10 Kasım 2018 Cumartesi

Paros Adası'nın Mavi Beyaz Köyü: Prodromos

Kalispera!

Bugün sizleri Paros Adası'nın masal gibi bir köyüne, Prodromos'a götürmek istiyorum. Böylece Paros yazılarına da başlamış olalım hem; zira kış mevsimine girdiğimiz şu günlerde taze taze, içinizi ısıtacak masmavi hayatları fotoğrafladım. Buralarda en çok hoşuma giden şey ise bu güzelliklerin turistik kaygı gütmeden, "kendileri" olmaları sanırım...


Öyle ki, aslında adanın pek ünlü köyü kırmızı yuvarlak içine aldığım Lefkes. Prodromos ise Lefkes'ten 5 kilometre ötede, çok daha lokal, çok daha kendi gibi ve en önemlisi efsane bir tavernayı içinde barındıran ada köylerinden. Kırmızı lokasyon işaretiyle gösterilen yer Prodromos Köyü.


Öncelikle, normalde "köyün ana kapısı" burası. Bu beyaz taş kapıdan geçerek kendisini ciddi anlamda bir masal diyarında buluyorsunuz. Hemen sol kısımda ise köyün şahane tavernası O Tsitsanis var. Doğrusu sırf burada bir şeyler yemek için tekrar giderdim Prodromos'a.


19 Ekim 2018 Cuma

Paros Adası'nda Taverna Sofrası ve Fiyatlar (Prodromos Köyü)

Melerence'nin Instagram sayfasını (melerence) takip edenlerin bildiği üzere, Yunanistan'ın pek bilinmeyen ama -iyi veya kötü- git gide tanınan, Kiklad Adaları'nın masmavi adası Paros'tan henüz döndüm. Dolayısıyla bir an önce sizlerle daha çok şey paylaşmak, buraları mavinin tonlarına boğmak istiyorum.

Yazılar kekik kokulu, iştahlı gitsin diye ilk posta Paros'un Prodromos Köyü'ndeki "O Tsitsanis" tavernası ile başlamak istiyorum. İsmi "Çiçanis" okunur zira Yunanca'da "ç" yoktur ve t ile s harflerinin birleşimiyle peltek bir ç sesi elde edilir. Aynı zamanda Rembetika müziğinin devlerinden biridir Tsitsanis.

5 Ekim 2018 Cuma

Ekim Ayında, Ege Kıyılarında


Bu yıl tatil de, deniz de Ekim'e kaldı.
Benim ayıma, doğduğum aya...
Paros haritalarda var ama, Antiparos Adası neredeyse görünmeyecek kadar ufak, hemen Paros'un yanında. 

Koca bir maviliğin ortasında, Ekim ayında tertemiz bir Ege kıyısına vurdum böylece. 
Soros Plajı'nda üç beş kişi, bir de Melerence.
Kilometrelerce de yüzsem denizin dibini görecektim sanki.
Not olsun; 2018 Ekim'de mis gibi bir denize girdim Antiparos'ta.
Kendimi 'kârda' hissettim, kıştan gün çalar gibi. 
 Dertleştim durdum, ben seni bıraksam da sen beni bırakma dedim, Ege, çağır beni yine. 
Söz, geleceğim.

Ekim, 2018
 

12 Eylül 2018 Çarşamba

Domuz Eti Marinesi

Malum sebeplerle domuz etiyle, hatta domuzun kendisiyle dahi mesafeli bir toplum olarak, gastronomik manada da bilgi bulmak çok mümkün olmuyor. Bu nedenle domuz eti marinasyonundan kısaca bahsetmek istiyorum bugün. 

Bu arada kimsenin işi değil; ama meraklı tazeleri rahatlatmak için yazayım: Ben ete benzeyen et yemiyorum. :)


Öncelikle domuz eti taze yeşillikleri sever; buradaki gibi biberiye veya taze kekik, fesleğen, adaçayı ve hatta nane eklenebilir. Burada dikkat edilmesi gereken tek bir aroma seçerek baş aktör olmasına müsaade etmek.

Ardından muhakkak bol zeytinyağı, doğranmış veya rendelenmiş soğan ya da soğan yerine beyaz şarap veya limon kullanılabilir.

Klasik görüntüde hep bir soğan ve yeşillik olur diyebiliriz. Minimum 2 saat civarı buzdolabında bekledikten sonra farklı şekillerde pişirilebilir.


Bu da böyle bir cep bilgisi olsun.

*