23 Ocak 2017 Pazartesi

En Basit, En Leziz Kuşkonmaz Tarifi

Düşününce hayatta sadece varlıklarıyla, isimleriyle, verdikleri enerjiyle beni mutlu ediveren şeyler var. Mesela kadehler, brokoli, mavi olan hemen her şey, beyaz - ahşap eşyalar, emaye mutfak eşyaları, laleler, cam çay fincanları, berry olarak geçen tüm meyveler... Örneğin -brokoli dahil- bunlardan birini hediye alsam mutlu olmam yüzde yüzdür mesela. İşte bu listeye ekleyeceğim bir diğer şey de kuşkonmaz. Neden bilmiyorum lakin kuşkonmaza baktığım, dokunduğum, kokladığım anda bana büyük huzur verir hep. Eh, haliyle yemesi de mutluluk oluyor böylesi bir sebzeyi. Cumartesi pazarında bir dolu taze kuşkonmazı görünce iki demet aldım, hem çok basit hem çok leziz bir tarifle pişirdim. Kaldı geriye sizinle paylaşması. :) Özellikle henüz kuşkonmaz ile arası çok iyi olmayanlar için uygun bir yazı olacak gibi geliyor... Haydi başlayalım.

İhtiyacım olan şeyler çok basit: Bir demet kuşkonmaz, iki iri diş sarımsak, tuz, karabiber, kırmızı biber. Tavaya da biraz zeytinyağı ve tereyağı ekleyeceğiz.


Kuşkonmaz biraz "karışık" bir sebze gibi görünse de, aslında temizlemesi oldukça kolay. Bir defa bitkinin ucundan köküne doğru sertleşen bir yapısı var, bu yüzden köke yakın kısımlarını ayıklayacağız ki güzel pişsin. Gövdesindeki üçgen yaprakları bıçakla ayıklayabilirsiniz ama yumuşak ve gayet lezzetli oldukları için ben dokunmuyorum. 

 
Baksanıza şu güzelliğe, tam bir "nimet" kendisi.


Bıçağa dahi gerek duymadan, kuşkonmazları bu şekilde sert uçlarından koparıyoruz önce. İki elinizde tutup kırar gibi esnettiğinizde, kuşkonmazlar zaten otomatik olarak kırılacak doğru yerden. Oldukça kolay bir ayıklama işlemi var kısacası.


3 yemek kaşığı civarı zeytinyağı ekliyorum tavaya sonra. Tereyağına olan karşılıksız aşkım ve verdiği o güzel aroma sebebiyle hemen her zaman ufacık da bir tereyağı eklerim yemeklere. Kuşkonmaza ekstra yakıştığını düşündüğüm için biraz da tereyağı o yüzden. Ufak ufak kestiğim sarımsakları ekliyorum önce yağa; çıkan o güzel koku bana "ev kokusunu" hatılatıyor hep soğanla olduğu gibi.


  Sarımsaklar altın rengine dönmeye başlayınca, mümkünse tüm kuşkonmazlar tavaya değecek şekilde diziyoruz sebzelerimizi. Bu esnada tuz ve karabiber de ekliyorum.


 Ardından sık sık karıştırarak kuşkonmazların hafif renk değiştirerek ölmesini bekliyoruz. Bu arada altta kalan altın rengi sarımsakları ara ara sebzelerin üzerine serpiştirir şekilde karıştırıp alt üst edelim de sarımsağın o güzel tadı da iyice geçsin.


 Sonraaa altın rengine çalmaya başlamış kuşkonmazlarımızı güzelce bir tabağa alıyoruz; ben kırmızı biberi bu esnada ekliyorum ki sönüp kaybolmasın.


Kuşkonmazın o hafif kıtır kıtır yapısı ile farklı aroması, bence onu özel yapan şeylerden biri. Çok soğumadan yenmesi tavsiyesiyle, yakında farklı varyasyonlarıyla yine buralarda olabilirim.


Son olarak üzerine sert peynirlerden rendeleyebilirsiniz, eski kasar gibi mesela. Parmesan da yine çok yakışan diğer tatlardan biri. Haaaydi afiyet olsun. :)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder