12 Temmuz 2014 Cumartesi

Hollanda: Nijmegen'da Bir Gün

Hollanda'nın doğusunda bulunan Nijmegen'a gittiğimizde, buradaki hemen her şehir gibi, evler ve doğa çok güzeldi. Önce bir markete giderek pikniksel faaliyet için zemin hazırladık. :) Ardından güzel bir göl kıyısı bulduk, oldukça kalabalık ve hoş bir yerdi. Fakat burada gördüğüm bazı manzaralar Hollandalılar için üzülmeme neden oldu, bazıları ise beni mutlu etti. Nijmegen'a gelirsek, yaşanılası bir şehir.

Şehre girdiğimizde karşımıza çıkan güzel bir yapı.




Parkın girişi, ve yine turuncu. :)


Parka girdiğimizde karşımıza çıkan ilk manzara buydu, hava kapanınca biraz keyifsizleşti doğrusu; fakat yine de farklı bir tecrübeydi benim için. Bakınız neden...


Çünkü bu gölde adeta bir plaj imiş gibi insanlar neşeyle yüzüyor. Su pis görünmüyor ama, Türkiye'nin-Yunanistan'ın plajlarını görmüş birini bu suya sokmak imkansız.


Suyun durumu budur. İşte bu nedenle üzüldüm Hollandalılara. Çeşme'nin, Halkidiki'nin o masmavi şahane sularını tanımış bir insan bu çamur kumlu suya nasıl girsin? Bu da bir deneyim diyor, yemek kısmına geçiyoruz. :)


Öhöm, zemin hazırlamak demiştim, değil mi?


Hollanda'da bu tarz karışımlar çok kolay bulunuyor. Bir de Lidl'da Greek Dish olarak satılan peynirle doldurulmuş küçük kırmızı biberler var kii...


Bu arada bu defa farklı bir bira deneyelim dedik ve Irish Red aldık. Biraz soğusunlar diye gölün dibindeki saçma kuma dikdim biraları. :) Ama gelin görün ki, hayatımda içtiğim eeen kötü biraydı. Olsun, almamanız tavsiye.



Burada ton balığımız var; bunun tadı bile Türkiye'dekinden farklı.


Köpekler koşturdu da koşturdu; gülümseyerek izliyorduk önce, ta ki yanımıza hücum edip yüzümüzün dibinde silkelenene kadar.


Hollanda'daki karpuzlar küçücük oluyor. Türk marketlerinden bizim alıştığımız boyutlardakini bulmak mümkün. Zaten Hollanda karpuzları da genelde İspanya'dan ithal.


Bu da deneyip sevdiğim bir cips; daha ince olanı Yunanistan'da Tsakiris adı ile var ve yine çok güzel.


Bu oldukça enteresan günden son ve en güzel kare; Hollanda'nın en sevdiğim yanı birçok kültürün bir arada, barış içinde yaşaması. Hele ki çocuklardan bahsediyorsak, "henüz" kirlenmemiş oluyor kalpleri, her renkten-ırktan çocuk birlikte oynuyor, gülüşüyor. Yine bir gülümseme ile izledik bu güzelleri. İyi ki geldik. :)


*

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder