16 Mayıs 2016 Pazartesi

Yalnız Gezginlere Tavsiyeler


İlk kez tek başıma, uzun bir seyahate çıkacağım zaman, internetten birkaç tavsiye aramıştım "yalnız gezginler" için. Birçok yararlı yazı okumama rağmen, kendi tecrübelerime dayanarak "mutlaka bilinmesi, yapılması" gereken farklı birkaç madde tespit edince, ben bunları bir yazıda toplayayım dedim. Zira yolculuğun o tatlı heyecanının yanı sıra, yapılması - göze alınması gereken şeyler de var yalnız gezginler için. 

Öncelikle şunu belirtmek lazım, "yalnız seyahat etmek" kimileri için "anormal" bir durum. Tek başıma çıktığım ilk yoldan önce ailemi, hatta yakın arkadaşlarımı ikna etmem, içlerini rahatlatmam gerekti uzun süre. Fakat sanırım biraz da karakterle alakalı olarak, "doğru kullanmayı" bilirseniz, yalnız çıkacağınız yolculuklar mükemmel fırsatlar aslında. İster düşünmek için, ister düşünmemek için! Bana kalırsa her insan zaman zaman tek başına uzaklara gitmeli, hani kendine bu 'güzelliği' yapmalı. Peki yaparken neleri unutmamalı? İşte başlıyoruz.

1. Güvenlik ve planlama şeyin üstünde.
Seyahatinizin genel hatlarını, misal ne zaman - hangi otobüse - nereden bineceğinizi planlayın. Ben plansız yaşamak istiyorum diyorsanız da, en azından şöyle bir okuyun ki can sıkıcı sürprizlerle karşılaşma ihtimaliniz azalsın. Yapacağınız aktarmalar, gidiş dönüş bilet saat ve tarihleri, yiyeceğiniz yemekler, gitmek istediğiniz mekanlar defterinizde yazılı olsun. Elbette illa buralarda yemek-gezmek zorunda değilsiniz, sadece önerilen yerleri bilerek gitmenizde fayda olacaktır. Ayrıca tamam özgür ruhlusunuz, tamam soyutlanmak istiyorsunuz, tamam size bir şey olmaz. Ama bir de, özellikle seyahat edeceğiniz yere göre değişen bir güvenlik gerçeği var. Elbette paranoyak düzeyde önlemler alıp kendinizi sıkın demiyorum ama temel güvenlik önlemlerini sağlamanız çok önemli. Bunu diğer maddelerde biraz daha açalım.

2. Yakınlarınızı seyahat planınızdan haberdar edin.
Hangi gün - nerede - kiminle olacağınızı bilsinler. Ailenizden uzaklaşma fikriniz varsa en azından en yakın arkadaşınızı bilgilendirin.

3. Gideceğiniz şehirden dolaylı tanıdıklar bulabilirseniz iletişim bilgileri daima yanınızda olsun.
Örneğin tek başıma Doğu Karadeniz'e gittiğim zaman, yakın bir arkadaşımın tanımadığım yakın bir arkadaşının telefon numarasına sahiptim. Hatta internet üzerinden kısa bir tanıştırdı bizi ve gereklilik anında ulaşabileceğim biri vardı.

4. Yurt dışına çıkıyorsanız Türk konsolosluğunun numarası gibi kilit bilgilere sahip olun.
Tamam dedik ya canım, aslan kaplansınız, ama inanın ne olacağı belli olmaz. Önlem almak önemli, sonra gönül rahatlığıyla kaybolun sokaklarda.

5. Kimliğiniz, paranız, pasaportunuz güvende olsun.
Elbette her şey hallolur ama, can sıkıcı anılar edinmemeniz için paranızı çanta ve cebinize dağıtmanız, kimlik-pasaportunuza ekstra sahip çıkmanız önemli bir ayrıntı.

6. Erken kalkın.
Evinize dönünce bol bol uyursunuz, belki bir keyif günü hariç erken kalkmaya ve o yabancı şehirde gününüzü doyasıya kullanmaya özen gösterin.

7. Gideceğiniz yerin iklimini orada yaşayanlara danışarak gidin.
Artık internet var, gideceğiniz yerde yaşayan birilerini bulup havaya dair ayrıntılı bilgi alın. Bu maddeyi Artvin-Borçka'da sabah güneşlenirken, gece donma tehlikesi atlattığıma dayanarak söylüyorum.

8. Selfie çubuğu ayarlayın, olmazsa önünüze gelenden fotoğraf çekmesini istemekten çekinmeyin. Muhtemelen onları bir daha görmeyeceksiniz.
Yalnız gezmenin en klasik eksisi elbette fotoğrafınızı çekecek birini her zaman bulamamanız veya fotoğraf çekmelerini istemekten çekinmeniz. Çekinmeyin! Büyük ihtimalle onları bir daha görmeyeceksiniz, özgürce yaşayın, kibarca rica ede ede gidin, ama anı yaşamayı da ihmal etmeyin. Genelde yalnız gezginlerin aşağıdaki gibi çok fotoğrafı oluyor, e olacak. :)


9. Selfie mode on!
Başkaları yeterince fotoğrafınızı çektiyse de, mutlaka birkaç saçma selfie çekin siz. :) 



 9. "Oralı" gibi yaşayın, yerli halkla sohbet edin, mümkünse halktan birinin evinde yemek yiyin. 
Bu, işin bencesi. Az da olsa yerel birileriyle tanışın, mümkünse evlerinde misafir olun. Halktan yardım alarak internette bulamayacağınız kadar oralı, hakiki, hatta gizli yerlere gidin.

Borçka, Artvin
10. Not alın! Boyutu küçük olan bir seyahat defteri taşıyın.
Çantanıza, hatta cebinize sığacak boyutta bir defter taşıyın. Yediklerinizin fiyatlarından, o an hissettiğiniz duygulara kadar her şeyi not alın.

 Ayder, Çamlıhemşin, Rize
11. Seyahat playlist'i hazırlayın.
Özellikle gittiğiniz bölgenin yöresel müzikleri varsa -İspanya'da Flamenco şarkıları gibi- bunları da içeren ayrı bir playlist hazırlayın. Ayrıca unutmamak lazım ki, o seyahatte seçeceğiniz bir şarkıyı sık dinlerseniz, size bir ömür o güzel günlerinizi hatırlatacaktır. :)

12. Gideceğiniz bölgeyi, şehri, kültürü iyi araştırın. 
Bu araştırmaları yaparken böyle bir şansınız varken interneti, sözlükleri, siteleri alt üst edin. Birinin yanında kalacaksanız güvende olduğunuzdan emin olun. Kulağa can sıkıcı gelse de, misal kısa bir şortla Fatih'in göbeğinde gezinen turistler gibi kalmanız can sıkıcı olabilir. Bu tarz ayrıntıları gözden geçirin ve önemseyin.

13. Mümkünse sırt çantasıyla gidin ve götüreceğiniz eşyaları minimuma indirin.
Gezgin dediğin gezecek; elinizde bavulla çile çekmeyin.

Borçka, Artvin
14. Çantanızda güvenliğiniz için "bir şey" bulundurun.
Eh, bu konular da konuşulmalı! Çantanızda biber gazı benzeri bir savunma aracı taşımanız iyi olacaktır.

15. Cesaret ve cüret edin... Düşünün, düşünmeyin, sorgulayın, her şeyi unutun, hepsini birden yapın. Kısacası... Yaşayın!
Sizi kimsenin tanımadığı bir şehirde uyanıyorsunuz ve dışarıda onu keşfetmenizi bekleyen yepyeni bir dünya, insanlar, yemekler, sokaklar var! Cüret edin, sorular sorun; cesaret edin, o tepeye tırmanıp şehri yukarıdan izleyin. Sessiz kalın, kendi kendinize konuşun, ağlayın, gülün, şükredin ve mümkünse o telefonu elinizden bırakın. Kısacası, doyasıya yaşayın!



Şimdilik aklıma gelenler tavsiyeler bunlardı sayın okur. Yeni bir tecrübe edindiğim takdirde eklemeler yapmak üzere diyelim; sizden gelecek önerileri de merakla bekliyorum.

Bir de derim ki, mutlaka yalnız (da) gezin...

Sevgiler,
Melis




3 yorum:

  1. Yalnız gezginlere gıpta ile bakıyorum. Hiç tek başıma yolculuğa çıkmadığım için nasıl bir şeyle karşılaşacağımı tahmin edemiyorum. Yaşadığımız şehirde öyle çok vakit koşuşturmakla ve işle geçiyor ki sevdiklerime ayırabildiğim zaman hep azalıyor. Sanıyorum bu yüzden ne zaman yola düşsem evdeki ekibi de yanımda istiyorum. Onlar ekibin bir parçası.
    Blogunu çok sevdim. Ne güzel paylaşımlarda bulunmuşsun. İyi ki yorum bırakmışsın sayfama, iyi ki buraya yolum düşmüş :)
    Sevgiler, keyifle takipte kalacağımdan emin olabilirsin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok çok mutlu oldum, ben de aynı güzel hislerle keşfettim bloğu. Yalnız gezginlik olayı gerçekten herkesin yaşaması gereken bir tecrübeymiş, en azından kısa kısa ve yakın yerlerle başlanabilir, inanılmaz bir iç huzur... Ben de ilk gezimde gergindim ama özellikle Karadeniz o kadar güvenli ve düzenli ki, her şeyin saati belli - insanlar çiçek. En kısa zamanda diyelim... :)
      Çok sevindim tanışıklığımıza.

      Sil