdatacak kadar esiyordu hava. Günlerdir çok sıcak olan hava bunaltmayacak kadar güzeldi yani; şehrin kenarındaki Ijsel nehrinden doğru yürüdük de yürüdük.


5 Ağustos 2018 Pazar

Hollanda: Pazarda Sebze, Meyve... Rengarenk Bir Gezinti

Sanırım bu yıl Hollanda'nın en sıcak yazı yaşanıyor. Adeta Mayıs başından beri hava Türkiye yazları gibi, yanıyoruz! Aslında Hollanda güneşli olunca bir cennete dönüyor ama o deli sıcak gelince tavşan gibi kalıveriyorsunuz bir köşede. İşte, dün o sıcağın yanına hafif de bir esinti olunca, şehir merkezimizdeki pazara gideyim dedim. Rengarenk, mutlu fotoğraflar çekince de sizinle paylaşmak istedim.

Meşhur Hollanda dondurmacısı Talamini'ye uğradım, benzini aldım, sonra başladım gezinmeye. :) Bu iki top kocaman dondurma 2.40 Euro bu arada, fiyat merak edenlere.