13 Ağustos 2014 Çarşamba

#Gün49 : Aşk ve Selanik

Gün 49 : Aşk ve Selanik

Karnıma garip bir ağrı giriyor düşününce, başka bir gezegene, alışmış olduğumun dışına çıkmak, başka bir ülkede olmanın verdiği garip, her insanın bir kez de olsa tatması gereken hissin iç gıdıklayışı, sahilin ta başından sonuna büyüsü hissedilen Beyaz Kule'nin silüeti, alacağım lezzetlerin, yeni hatıraların heyecanı... Aşk değil de nedir bu?

Birkaç gün önce Thassos'a gideceğimi yazmıştım. Planları biraz genişlettim...

Selanik'e gidiyorum.

Bugün çoğuna saçma gelecek bir şeye çok mutlu oldum. Düşünüp taşınıp Selanik'e gitmeye karar verince, daha önce kaç kez bu şehre gittiğimi düşünüp hesaplayamadım bir türlü. O kadar çoktu... Bu, içime anlamsız, derin bir mutluluk saldı. Gerçekten bazı şeyler, bazı hisler çok "anlatılmaz". Tutku, buna denir sanırım. Gülüşlerim bambaşka orada, basit bir yolda yürüyüşüm bambaşka, hisler bambaşka... Ben bir başkayım Selanik'te.



Selanik'te uçan bir Melis...
Selanik'in kendisi aşk, benim için aşk Selanik'te aynı zamanda... Güzel kardeşlerim beni bekliyor akşam yürüyüşleri, yepyeni anılar, belki bir de Xalkidiki ziyareti için... Bol gülmeli, aşk dolu, mutluluk ibremin gökyüzünü aştığı bir ziyaret olsun yine. Bekleyin beni Per'ler. :)

Bırakın amaları, ruhunuz neredeyse, hayatınızı oraya doğru götürmek için elinizden geleni yapın. Robin Williams'a çok üzüldüm ama, bir yandan teşekkür de ettim. Ölümün gerçek, garip doğasını tekrar hatırlattıği için. 

Bu hayat kısacık ve sizin...  Artık geç olmadan, yola çıkma vakti.

Ben bugün gerçekten mutluyum...

*

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder