2 Temmuz 2016 Cumartesi

Yunanca neden 'zor' bir dil?

Birkaç gündür bu yazıyı yazmak vardı aklımda, ama önce hızlıca hikayenin başına dönelim.

Daha önce uzun uzun şurada anlattığım gibi, küçük yaştan beri Yunan rembetika şarkılarını pek sevdiğimden, o dönemki merakımdan yavaş yavaş Yunanca öğrenmeye başladığımdan, liseden mezun olduğumda akıcı konuşacak kadar bu lisana aşık büyüdüğümden yeri geldikçe bahsediyorum. Yunanca konuşmak, anlamak gerçekten çok "güzel" bir şey. Güzelliği hiç geçmeyen, alışılmayan bir şey. Öyle ki bir lisan konuşmak aynı zamanda sizi o kültürün içine de davet eder, ki bu dünyanın en güzel şeylerinden biri sanırım. Yunanistan'ın turistlerden uzak bir köyüne gidip, zeytinyağı üreten-köy şarabı yapan 70 yaşında bir adamla yaşam üzerine sohbet edebilirsiniz misal. Birbirinden farklı geleneklerle tanışabilir, her gün bir yaşınıza daha girersiniz tanıştıkça. 

İşte her lisan için geçerli olan bu durum, Yunanca'da katlarca daha fazla. Çünkü dünyanın en eski ve en zengin dillerinden biri. İçinde bir Antik Yunancası var ki, adeta başka bir dil. Zaten Yunanlar da ilkokulda vesaire Antik Yunanca dersi alır, belalısıdır hemen her öğrencinin, söylenir dururlar. :) 

Sonra Yunanca öyle bir dil ki, bu dili öğrenince Türkçe'yi de daha iyi anlarsınız. Mesela 'nostalji' kelimesinin Antik Yunanca'dan geldiğini ve aslında 'vatana özlemden duyulan ağrı' kavramlarından doğduğunu öğrenirsiniz. Yani sadece dil değil, kelimelerin adeta "nasıl yapıldığını", hangi duygulardan türediğini, hangi kavramları birleştirerek hangi kavramların ifade edildiğini anlarsınız.

Buradan doğru başlığımıza gelirsek; ben Yunanca'yı teknik olarak tek başıma öğrendim. Yani bu ne demek, ders almadım veya herhangi bir okula gitmedim. Kitaplar, internet, anlamasam da devamlı dinlediğim Yunanca radyolar ve yeterli pratik sayesinde bugün düşünmeden konuşabilir haldeyim. Bu -ki bana uzun yıllardır oldukça normal geliyor- durum birçok insanı gereğinden fazla etkiliyor ve "Yunanca gibi zor bir dili nasıl tek başına öğrendin?" sorusunu sıkça duyuyorum. "İnsana bilmediği zor gelir." derler ya, buradan bakınca bana o kadar da zor gelmiyor. 

O yüzden oturdum düşündüm, neden zor bu Yunanca?

- Şimdi efendim, ilk zor algısı dilin alfabesinin farklı oluşundan geliyor. Lakin sohbet ettiğim herkese söylediğim gibi, Yunanca'nın en kolay kısmı alfabesi. Birkaç saat başında otursanız ertesi güne alfabeyi halletmiş uyanırsınız. O Çince görünen harfler git gide daha tanıdık olmaya başlar ve bir süre sonra okuduğunuzun hangi alfabe olduğunu farketmeden okur duruma gelirsiniz. Bugüne dek tüm öğrencilerim en başta alfabeden korkarken, birkaç gün sonra patır patır okur oldular kelimeleri. O yüzden bu sizi hiç korkutmasın.

- Yunanca'nın en büyük olayı dil bilgisindeki zenginlik ve farklılık. Kurallar diğer bir Avrupa diline göre daha fazla ve ayrıntılı. Burada asıl kelime "çeşitlilik". Öğrenene kadar can sıkan, öğrendikten sonra çok faydasını göreceğiniz bir çeşitlilik. O yüzden Yunanca'da emek, süreklilik çok önemli.


- Türkçe'de olmayan artikel kavramı, Yunanca'da üç tane. Bu ne demek, kelimelerin başına dişi-eril-nötr anlamında harfler ekleniyor ve her ismi bu artikeli ile birlikte öğrenmek gerekiyor, zira ileride kelimeleri çekimlerken vesaire artikeli de bilmeniz gerekecek. Ama öyle ki, bir süre sonra kelimeye bakıp artikeli tahmin eder hale geliyorsunuz. Bu da tamamen göz alışması ile çözülecek bir şey.

- Yunanca Antik Yunanca'nın yavrusu. Bu yüzden arada Antik Yunanca deyişler, kurallar, kavramlar da çıkıyor karşınıza. Yani Modern Yunanca "bilen" biri, az çok Antik Yunanca da öğreniyor aslında. Burada bir zenginlik oluyor işte.

- Yine Türkçe'de olmayan -fakat başka Avrupa dillerinde olan- bir kuraldır ki, sıfatlar dişi-eril-nötr artikeline göre değişiklik gösteriyor. Aslında sadece sonlarında bir harf değişiyor diyebiliriz. Dolayısıyla size ufak da olsa "bir iş daha" çıkıyor öğrenilecek.


- Yunanca'da sıkça kullanılan 5 tane i harfi var. 3'ü alfabede olan i, diğer 2'si ses birleşimleriyle okunan i. Dolayısıyla Yunanca dil bilgisi eşittir tereleyley. Ama gelin görün ki Yunan bir Yunanca öğretmeni bile her dil bilgisi sorunuza cevap veremiyor, 'bakmam lazım' dediği çok oluyor zira bu çeşitlilik onlar için de kafa karıştırıcı. Ayrıca bu i'lerin teknik olarak hiçbir farkı yok, aynı sesi veriyorlar tamamen. Nerede hangi i kullanılır, bir kural bulunmuyor ve yine göz alışması devreye giriyor.

- Eş sesli kelimeler ve vurgu olayı. Türkçe'de de her kelimede vurgu var; en azından Yunanca'da bir kelimede hangi hecede vurgu varsa oraya bir çeltik atılır, vurgu işareti yani. Bu yüzden nasıl okumanız gerektiğini bilirsiniz, ne güzel kolaylık aslında. Sadece Yunanca'da tamamen aynı yazılan fakat başka anlamlara gelen iki kelimenin tek farkı vurgu olabiliyor. Gül ile gülmek gibi. Yüz ile yüzmek gibi. 

- Fiiller... Öğrenciler zorlanır genelde fiil çekimlerinde. Birkaç fiil grubu vardır ve bu grupları öğrenmek, ona göre çekmek gerekir. Bunun yanında en temel fiillerin birkaçı genelde istisnai olanlar diyebiliriz. O yüzden şöyle şeyler görüp deliren öğrencim çok oldu ama sonra geçiyor. :)) ----> Tha fao: Yiyeceğim. - Etroga: Yiyordum. || Leo: Söylüyorum. - Tha po: Söyleyeceğim. gibi istisnai farklılıklar.

- İstisnalar? Sıfat çekimlerinde olsun, fiillerde olsun, arada bir istisnalar kapınızı çalacak. Ama yine herhangi bir Avrupa diline göre biraz daha sık çıkabilir. Bunlar karşınıza çıkıp sizi şaşırttıkça öğrenilip bir daha unutulmayan şeyler oluyor genelde ama, Türkçe'dekiyle benzer bir çekim vardır. Sadece istisnai çekimi olanlar genelde en sık kullanılanlar.


Ve iyi haber! Yunanca'da zorlandığınız birçok şey aslında Türkçe'de de var. 
Ama alıştığımız için fark etmiyoruz kendi lisanımızın kurallarını. Bu yüzden belli bir noktayı geçince birçok şey, anlam, kullanış size tanıdık gelecek. Bütün mevzu gerekli emeği verip o "belli noktayı geçmek" kısacası. Sonrası çorap söküğü!

Şimdi, ilk aklıma gelen noktalar bunlar... Umutsuz musunuz? Olmayın! Bunları tam tersine, umutlanın diye toparladım. Zira tüm bu durumları çözecek tek bir kelime var: Emek! Yunanca birçok dile göre daha fazla emek isteyen bir dil, çünkü ayrıntısı ve kuralı daha fazla. Ama siz şöyle güzelce baştan başlayıp bunları öğrene öğrene gittiğinizde, misal genellersek iki yıl sonra inanılmaz yol almış olacaksınız. Burada yapmanız gereken tek şey, dilin "zor" değil, çeşitlilik sahibi olduğunu kabul etmeniz. Siz bu çeşitlilik durumlarını öğrenip yanına bir bir tik atarak gittikçe, Yunanca öğrenmenizi engelleyen hiçbir şey kalmıyor. Ben Yunanca öğrenirken doğru düzgün kitap-internet imkanı da yoktu üstelik. Şu an internet gerçekten altın değerinde, takıldığınız yerde açın sorun bir Yunan'a misal.

Kısacası isteyen, gerekli zamanı ve emeği veren, bu lisanı hakikaten seven herkes Yunanca öğrenebilir. Yunanca zor değil, zengin! Bazen öğrencilerim çok ileriki konulardan bir şey görüp soruyor, sorma diyorum. Cevap verirsem kafası karışacak - ürkecek; oysa tek gereken sıra sıra gitmek, sindirerek öğrendikten sonra diğer adıma geçmek. Kendinizi Mario'da prensesi kurtarıyor gibi düşleyin; tek yapmanız gereken ileriki zor levellara bir bir geçmek, puanları toplaya toplaya ilerlemek. Yunanca'da böyle, sırayla giderseniz tüm o çeşitliliği öğrenip aklınızda bir sıraya koyacaksınız. Bundan %100 eminim, kendimden biliyorum. :)

Siz de kendi kendinize Yunanca öğreniyorsanız, tüm soru işaretlerinizi onlineyunanca@hotmail.com 'a yazabilirsiniz. Yılmayın, devam eder ve gerekli emeği verirseniz dünyanın en değerli dillerinden birini konuşacak, Yunanistan tatillerinde öğrendiklerinizi söyleyip insanlarla anlaşabilmenin mükemmel hazzını yaşacak, Yunanca şarkılardaki betimlemeleri bizzat anlayacak, adeta bir memlekete daha sahip olacaksınız.

Bu arada, en kısa zamanda "Yunanca neden 'kolay' bir dil?" yazısını da yazacağım. Birçok benzerlik ve esneklik de var lisanın içinde; siz yeter ki öğrenmeye niyetli ve istekli olun. Yunanca, bir lisanın getirebileceğinden çok daha fazlasını getirecek hayatınıza.

Başarılar,

Melis

5 yorum:

  1. Ne kadar yapıcı ve güzelce açıklanmış bir post. Senin bu yapıcılığını seviyorum :) Gönlüne güzel gelince etrafa da güzel gördürüyor insan değil mi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim güzel yoruma, biraz öyle galiba :)

      Sil
  2. Merhaba Melis. Bir zamanlar Karadeniz Rumcasına (Pontiaka, Romeika) merak sarmıştım. Araştırdıkça Karadeniz Rumcasının Antik Yunanca ile çok benzer olduğunu yazan makaleler gördüm. Hatta bazı araştırmacılar Antik Yunancanın hala korunan bir lehçesi olarak değerlendiriyordu Trabzon Rumcasını.

    Antik Yunanca ile Modern Yunancanın birbirinden çok farklı olduğunu bilmeme rağmen ve şimdi nedenini çok iyi hatırlayamasam da Romeika öğrenmeden önce Modern Yunanca öğrenmeye karar verdim. Bu sebeple başlangış aşamasına uygun bir kitap da aldım ve bitirdim. Bu arada senin Yunanca üzerine olan bloğunu gördüm ve o blog sayesinde burayı da keşfetmiş oldum.

    İki şey için mutlu oldum. Birincisi Yunanca'yla tanışmamdır. Bu dilin fonetiğini çok seviyorum. Bence Farsça gibi şiirsel bir yapısı var. Alfabesi çok basit ve öğrenmesi çok zevkli.

    İkincisi de senin bloğunu görmüş olmam. Yazılarının pozitif ve iyimser tarafını seviyorum. Senin gibi hayat dolu insanlara hep imrenirim. Bu sanırım bende eksik olan bir şey.

    Uzun zamandır Yunanca öğrenmeye ara vermek zorunda kaldım. Elime geçirdiğime inandığım ilk fırsatta tekrar döneceğim ama. Bu zorunlu bekleyiş döneminde senin Yunanca ile ilgili yazdıklarını okuyorum. Bilgileniyor ve yeni güzel şeyler öğreniyorum. Yunanca üzerine yazmaya devam etmeni temenni ediyorum. (Tonomasu hikayen özellikle hoş ve farkındalık geliştirici.)

    Trabzon izlenimlerini okudum. Benim de gezmek istediğim bir yer. Yazdıkların güzel bir rehber olacak bana. Bu arada memleketim Kdz. Ereğli'ye gidersen lütfen orası için de bir şeyler yaz. Senin yaşam durakların arasında da yer alıyor anladığım kadarıyla.

    Yaşam sevincini kaybetmemen dileğiyle ...

    Not: Yunanca'da aynı i sesi için neden ayrı harfler olduğunu hep düşünmüşümdür. Ayrı harfler bana bu i'lerin ayrı özellikte i sesleri, birbirine yakın ama tam da aynı olmayan sesler olduğunu düşündürtüyor. Belirttiğin gibi Modern Yunanca'da bu i'ler arasında bir fark yok ama bu alfabenin oluşturulduğu Antik Yunancanın ilk dönemlerinde belki de farklı i sesleri vardı. Yoksa aynı ses için neden farklı işaretler geliştirsinler ki.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bu farklı i sesleriyle ilgili olarak özellikle η (ita) harfinin latinceye çevriminde neden e'ye dönüştüğünü (σωκρατης => sokrates gibi) çok merak ediyorum ben de. muhtemelen antikte e olarak okunma durumu vardı.

      Sil
    2. Böyle uzun uzun, güzel güzel yazdığınız yorum için çok teşekkür ederim, çok mutlu oldum. Pontiaka zaten Antik Yunanca'ya %35 daha yakın bir dil Modern Yunanca'ya göre, doğru bir tespit. İ konusu Antik'ten geliyor olabilir; zira eski dilde tek bir vurgu da yok. Sağa doğru olan, sola doğru, tek çizgi iki çizgi derken müthiş zengin fonetikte bir dilmiş Antik Yunanca. Şu an nasıl "Basitleştirilmiş Çince" diye bir şey varsa, aslında bu konuştuğumuz da Basitleştirilmiş Yunanca. Tüm güzel sözlerinize teşekkür ederim, en kısa zamanda devam etmenizi temenni ederek.

      Eşkiya Çelebi,

      Bu konuda Avrupa'nın fonetiği sebep sanıyorum, International yapılan kelimelerde hep bu dönüşüm oluyor zira. Bitmeyen bir dünya Yunanca gerçekten, keşfettikçe yeni şeyler çıkıyor. :)

      Sil