28 Şubat 2014 Cuma

Hoşgeldin Mart, Hoşçakal Türkiye

Bugün Mart'ın ilk günü,
Baharla beraberiz!

Şimdi başlıyor artık,
Sıcak hava ve deniz!

İlkbaharda ağaçlar,
Çiçekler ve böcekler...

Sıcağı gördük diye,
Hemen de sevindiler!

Nasıl ama?

Özellikle son cümledeki isyan katılmış mutluluk beni benden alıyor!
Berryler mutlu ederlerler.

İlkokul beşinci sınıftayken ben, 1 Mart'ta yazmıştım bu şiiri. 

Yani, bugün itibariyle tam 11 yıl önce. (Yaşadığım bir olay için "11 yıl önce" gibi bir zaman kavramı kullanıyorum. Yıllar geçiyor vallahi.) Nedense hiç unutmadım kıymetli (hem de ne!) dizelerini. 

Sanırım en sevdiğim mevsimlerden biri Mart... Baharın resmi temsilcisi, habercisi, artık ağaçlarda minik pembe çiçeklerin belirdiği ay. Böylesine güzel hissettiğim bir aya, oldukça mühim bir değişiklik ile başlıyorum bu yıl. "Hoşçakal Türkiye" kısmı bunun içindi.

Sayılı saat sonra bulutları aşıp Amsterdam'a konacağım. O yüzden biraz da kendime bu yazı... Yalnızca bedensel değil, içsel bir yolculuk olacağını da sanıyorum çünkü. Her şeyden önce doğaya dönüş bu. Çok heyecanlı, biraz stresli, bol özlemli; ama çok mutlu ve "kavuşmalı" bir şey. Her şey güzel olsun, hepimiz için...

Sevgili Mart,

Adına, şanına, renklerine yakışır şekilde, güzelliklerle gel.

Bir sonraki yazı da güzel olmasını dilediğim bir yolculuk hikayesi ile, pek taze bir sayfa ve süüper hikayeler ile, kilometrelerce öteden görüşmek üzere...

*

"Tutkularınızdan ve hayallerinizden vazgeçmeyin. Eğer vazgeçerseniz, bedeniniz bu dünyada var olsa da, yaşamınız son bulur."

Henry David Thoreau



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder