27 Kasım 2012 Salı

10 Kasım 2012 Cumartesi

Biraz rüzgar, bolca deniz, çokça mavi...


Küresel ısınma kaynaklı mevsimsel değişimler, yalnızca yazılmıyor; her geçen yıl hissettiriyor gerçekliğini.. Artık her mevsim bıktırıp da gidiyor insanı... Yazlar çok fena, kışlar buz gibi.. Bir de, sabahları çok erken vakitte çıkan biri olarak ben, -deyim değil, hakikaten- titreyerek çıkıyorum evden. O yüzden çok fazla hoşlanmıyorum kıştan.

Çok bunaltan bir sıcaktan ziyade, tatlı bir yaz olsa yine, pek güzel olur... Özellikle Ege'nin güzel bir kıyısında, akşama doğru ılık ılık esen havada, giderek artan seslerin olduğu bir kasaba.. Izgara balık kokusu, anasonun aromasına karışınca, havaya yayılan o eşsiz koku sarsa tüm limanı... Mutlu, en mühimi de umutlu insanların olduğu bir yer işte. Karşı kıyının radyolarına kulak kabartabileceğimiz bir yer...

Benim için böyle bir yer var esasen.. Mavinin en güzel tonlarını görebileceğiniz, yığınla anının emanetçisi küçük bir kasaba.. Oradan fotoğrafları karıştırırken, mutluluk çarpıyor insanın yüzüne.. Öyle görünüyor ki, bir süre daha fotoğraflarla ısınacak, idare edeceğiz zaar. Diğer yaza kadar...








*