31 Aralık 2016 Cumartesi

2016'dan, 2017'ye...

Play tuşuna basıp okumanız önerilir. :)
 
 
Geçen yıl bugün 2015'nin son gününde, şapkayı masaya koyup düşündüğüm, elde kalanlara gidenlere baktığım yıl sonu yazısında, "Bu yıl hayatta her şeyin insanlar için olduğunu daha iyi anladım." yazmışım. Her yıl, tüm yılı gözden geçirdiğim bu yazıyı yazarken önce bir önceki yıla dönerim blogda, değişimi - durumları halleri daha iyi görebilmek için. Bu cümleyi de tüm yıl boyunca destekler biçimde yaşadım sanırım.

20 yaşından sonra zaman müthiş hızlı geçiyor; endişe ve hayat telaşı arttığından olsa gerek. Üstelik sanırım 30-35'ten sonra ekstra hızlanıyor zaman. Kazancakis'in dediği gibi: Hayatımız bir yıldırım; ama yetişiyoruz. 2016'nın ikinci yarısı adeta hayatımı değiştirmek üzere kurgulanmış gibiydi benim için; her şey çok hızlı oldu, yaşamım baştan aşağı değişti, yaşadığım ülke değişti, beklentilerim değişti, gündelik yaşamım değişti. Akabinde, malumunuz; ben değiştim.

2017 yılına ilk defa "kendi" evimde, teknik olarak "başka bir ülkede" gireceğim. Yepyeni, tertemiz bir yıl... Müthiş bir enerji veriyor bana yılbaşı zamanları; bekleyen her şeyi temizleyip tutkulara doğru güçle, sevinçle koşabileceğim pürüzsüz bir yol oluveriyor karşımda. 

3 aydır Hollanda'dayım artık ve birçok şeye alıştım sanırım. İş ile ilgili de bazı iyi haberlerim de var ama, biraz zaman geçsin diyorum önce. İşte tam da bu koşuşturmanın meyvesi olsun, 2017'de şöyle her şey güzelce otursun dilerim. Huzurla, mutlulukla yaşayabileceğimiz günler olsun. Bir parça huzur olsun mutlaka... İnsan bir noktadan sonra "Ben kendime ne yapmışım böyle?" diyor. Geçenlerde bir laf gördüm bir yerde, "Kalbinizi kemirmeyin." diyordu, tam da bu yaptığımız...

2017'de bunu yapmak yerine; kendimizi anlayalım, kalbimizi okşayalım, kendimize iyi bakalım. Yeterince istersek, çabalarsak, o gayeyle yatıp kalkarsak her şeyi başarabileceğimizi bilelim. Hayallerimizi yaşımız ne olursa olsun bırakmayalım, hep yeni hayallerle ruhumuzu besleyelim, boş durmayalım, peşlerinden aşkla koşalım...

Bu yıl "ölümü" daha iyi anlayalım sonra; dolayısıyla daha "iyi" yaşayalım. Çok önem vermeden, mucizelere daha çok inanarak, keşfederek, YAŞAYARAK, booool bol severek, ve tekrar "huzurla" yaşayalım. Doğayı, taşı toprağı köyü daha çok alalım hayatımıza.



Kendime not:

İstiyorum ki şayet ömrüm yetiyorsa, bu yılın sonunda öyle bir Hollandaca konuşayım ki, kimse saaadece bir yıldır burada olduğuma inanmasın hani. Bu en büyük gayelerimden biri yeni yıl için.

Zamanımı boşa harcamayayım sonra, her dakikanın kıymetini bileyim, kaybolup gitmesin bilincim. Kaybolup gitmesin pek değerli o "anlar". Yeni şeyler öğreneyim hep, 24 yaşında olmanın tüm güzelliklerini farkına varıp kullanabileyim.

Bir de baharın gelmesiyle daha çok yürüyeyim yeşilliklerde, manolyalar açsın bir an önce de huzur dolayım, daha çok bisiklet süreyim, güneşi daha çok göreyim. Kendime iyi bakayım. Aklıma ve vücuduma daha iyi davranayım.

Her şeye, herkese rağmen; daima mutlu, her şartta "doymuş", minimum beklenti maksimum çabada yaşayayım. Daha çok kitap okuyayım, içimde daha çok büyüyeyim.

Önce ruhumuzun, sonra yüzümüzün gülümsemesi hiç eksik olmasın. Mutlu, kutlu, sağlıklı, şanslı, başarılı, kendinizi çok seveceğiniz; "2017 benim yılımdı!" diyeceğiniz güzellikte bir yıl olsun. 


Herkese musmutlu, çiçek gibi yıllar!
Melis

 

3 yorum:

  1. 20 yaştan sonra zaman gerçekten hızlı geçiyor. Umarım Hollandacayı, oradaki insanlardan daha iyi konuşursunuz, efendim :) Mutlu seneler! :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, benden de sizlere mutlu seneler! Kim bilir. :)

      Sil
  2. Harika bir yazı, okurken bile içim ısındı. 3 ay ssonra Hollanda'ya yerleşecek birisi olarak bu yazıları okudukça umutlarım daha çok yeşeriyor... Dilerim 2017 sizin yılınız olur bolca dutch konuştuğunuz, ışığa doyduğunuz yıl olsun :)

    YanıtlaSil