12 Şubat 2019 Salı

Hollanda Günlükleri - 20

Geldik 20. Hollanda günlüğüne... İlk yazdığım günlükleri, acemi halimi, o yabancılık hissini hatırlıyorum da, ne çok şey değişti bugün. 2 yılı aşkın süre sonra, artık bir yanım buralı, yadırgadığım şey kalmadı desem yeri. Bir özetleyelim neler oluyor son zamanlarda...


Peynir cenneti Hollanda; yeşil pestolusundan ananaslısına, çeşit pek bol. Hala çok keyif alıyorum farklı tatları keşfetmekten.



Market gezmek de haaala beni mutlu ediyor; ilk zamanlar beni çok heyecanlandıran bu yapraklı havuçlara alışsam da, hala otunun kavurmasını falan denemedim, yapanlar varmış. Şöyle bir yumurtalı, sarımsaklı yoğurtlu falan denemek lazım. 

7 Şubat 2019 Perşembe

Paros'ta "Gurme Yunan Tavernası" & Mezeler

Paros'un en meşhur mekanlarından biri, "Mario Restaurant". Turistlerin genelde beğendiği bir yer olmasının yanı sıra, Yunan kaynakları da sıkça öneriyor burayı. 

Hollanda'da yaşadığım için, özellikle Yunanistan ve Türkiye'ye her gidişim "Ne yiyeceğiz?" sorusu üzerine kurulu oluyor, insan iyi yemeği çok özlüyor zira. Lakin Yunanistan'da, her ne kadar bir tavernadan memnuniyetsiz ayrılmanız zor da olsa, daha çok "hakiki taverna" kafasını seviyorum. Pek lüks insanı değilim, esnaf lokantalarına da bayılırım aynı mantıkla. Hem şişirilmemiş fiyatlar öder, hem samimi bir ortamda böyle "aşçılık" eseri leziz yemekler tadarsınız. Bu defa bu kuralı kırıp "gurme" bir Yunan restoranına gittik.



Mario Restaurant, Naousa Limanı'nda, çok güzel bir konumda. Fotoğraf pek iyi olmasa da, gayet kikladik bir ortamı var. :)