31 Ocak 2017 Salı

Girit: Hanya'ya gider iken...


Girit...
Kiminin sevgilisi, kiminin yarası, kiminin güzelliğini duyup bir türlü kavuşamadığı, kiminin huzuru, uzaklarda daima onu bekleyen sadık aşkı. Çabasız, doğal bir mavi yuvası... Elounta'dan Hanya'ya giderken, gözlerimiz dolu - ağzımız açık, radyoda Girit ezgileri, binbir maviye daldık. İstedim ki güzelim Hanya yazısından önce "Hanya'ya gider iken..." i paylaşayım o yüzden. Yaşamınız boyunca en az bir kere yolunuzun Girit'e düşmesi dileğiyle.

30 Ocak 2017 Pazartesi

Bağış...

 
Ne mutlu bir gün.

Sis erken dağıldı. Bahçede çalıştım bütün gün. 

Sinekkuşları konuyordu hanımellerine.

Sahip olmak istediğim hiçbir şey yoktu yeryüzünde. 

Kıskanabileceğim kimseyi tanımıyordum.

Bana yapılan her kötülüğü unutmuştum bile.

Bir zamanlar aynı insan olmuş olmaktan utanç duymuyordum.

Hiçbir acı hissetmiyordum gövdemde.

Doğrulurken denizi ve yelkenleri gördüm birden.

Czeslaw Milosz
Çeviri: Cevat Çapan

24 Ocak 2017 Salı

Tavada Bebek Patates

Bebek patatesi bilir misiniz? Ben aslında büyükçe bir yaşa dek hiç pişirmemiş, yememiştim bu minik patateslerden. Bir defasında İzmir'de halk pazarında babaannemleyken almıştık ve ilk kez o yapmıştı. Bu pişirme şeklini de ondan öğrendim. Hollanda'da kolayca bulunan bebek patateslerden de her aldığımda aynı şekilde pişiririm. Aslında çok basit bir yöntem ama, hem ben öğrendiğimde çok şaşırmıştım hem de bilmeyen çok kişiye rastladığım için paylaşmak istedim.

İşte bebek patateslerimiz. Ufak oldukları için cinsine göre kabukları da nispeten ince olur, ki bu tarifte işimize yarayacak bu özellikleri.


23 Ocak 2017 Pazartesi

En Basit, En Leziz Kuşkonmaz Tarifi

Düşününce hayatta sadece varlıklarıyla, isimleriyle, verdikleri enerjiyle beni mutlu ediveren şeyler var. Mesela kadehler, brokoli, mavi olan hemen her şey, beyaz - ahşap eşyalar, emaye mutfak eşyaları, laleler, cam çay fincanları, berry olarak geçen tüm meyveler... Örneğin -brokoli dahil- bunlardan birini hediye alsam mutlu olmam yüzde yüzdür mesela. İşte bu listeye ekleyeceğim bir diğer şey de kuşkonmaz. Neden bilmiyorum lakin kuşkonmaza baktığım, dokunduğum, kokladığım anda bana büyük huzur verir hep. Eh, haliyle yemesi de mutluluk oluyor böylesi bir sebzeyi. Cumartesi pazarında bir dolu taze kuşkonmazı görünce iki demet aldım, hem çok basit hem çok leziz bir tarifle pişirdim. Kaldı geriye sizinle paylaşması. :) Özellikle henüz kuşkonmaz ile arası çok iyi olmayanlar için uygun bir yazı olacak gibi geliyor... Haydi başlayalım.

İhtiyacım olan şeyler çok basit: Bir demet kuşkonmaz, iki iri diş sarımsak, tuz, karabiber, kırmızı biber. Tavaya da biraz zeytinyağı ve tereyağı ekleyeceğiz.


Kuşkonmaz biraz "karışık" bir sebze gibi görünse de, aslında temizlemesi oldukça kolay. Bir defa bitkinin ucundan köküne doğru sertleşen bir yapısı var, bu yüzden köke yakın kısımlarını ayıklayacağız ki güzel pişsin. Gövdesindeki üçgen yaprakları bıçakla ayıklayabilirsiniz ama yumuşak ve gayet lezzetli oldukları için ben dokunmuyorum. 

22 Ocak 2017 Pazar

Türk ile Evli Bir Yunan'dan İtiraflar

Türkiye ve Yunanistan arasında olan kültürel benzerlikleri daima duyuyoruz. Yunanistan’a gittiyseniz birebir tecrübe ettiğinize de eminim; her ne kadar derinlere indiğinizde büyük farklılıklar da olsa, herhangi bir x ülkesine göre aslında oldukça benzediğimiz bir gerçek.


Yakından ilgisi olanların zaten bildiği üzere, ülkeler arasında birçok Türk-Yunan çift de var. Ki bendeniz de onlardan biriyim. :) Bu tarz kültürel farklılıkları – aynılıkları, lisana veya kültüre dayanan komik veya enteresan olaylar hemen her gün yaşandığı için, size bir Türk kızı ile evli olan Yunan’ın görüşlerini aktarmaya karar verdim. Lakin şunu baştan belirteyim, bu sohbet “Her şey ne kadar da mükemmel, biz cacık diyoruz siz caciki, haydi herkes Yunan ile evlensin! Kelebekler!” yazısı olmayacak. İyisiyle kötüsüyle, zorluğuyla kolaylığıyla, “hakiki” bir sohbet olmasına özen gösterdiğim bu röportajı yapmak benim için çok keyifliydi, dilerim okumak da sizin için keyif verici olsun. 

İşte her yönüyle, bir Türk ile evli olan Yunan’ın hisleri, görüşleri, anıları, tavsiyeleri... Zihninizde yeni kapılar açması dileğiyle.

20 Ocak 2017 Cuma

Hollanda Günlükleri - 8

Bir süredir zamanı alıııp götüren koşuşturma biraz durulunca, bloğu da pek özlediysem, hızlı bir dönüş yapmalı dedim. En son 7. günlüğü yazmıştım, biraz arası uzun olduğu için, bu yazı da bol fotoğraflı bir özet olacak. Son günlükten sonra bazı değişiklikler oldu yaşamda, onlar hakkında da kendime kısa notlar bırakacağım bir yazı da olacak o yüzden.

Takip edenler fark etmiştir, bu ara brüksel lahanasına taktım. Hollanda'da 500 gramı 0.90 cent gibi bir fiyat olunca da, aldıkça alıyorum. Hatta şurada tariflerden biri var idi.

8 Ocak 2017 Pazar

Hollanda Pazar Alışverişi ve Fiyatlar

Hollanda'da yaşadığımız şehirde bir halk pazarı var; cuma ve cumartesi günleri Türkiye'deki pazar yerlerine göre nispeten daha küçük ve biraz daha festival tadında standlar kuruluyor. Biz ise her cumartesi rengarenk standlar arasında geziniyor, bazen oracıkta taptaze wafel yapan yaşlı amcadan wafel alıyor, hem ufak bir alışveriş hem de keyif yürüyüşü yapıyoruz. Pazarda Türkiye'deki gibi zengin sebze çeşidi olmuyor bana kalırsa, veya alıştığım gibi olmadığı için biraz yetersiz geliyor. Bu yüzden pazardan sonra markete geçip diğer mutfak ihtiyaçlarını oradan alıyoruz genelde.

Bugün pazarda çok büyük bir alışveriş yapmayınca, hazır ben bunu yazayım bloğa dedim derli toplu. Hem buradaki stilden, hem de fiyatlardan bahhsedelim biraz. Aşağıda gördüklerinizi aldım pazar alışverişimizde bu hafta; her şey birlikte 24 Euro gibi bir rakam ödedik. Bakalım pazar yerinde nelere rastlamış, hangileri - nasıl fiyatlarla almışız.


5 Ocak 2017 Perşembe

Soğuk ve Güneşli Amsterdam

Dün bir iş görüşmesi için Amsterdam'a düştü yolum.

Yaşadığım şehirden Amsterdam'a ulaşmak için 1 saatlik tren yolculuğu yapmam gerekiyordu. Gideceğim adresi de koşturmadan bulayım diye biraz zaman bırakarak istasyona doğru yola çıktım. Bu gibi zamanlarda yaşadığım yeri pek seviyorum; zira önce bahçedeki kilervari küçük eve girip bisikletimi çıkardım, çantamı sepetine attım ve istasyona doğru pedal çevirmeye başladım. İstasyon eve yakın olduğu için uzun sürmüyor bisikletle ama, o ufak mutluluk insanın gideceği yere de garip biçimde tazelenmiş gitmesine sebep oluyor sanki. En azından benim için hala öyle.

Her istasyonda bulunan bu bilet makinesinden biletimi aldım önce. İş durumuna göre Hollanda'nın akbili sayılan OV-Chipkaart alacağım bakalım. Birkaç kez söylemiştim Hollanda'da ulaşımın pahalı olduğunu; mesela 1 saatlik Amsterdam yolculuğum 19 Euro. Bazı istasyonlara biletinizi okutarak açılan kapılar koymuşlar son zamanlarda, kiminde var kiminde yok. Büyük ihtimalle bunun sebebi, Hollanda'da trenlerde çoğu kez bilet kontrolü olmuyor ve "yakalanmazsanız" bilet almadan gitmiş oluyorsunuz. Bu defa da mesela ne gidişte ne dönüşte kontrol yoktu. İşte bu kapıları yapmışlar ki bileti olmayanlar peron kısmına dahi geçemesin. Haydi o tamam da, perondan çıkarken de bu kapıyla uğraşıyorsunuz. Girdim bari bırak çıkayım rahat rahat şekerim. Neyse, bir bakıyorum gelen tren Almanya'dan geliyor; son durak Amsterdam.


Hollanda'da nasıl iş bulunur?

Uzun zamandır aldığım maillerin ortak konusu: Hollanda'da yaşam ve çalışma hayatı

Her ne kadar bugüne dek bu iki başlığı bildiğimce anlatmaya çalıştığım birkaç yazı yazmış olsam da, daha ayrıntılı bir 'iş bulma süreci' metni hazırlamak istedim bugün. Henüz benim de bilmediğim başlıklar olabilir bu alanda ama, bu yazıyı 2 aylık süre sonucunda birçok görüşmeye gitmiş ve Amsterdam'daki güzel bir firmadan kabul almış biri olarak yazacağım. Ders verecek bir yazıdan ziyade, benim yaşadıklarım - öğrendiklerim, görüşmelerde başımdan geçenler ve Dutch piyasasında fark ettiklerim olacak bu yazının ana konusu.

Öncelikle ben iletişim fakültesi mezunu, reklam ajanslarında çalışmış, işi "iletişim" olan biriyim. Bu yazıyı da daha çok kurumsal firmalarda iş arayanlara yönelik yazacağım, dolayısıyla özellikle bu ve benzeri alanlara spesifik öneri verebilirim. Misal doktorluk, IT, bankacılık gibi sektörleri, görüşmelerin nasıl geçtiğini, ne beklediklerini bilemem haliyle. Ama yine de, genel başvuru sürecine ve Hollanda'da iş arama sürecine dair bir şeyler bulacağınızı düşünüyorum. Haydi başlayalım sohbetimize...

Öncelikle Hollandacanız yoksa, Hollanda'daki azımsanmayacak sayıda var olan ve sadece İngilizce isteyen iş ilanlarına başvuracaksınız demektir. Öyleyse...

1 Ocak 2017 Pazar

Yılbaşı Gecesi Amsterdam

2017'nin ilk yazısından herkese merhaba!

Yılın son günü özel bir planımız yoktu esasen. Almanya'dan arkadaşımız Niko geldi, yemek yer sohbet ederiz diye planlamıştık. Akşam da keyfimiz olursa gece 12'den önce Amsterdam'a gider, yeni yıla orada gireriz, atmosfere dahil oluruz dedik. Bu arada Hollanda'nın her şehrinde şiddetle uygulanan, yılbaşı günü-gecesi her sokakta havai fişek patlatma geleneğini izleriz diye günlerdir bekliyorduk merakla. 

 Önce yemeğimizi yedik, sohbet muhabbet, güzel bir akşam başladı. İlk kez evden uzak yeni bir yıla girmek, dilekler, güzel hisler, hepsi bir arada idi.