10 Temmuz 2014 Perşembe

100 Mutlu Gün #Gün16

Bugün yeni işimde ikinci günümdü. Yorulmaksa yoruluyorum; ama şımarıklık yapmaya hiç niyetim yok. Her şey tam yerinde... 10 yaşında çocuk gibi evde yatıp anne-babasından beslenen biri olmamak için yorulmak gerekiyor. Evet, bu mesajım evdeki "eşek kadar olmuş çocuklara".

Gün 16 : İşte de mutlu ol.

Her ne kadar henüz çok yeni olsa da, şu anki işimi seviyorum. Üstelik insanlar da gayet iyi, samimi. Zaman ne getirir bilinmez; ama bu aralar sloganım #DontStop and #GoHard hani. Bizden uzak diye, haberimiz, bire bir iletişimimiz yok diye ağrı dolu 12-13 saatlik çalışma süresi olan insanlar yok olmuyor. Dolayısıyla, şımarıklık yapmaya niyetim hiç, ama hiç yok. Mızmızlanmayı bırakıp işte de mutlu olma vakti. Bu gayeme yardımcı birkaç güzel obje koydum masama bu nedenle... Yunanistan'dan aldığım şahane zeytinlerin varlığını kalemlik olarak sürdüren kutusu, pek favorim Amsterdam evleri gibi sevimli ve dar kupam, son zamanların yıldızı termosum, anılarla dolu birkaç defter... Mutlu olmak zor değil, gerçekten. Vakit ağlaşmayı kesip ayağa kalkma vakti. 

Hayat kolay değil; o zaman her şey normal.

*

Edit: Pek sevdiğim arkadaşım Çağıl'dan bir #Gün16 fotoğrafı geldi! Böyle bir akım başlatır mıyız bilmem; ama buyurun size bir mutlu iş fotoğrafı daha. :)



1 yorum:

  1. Harika! Ben de yeni işe başlayan biri olarak okudum ve şimdi daha hırslı hissediyorum. Τέλειο as always!

    YanıtlaSil