9 Şubat 2014 Pazar

Haydi Izmir'e!

Bugün İstanbul'da tam bir bahar sabahı var! Bu güzel hava, aklıma İzmir'i düşürdü yine...

Çocukluğumun en güzel yıllarını orada geçirdim. Şimdi başka şehirlere dağılmış olsak da, o dönem neredeyse tüm akrabalar İzmir'de yaşardı; ben mi çok küçüktüm, yoksa dünya mı daha büyüktü o zamanlar bilmiyorum.

İzmir'de okumayı, sonra orada kalıp yaşamayı çok isterdim. Gittiğiniz birkaç kilometre yol; ama o kadar çok değişiyor ki insanlar, güneş, hisler, hayaller... 

Bu yüzden sanırım, her İzmir'e gidişimde mutluluk hücum ediyor ruhuma, hani, sadece yolda yürüyor olsam bile. Sabahları ya Çiçekli'de, ya Karşıyaka'da, ya da şansım varsa Çeşme'de uyanıp, boyoz-yumurta yemek, hoş yürekli insanlar, denizin şehrini adımlamak, her biri umut aşılıyor yüreğe.



Karşıyaka ise, İzmir'de en çok sevdiğim yerlerden biri. İstanbul'a panzehir oluyor sanki, orada bulunmak bile ruhunu temizliyor insanın. Sizi daha kötü, daha küfürbaz, daha paranoyak yapan İstanbul'dan sonra; sevgiyle, maviyle, sakinlikle doluyor ruhunuz. Şu caddeleri adımlayıp, hayata daha güzel bakmamak mümkün mü? Bir başka dünya!





İzmir'e gittiğimde, Karşıyaka Çarşısı'na da (İstiklal'in minyatürü ve daha mutlu olanı) giderim mutlaka. İstanbul'a göre çok daha ucuz ve güzel geliyor her şey; iyice gezmeli derken, acıkıyor tabii insan o tazecik havada! İşte tam bu anlara özel bir yer benim için: Karşıyaka by Kumrucu.

Kumru, İzmir'in, özel kumru ekmeği ile hazırlanan bol kalorili ama çook lezzetli, meşhur bir yiyeceği. By Kumrucu ise en hakiki, en lezzetli, en tekrar gidilesi olanlardan. İmkanınız veya imkan yaratacak haliniz olursa, mutlaka gidin, mümkünse dönmeyin.


Tavsiyelerim ve birkaç fotoğraf ile...





*


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder