5 Ocak 2017 Perşembe

Soğuk ve Güneşli Amsterdam

Dün bir iş görüşmesi için Amsterdam'a düştü yolum.

Yaşadığım şehirden Amsterdam'a ulaşmak için 1 saatlik tren yolculuğu yapmam gerekiyordu. Gideceğim adresi de koşturmadan bulayım diye biraz zaman bırakarak istasyona doğru yola çıktım. Bu gibi zamanlarda yaşadığım yeri pek seviyorum; zira önce bahçedeki kilervari küçük eve girip bisikletimi çıkardım, çantamı sepetine attım ve istasyona doğru pedal çevirmeye başladım. İstasyon eve yakın olduğu için uzun sürmüyor bisikletle ama, o ufak mutluluk insanın gideceği yere de garip biçimde tazelenmiş gitmesine sebep oluyor sanki. En azından benim için hala öyle.

Her istasyonda bulunan bu bilet makinesinden biletimi aldım önce. İş durumuna göre Hollanda'nın akbili sayılan OV-Chipkaart alacağım bakalım. Birkaç kez söylemiştim Hollanda'da ulaşımın pahalı olduğunu; mesela 1 saatlik Amsterdam yolculuğum 19 Euro. Bazı istasyonlara biletinizi okutarak açılan kapılar koymuşlar son zamanlarda, kiminde var kiminde yok. Büyük ihtimalle bunun sebebi, Hollanda'da trenlerde çoğu kez bilet kontrolü olmuyor ve "yakalanmazsanız" bilet almadan gitmiş oluyorsunuz. Bu defa da mesela ne gidişte ne dönüşte kontrol yoktu. İşte bu kapıları yapmışlar ki bileti olmayanlar peron kısmına dahi geçemesin. Haydi o tamam da, perondan çıkarken de bu kapıyla uğraşıyorsunuz. Girdim bari bırak çıkayım rahat rahat şekerim. Neyse, bir bakıyorum gelen tren Almanya'dan geliyor; son durak Amsterdam.


Çabucak geçen bir yolculuktan sonra Amsterdam Centraal İstasyonu'nda iniyorum. Buranın çıkışı bana bir havalimanını andırıyor daha çok, üstelik hala Noel ışıklarını kaldırmamışlar, ne güzel ne güzel. Bu arada bir köşede duran ve üzerinde "Haydi otur beni çal!" diyen bir piano var ve genç bir çocuk şahane bir klasik müzik tınısı çalıyor. Güzel evlatlar, güne başlangıç güzel.


 Ardından Dam Meydanı'ndan geçip önce Singel isimli meşhur Amsterdam kanallarından birini aşıyor ve en meşhur kanallardan biri olan Herengracht sokağına varıyorum, gideceğim adres de bu kanal üzerinde bir ofis. Hala biraz vaktim var, o arada salaş bir Amsterdam kafesinde oturup bir sıcak çikolata içmeye, bir yandan dışarıya dalıp bir şeyler karalamaya Melerence hayır der mi? Demez, demedi. Yazdı da yazdı.


Ardından saat geliyor haaaydi bre pehlivan diyip nefesimi tutarak bahsi geçen ofisimiz içine dalıyorum. Burası benim için çok önemli bir yer, efsane bir reklam ajansı. Görüşme çok sıcacık, güzel geçti. Ama genelde görüşmeler güzel geçiyor zaten, haftaya haberleşeceğiz bakalım. Hayırlısını diliyoruz efendim. Burada bulunmak, sohbet etmek, oturup CV'mi açıklamak dahi pek güzeldi. Doğru zaman, doğru yerse şayet; hayatı bekliyoruz ki çekip koysun bizi hazırlanan planın içerisine. Pozitif gülüşler, güzel dilekler, yolladım evrene gitti. :)


Derken hoş bir heyecanı daha yaşayıp çıkıyorum tekrar Amsterdam sokaklarına; hava çok soğuk ama uzun zamandır Hollanda'da görmediğim de bir güneş var bugün. Öyle güzel bir hava ki Amsterdam'da olmak için. Bolca yaşayım, bir iki fotoğraf çekiyorum.


Amsterdam'ın o klasik, "çılgın" imajından çok, bence inanılmaz bir "ilham verici" özelliği var. Burası klasik Dutch şehir kültüründen biraz daha farklı, bol yabancının yaşayıp çalıştığı, ayrı kafada bir şehir. Bu çeşitlilik de güzelleştiriyor onu; zarif yapısı ve o tarif edilmesi zor acayip enerjisi de. Ara sıra keşfetmeli...


Hala yeni yılın başındayken; herkese huzurla hayallerine yürüyeceği, bol iyi haberli bir 2017 diliyorum. Tek bir ömrünüz var ve sizden başka bir tane daha yok bu dünyada.
Açın kanatlarınızı...

*


5 yorum:

  1. Bol iyi haberleri herkes ve ülkem adına bol bol diliyorum ben de.
    Umarım her şey yolunda gider, kabul edilirsin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, dilerim en güzeli olsun hepimiz için.

      Sil
    2. Hollanda hep soğuk mu? Bu sene iş kuruyorum hollanda'da ancak romatizma hastasıyım çok soğuk denildiği için korku sardı içimi..izmirde yaşıyorum yılın en az 7 ayı hava sıcak olduğundan bie şekilse idare ediyorum.Ama kapalı ve soğuk havalar benim için ızdırap..

      Sil
    3. İzmir'e göre daha soğuk elbette ama bahardan itibaren çok da İskandinavya soğuğu olmuyor doğrusu. Yazları baya baya sıcak oluyor son yıllarda. Ama kışlar zor geçiyor nispeten.

      Sil