16 Eylül 2019 Pazartesi

Yunanistan, Zirou Gölü'nde Kano Yapmak

Preveza'dan Yanya'ya yola çıktığımızda, çok az insanın haberdar olduğu ve adeta dağların arasında gizlenmiş olan Zirou Gölü'nün kıyısına gitmeye karar verdik.

Öyle etkileyici bir yerdi ki, Yunanistan'ın İsviçresi diyor kimileri. Burası o Kiklad evli mavi beyaz Yunanistan değil; yüksek dağlarıyla meşhur İpiros (Ήπειρος) bölgesinin dönemeçli dar yollarını aştığınızda karşınıza çıkacak yemyeşil bir cennet.

3 Eylül 2019 Salı

Kendine Gelsene, Burası Çok Güzel :)

Sayfalarca yazabilirim bunun için; ama sakin olmaya çalışacağım. :)

Bugün hava kapalı, yağmur yağdı yağacak. Bridget Jones'un Günlüğünü izledim, bol sütlü bir kahve içtim. Pencereyi açtım zira hafif üşümeyi seviyorum, kuş sesleri de cabası. Öylesi bir sabahla başladı günüm.

Her neyin içinde olduğunu düşünüyorsan, her ne yaşıyorsan, çok büyük ölçüde psikolojik desem öfkelendirir miyim seni canım okur? Kızma hiç, inan bana. Aynı şeyi yazıp duruyorum ama ayağın takılsa tık dese yaşamının son bulabileceği bir dünyada; tüm hayallerin, korkuların, aşkların, acabaların, gelecek kaygıların ve niceleri hiç de fikrin alınmadan "game over" olabilecekken, biraz fazla üstüne gitmiyor musun kendinin? Bu ciddiyet bu düzene biraz fazla değil mi sence de?

15 Ağustos 2019 Perşembe

Yol

Saat sabah 06:00, kapım aralanır, annem yumuşak bir tonla seslenir. Birkaç saniyelik uyanmak istememe refleksimi aklımın yerine gelişi bozar, tam anlamıyla fırlarım yataktan. Garip bir kalp çarpıntısı, heyecan, taşan bir coşku içimde. Yola çıkma arzusu, nasıl desem, bir damarımdan diğerine akıyordur... Az sonra sabah ayazı içerisinde ezan sesi yankılanır.

Dün geceden her şeyim hazır da olsa, evden çıkmadan önceki son anın coşkusuyla yanıma almak istediğim veya unuttuğum yeni şeyler var muhakkak. Kimi zaman çantanın dış ceplerine "ne olsa kardır" hissiyle sıkıştırır, arabaya sığışırız ailecek. O saatte evde olsak yenilmeyecek bir ton şey yapılmıştır yola çıkarken. Annem çok geçmeden açar kutuları bir bir; soğuk köftenin tadını sevişim ondandır. Ekmek arası... Belki tost, soğumadan. Meyve... Yollukların tadı bir ayrı ondan.

Saat geçmiş, kulağımda en sevdiğim şarkılar beni yine harikalar diyarında gezdirmiş, arabanın camına yasladığım başım, gördüğüm diyarları olduğundan daha da güzel bir bir kaydetmiş, hayallerimi üstlerine giydirmiş...

Kaz Dağları'nın en tepesinde, nefis köy yumurtası yapan bir yer vardı seneler önce... Orada durulur, alt taraf mutlu bir uçurum, yamaç boyu zeytin ağacı. Çaylar şıngırdar az sonra, yıllardır ağız ağıza yaşayan insanlar ayrılıp da kavuşmuş gibi sevgi taşırıyor sohbetlerine.

İnsan ailesinden ne görürse, ister istemez onlar işleniyormuş aklına. Yollukları hazırlama vakti şimdi...

*


13 Ağustos 2019 Salı

Taze Fesleğenli Şehriye Pilavı

Size daha önce de yazdığım bir aromalandırma yolu göstermek istiyorum bu tarifte. Yemesi güzel, yapılışı ayrı güzel benim için. Çoğu yemeği yemektense yapmayı daha çok seviyorum galiba.

Bu yöntemi birçok yemekte, mezede kullanabilirsiniz. Tohum baharatları veya aşağıdaki gibi taze otları bu şekilde aroma almak için kullanmak çok hoşuma gidiyor. 

Kısık ateşte, yeşilliğimizi yakmadan, zeytinyağında cızırdatıp çeviriyoruz. İyice öldükten sonra da yağdan çıkararak klasik tarife geçiyoruz.


Ardından kullanacağınız şehriyenin yarısını zeytinyağında renk değiştirene kadar kavuruyorsunuz. Kahverengine dönmeye başladığında diğer yarısını ve tereyağını ekliyorsunuz. Böylece pilavınız "iki renkli" olacak. 


Tüm şehriyenizi tereyağı eriyene kadar kısık ila orta ateş arasında kavurduktan sonra, boool kaynar su ekliyoruz. Zira şehriyeler şişip-pişip kocaman olacak, baya bol suya ihtiyaç var bu yüzden. Tuzunu da bu esnada suyuna atıyoruz. Eh zaten iyice suyu çekildikten sonra biraz dinlendirip afiyetle yiyebilirsiniz. Makarna gibi peynirle yemek de pek güzel oluyor. Ayrıca taze fesleğen yapraklarını suyuna doğrayarak da ekleyebilirsiniz, pek yakışır.

 
*