27 Ocak 2016 Çarşamba

Bugünlerde...

Öyle yoğun geçiyor ki son günler, nasıl akşam oluyor hiç anlamıyorum.

İnsanın karakteri de önemli elbet ama, bu yoğunluğa rağmen 'hala mutluysam', demek ki gerçekten seviyorum yaptığım işi diyorum. Tabii, yaptığım işten başka, bu işi nerede yaptığım da çok yardım ediyor bana. Akşam biraz havam değişsin diye diğer odada çalışayım dedim, şöyleydi manzaram:


Pek seviyorum ajansın lokasyonunu, alışmamak için devamlı uyanık tutuyorum kendimi. Uğruna verilen savaşları, barışları, aşkları, yılları ile bir kutsal yarımada, insanın avcuna sığıyor buracıktan... Yan taraftan İstiklal'e uzatıyorum başımı sonra, karınca gibi pıtır pıtır insanlar geçiyor cadde boyu. Dünya ne acayip yer sayın Theos, vallahi güzel yapmışsın.

Derken, bu aralar şu JoyTurk Akustik programını çok dinliyorum. Özellikle Yaşar, Levent Yüksel ve Leman Sam'a pek sardım, ne ilahi sesler-sözler var. 

Mesela alttaki şarkıyı yolda-sokakta-işte sürekli dinler oldum. Sözleri yaşamınıza uysa belki can da yakardı ama, bana pek tatlı bir hüzün veriyor sadece, zira sözler de, müzik de, ses de şahane:



Öyle böyle zorlukların yanında mutlu gelişmeler de oluyor hayatımda, her sabaha daha mutlu uyanıyorum hani, tamamlanıyorum sanki. Kontrol etmeye çalışmaktan vazgeçtikçe güzel görünmeye başlıyor bazı şeyler. Yakında küçük bir de seyahat hayal ediyorum bakalım, öyle tek başıma, ufak bir çanta ile yanımda. Sağlığım iyice, sevdiklerim benimle, hayal desen bir dolu; varsın yorulayım, ne olacak sanki? Hayata inat mutlu olma durumları hani, tadı pek hoşça. :)

Öyle şeyler sayın okur; her şey iyi gittiğinden değil, iyi götürme niyetinde olduğumdan en çok huzurum. Kendime "Ya bi' dur!" dediğimden. Arınmanız dileğiyle pürüzlerden...

Melerence mutluca.

*



1 yorum:

  1. Zaten birşeyleri olumsuz haneye yazdıkça daha kötü gider olanlar, en iyisini yapıyosun^^ Leman Sam a bayılırım ben bu arada:)

    YanıtlaSil