8 Ağustos 2018 Çarşamba

Doğaya Bak - 1: Anne Sütü Bebeklere, İnek Sütü İneklere

Yeni bir serinin ilk yazısını okuyorsunuz sayın okur. Sık sık yaptığım "doğaya sorma" eylemi karşısında öyle güzel cevaplar aldım ki hep, yazıya dökmek ve sizlerle paylaşmak istiyorum her bir tecrübemi artık.

İnsan, yani homo sapiens, bilimsel olarak hayvanlar alemine (animalia) ait bir tür. Akıl erdirmenin çok zor olduğu, uzun uzun sonu bol sıfırlı yıllar sonucunda bugünkü haline gelmiş, memeliler sınıfına ait bir tür... Öyle bir tür ki, yarattığı sosyal hayat ve çoğu zaman temel doğasına aykırı birçok yapı ile iç içe geçmiş, "aslında" ne olduğu tarihin tozlu sayfalarında kalmış. Oysa doğanın, vahşi ve en ilkel manada, doğanın bir parçasından fazlası değiliz.

Bu nedenle bazı soruları doğaya sormak, doğaya bakmak, neredeyse her zaman doğru cevabı bulmanızı sağlıyor. Lakin egonuzu kapının dışında bırakmanız şartıyla... İşte öyle çok örnek var ki aklımda bu konuda, bunları yazmak istiyorum. Belki bir nebze olsun "olduğumuzu sandığımız şeyden" uzaklaşır ve özümüzü tekrar hatırlarız.

Bunlardan ilki süt; inek sütü.

Her şeyden önce ben reklamcılık okumuş biri olarak sahip olduğum azıcık bilgiyle dahi biliyorum ki, birçok sektör insanoğlunu avcunun içinde tutuyor ve bilmediğim çok fazla vurucu gerçek var. "İlaç sektörü" diye bir şey var her şeyden önce, bazı hastalıkların bilerek tedavi edilmediğini düşündüğüm oluyor bu yüzden. Müthiş paralar, müthiş bir rekabet. Bu nedenle okulda öğrendiğim en önemli şey, medyadaki şeylere inanmadan önce on kez düşünmek, hatta mümkünse inanmamak.

Hani bazen olur ya, ezberlemiş gibi bir şeylerin yararlı veya zararlı olduğunu biliriz; sonra bir araştırma çıkar "o aslında doğru, o aslında yanlış siz 100 yıldır başka biliyordunuz" der... Ben bundan hem hoşlanır hem gıcık olurum. Gıcık olurum zira "iş çıkarmıştır", kafalar karışır ve ilkel yanım rahatsız olur. Hoşlanırım çünkü keşif bekleyen bir alan belirmiştir ve bu çok heyecan vericidir. Bugün size söyleyeceğim şey ile igili bu ikisi de hissetmekte özgürsünüz.

Bir süredir inek sütünün insan vücuduna zararlı olduğuna dair şeyler okuyorum. Okurken de yükselip yeterince bilgi sahibi olmadan gaza gelmemeye gayret ediyorum. Zira yeni bilgiler insanı heyecanlandırıp işin özünü elinden kaçırmasına sebep olabiliyor. 

Fazla bilimsel açıklamayla sizleri sıkmayayım ama inek sütündeki birçok enzimin insan vücudunda emilemediğine, kalsiyumu arttıracağına azaltabildiğine, faydasından çok zararı olduğuna, demiri bağladığı için bebeklerde anemiye sebep olabildiğine ve benzeri birçok sebebe dair kaynaklar okuyorum.

Marketten: İnek sütüne alternatif süt çeşitleri...


Bu noktada dedim ki, gel doğaya bakalım...

Madem insan animalia, hayvanlar alemine ait, bir bakalım diğer alemdaşlar ne yapıyor...
  • Hayvanlar aleminde, kendi annesinden başka bir hayvanın sütünü içen var mı? Keçi gidip atın sütünü içiyor mu? Yok...
  • Hayvanlar aleminde bebeklik dönemi bittikten sonra, bir ömür süt içen var mı? 10 yaşına gelmiş bir inek, hala annesinin memesinden süt aranıyor mu? Yok...

  • Herhangi bir hayvanda, doğanın ona sunduğu sütteki bir maddeyi sindiremeyip hasta olma durumu (laktoz intoleransı gibi) görülüyor mu? Yok... 
Doğa bize "uygun olmadığını" söylüyor açıkça. Kemikler güçlensin diye inek sütü önerirler mesela; sütün vücudumuzu asidik yaptığı ve pH dengelemesi için vücudumuzun kemiklerden kalsiyum çektiğini, yani tam aksii sütün kemiklere zarar verebileceğini biliyor muydunuz?

Yemeklerden sonra içildiğinde demir emilimini bağladığını, hele hele insan yavrusuna - inek yavrularına göre yaratılmış sütün verilmesinin iyice yıkıcı etkiler yaratabildiğini...

Başka bir hayvanın yavruları için dizayn edilmiş süt bir de pastörizasyon işlemi görünce, artık "ne yararı" kalıyor düşünmekte fayda var.

Ben bu konuda doğaya bakıyor, ve süt içmekle arası hep çok iyi bir insan olmuş olarak "Acaba?" demeye değer buluyorum. Sonradan yaratılan birçok sosyal ögeye bakmadan, doğamızı-köklerimizi hatırlayıp önce oraya bakmamız gerektiğine gönülden inanıyorum.

Reklamcılık serüvenim boyunca ufacık varlığım içinde neler öğrendim, neler duydum neler... Bir paketin rengi yeşil diye o seni yeşili moda yapan dergiler mi dersiniz, sağlıksız ürünlerin sağlığa nötr etkisi olan yanını yükselterek iyi gösteren markalar mı dersiniz... Bu dünyaya, ucunda para olan birimlere güvenirken iki kere düşünmek gerek. Hayal bile edemeyeceğimiz, bizim küçük dünyalarımız dışında çok büyük çarklar dönüyor zira.

İnek sütü ve insana etkileri araştırmalarım devam ediyor. Lakin temel olarak doğaya bakmayı, süt ürünleri sektörlerinin reklamlarına bakmaktan ve bunca yıldır kaset gibi tekrar eden hipnotik bilgiden çok daha güvenilir buluyorum...

*


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder