28 Ocak 2016 Perşembe

Bugün kan verdim, kemik iliği donör adayı oldum.

Düşünün.

Bir gün ateşlendiniz. Malum herkes hasta bugünlerde, siz de grip olduğunuzu sandınız. Hastane, doktorlar, testler; çat diye vurdu yüzünüze bir teşhis, lösemisiniz. Size olmaz gibi geliyor, değil mi? Hiç öyle değil halbuki. Herkes öyle sanıyor, en "meşhur" hastalık bu olduğu için bunun örneğini veriyorum, hemen hepsi beklenmeyen misafir olarak çalıyor kapımızı.

Bugün badem gözlü Bade'nin haberini okudum. Bade ilik arıyor. Çok duydunuz bu cümleyi biliyorum. Standart bir şey gibi geliyor belki kulağınıza, birileri hep ilik arıyor zaten, diyorsunuz. Da, ya Bade siz olsaydınız; ya Bade sizin kızınız olsaydı? Yarın olmayacağının zerre kadar garantisi yok zira.

Bade Hollanda'da yaşıyor, haberi görünce orada yaşamak gerekiyor gibi algıladım ilik verebilmek için. Ama biraz araştırınca anladım ki dünyanın her yerinden ilik bağışı yapabiliyorsunuz, ortak bir havuza düşüyor bilgileriniz. 

Bunu farkedince bir mutlu oldum ki! 

Öğle arası olunca koştum Çapa'ya. 

Önce size birkaç not vereyim bu konu için:

  • İliğinize bakılması için sadece 3 tüp kan veriyorsunuz, 5 dakika sürmüyor. Ardından ayaklanıp çıkıyorsunuz hastaneden.
  • Kan tüpleriniz Ankara'ya gidiyor ve ilik havuzuna ekleniyor. Sizinle eşleşen bir hasta çıkarsa size ulaşıyorlar ve hiç de zor olmayan bir süreç başlıyor. Bir kişinin hayatını kurtaracak, size ise ömrünüzün iç huzurunu verecek bir süreç.
  • Bir kişiye özel ilik örneği veremiyorsunuz. Siz sadece bağışçı oluyorsunuz, ardından bilgileriniz  tüm dünyadaki hastalar için taranıyor zaten.


Kızılay'da ne yaptım, nasıl donör adayı oldum?

Öncelikle, kemik iliği naklinde, hastaya kök hücrelerini veren kişiye donör deniyor. Yani şu an ben donör adayıyım, dilerim birine yardım edebilir ve donör olma mutluluğunu da yaşayabilirim bir gün.

Tüm bu süreç müthiş kolay. Bilgimiz yok ve korkuyoruz diye insanlar yaşamlarını kaybediyor, ne cahillik! Bırakın üşenmeyi, biraz empati kurun ve kalkın gidin bir kan merkezine! Bugün onlara, yarın size-bize, unutmayın!

Randevusuz, direkt Çapa Kızılay Kan Merkezi'ne gittim. Kök hücre bağışı yapmak istediğimi söyledim ve şu formu doldurdum:


İlk iki sayfada güzel bir bilgilendirme yapılıyor.


Ardından kısacık bir form kısmı var. 
Sadece bu kadar.


En son kısımda da bu metne imza atıp, merkezin bağış kısmına geçiyorsunuz.


İşlem tamam, sıramı aldım, bekliyorum.


Derken 5 dakika bile sürmeyen bir işlemle kan veriyorum sonra, büyük bir huzur ve umuda yaptığım az da olsa bir ihtimal katkısı ile işe dönüyorum. Sadece "Aman bana dokunmasın da." diye düşünmeden - bencilliğimden sıyrılmama yardım eden, bu güzel bilinci ve fikri aniden yüreğime düşüren küçük prenses Bade'ye de çok teşekkür ediyorum. En kısa zamanda eskisinden daha da sağlıklı olması için güzel düşüncelerimle sarılıyorum ona.

Ertelemeyin, beklemeyin!

Dostlarınızı yüreklendirin, bir bağış dalgası oluşturun etrafınızda. 

LÜTFEN, sadece 2 dakika içinde kan vererek kemik iliği havuzunda yerinizi alın, varlığınız anlam kazansın. 

*

Edit: Bade, bir süre önce hayatını kaybetti. 

Kim bilir, belki bu yazıyı okuyan ve ilik bağışlamaktan çekinmiş birinin iliğiydi ona uyan... Hayat 3 gün! Kalkın, canınızı paylaşın, çoğalın... Donör adayı olun! Beklemeyin, kimilerinin günü sayılı ve bekleyecek halde değiller. Siz de beklemeyin.




6 yorum:

  1. Böyle bir sosyal sorumluluğa adım attığınız ve insanları da cesaretlendirdiğiniz için tebrik ederim sizi Melis hanım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, ben teşekkür ederim naif yorumunuza. Dilerim bir kişiye de olsa, bu güzel adımı atması için yardımcı olabilmişimdir.

      Sil
  2. İlik bulunamadığı için kuzenimi yitirdim. On dokuzunda pırıl pırıl bir fidandı. Yaşasaydı şimdi yirmi ikisinde olacaktı...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne desem az. Başınız sağolsun, hayat bir garip şey... Eşi lösemi olan bir arkadaşım "İnsanlar ilik vermeyi böbrek vermek gibi görüyor Türkiye'de." demişti. Bilinç çok düşük. Dilerim arttıracağız bağışçıları...

      Sil
  3. Merhabalar . Ben de donor adayi olarak biraz bilgi vermek istiyorum . 2013-2014 de 30.000 olan aday sayisi nihayet 200.000 leri bulmus durumda . Artik bilinclenme artti ve artacaktir .

    Ilk aday oldugunuzda , hemen ilik verebilmeniz mucizedir . Binde 5 gibi bir ihtimalden soz ediliyor . Tabi artik ilik bankalari kuruldu ve dunyaya da ulastigini varsayarsak bu ora ciddi manada artacaktir . Matematiksel olarak bir senede Turkiye icine ilik verme olasiliginiz %1 . 5 sene icinde %5 e cikiyor . Ama onemli olan sizin olasiliginizin artmasi degil , hastanin ilik bulma olasiliginin artmasidir .

    Uygun hasta bulununca ( 10-20 sene surebilir , belki de hemen ) , sizi ariyorlar . Sanirim ilik bagisi sadece 4 sehirde yapilabiliyor . Emin degilim ama losev oyle demisti . Teknolojik yetersizkik varmis ve tibbi aletler sadece Capa Tip , Ankara Tip , Akdeniz Tip ve Ege Tipda varmis diye biliyorum . Kizilay ne yspti bilmiyorum . Arayio sormak gerekir . Ama siz bunlarla ilgilenmeyin . Hemen en yakin Kizilay subesine gidip aday olun . Sonra hasta bulununca , Çinde bile olsa sizi bir sekilde gotururler merak etmeyin . Para sikintiniz okursa hastanin ailesind ulasin onlar desteklerler . Bayagi ileriki surece gittim ama olsun . Sozun ozu aday olun :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler bilgi için. Kesinlikle bunları çok düşünmeden koşa koşa gidip kan vermek lazım.

      Sil