7 Ocak 2016 Perşembe

1 Fotoğraf, 1 Hikaye #1

Son zamanlarda iş yoğunluğum ani bir ivmeyle arttığı için Melerence'yi beslemek de zorlaştı. Fakat içimde inanılmaz bir yazma aşkı var, sadece zaman ve değecek başlık-his bulmak mevzu. Bu nedenle, beni pek mutlu eden fotoğraflardan ara ara seçip, o fotoğrafın hikayesini anlatacağım kısa postlar yazmayı düşündüm. 1 Fotoğraf, 1 Hikaye serisinin ilk fotoğrafı ve ilk hikayesi gelsin öyleyse...


Fotoğraf geçen yazdan... Halkidiki'de bir akşamüstü.

Tüm gün bir gelip bir giden güneş yüzünden bronzlaşma hedeflerime tam anlamıyla ulaşamamış olsam da, akşam güneşi bir başka güzel gelmişti o gün. Yunanistan'da geçirdiğim en mutlu yazdı sanırım... Diğer akşam Gianna'nın düğünü vardı ve artık eve dönelim demişken bu kasabaya çıkmıştı yolumuz. 

Ufacık bir kıyı, tertemiz bir deniz, incecik bir kum ve tüm gün ısınıp sakinleşmiş o ılık su, hala hissedebiliyorum düşününce... Nasıl tatlı bir sessizlik vardı havada. Yalnızca ben suyu adımladıkça duyulan kısacık dalga sesleri... 

Balık tutmaya çalışmış, bolca gülmüş, saate bakmadan, tam anlamıyla "doyasıya" tadını çıkarmıştık bu küçük kasabanın. Az katlı evlerinin balkonlarında keyif yapan yaşlı teyzeler, köşedeki sakin taverna, dünyadan habersiz nefes alan taptaze bir kıyı kasabası... Gerçekten zamanın durduğu, huzurdan ölebileceğim bir akşamdı bu sayın okur. Böylesi nice hikayelere...

*

PS. Google'a "Melerence Halkidiki" yazarsanız veya yazı altındaki etiketlere tıklarsanız bu mekana dair başka yazılara da ulaşabilirsiniz.


1 yorum: