14 Aralık 2015 Pazartesi

2015'ten kalanlar...

Yıl sonu yazılarını pek seviyorum... Her şeyi gözden geçirmeme, kendime dönmeme yardım ettiği gibi, ileride dönüp o yıldaki kafamı görmek - okumak hoşuma gidiyor. Fakat bir o kadar da zorlayıcı bu yıl sonları... 

Öncelikle şu an durumlar soldaki gibi. Koca bir yılı düşünmek, yorumlamak, pek sayın okurlara karşı hiçbir sorumluluk hissetmeden olduğu gibi aktarmak pek kolay iş değil. İşte, şu an art arda Madeleine Peyroux dinleme sebebim tam da bu. Ben de yazarken dalacağım 2015 yılımın derinliklerine, bakalım...

2015'e benim için iyi ya da kötü demek zor; hem çok zor şeyler yaşadım, hem çok güzel dönüm noktalarıma ev sahipliği yaptı bu yıl. Ama en önemlisi, üniversitenin bitişi ve iş hayatının başlayışı sebebiyle (iyi anlamda) tepetaklak olan yaşamım ve kendisine adapte olmaya gayret ederken tanıştığım "yeni Melis" oldu. Yine her haltı bildiğimi iddia ettiğim dönemlerde, içimde yaşadığını hiç farketmediğim bir kız tanıdım. Meğer 'gerçek hayat' ile karşılaşmayı bekliyormuş kendini göstermek için. Geldi, tanıştık, dövüştük, seviştik; kalktı en iyi arkadaşım oldu sonra. Hala benimle, artık gideceğini sanmıyorum. Bir çeşit 'büyümek' sanırım bu. 

Üstelik insanı kimsenin tam anlamıyla anlamayacağından, anlasa bile yargılamaktan paçayı kurtaramayacağı için bir türlü "insan insana" konuşamayacaklarından emin oldum. Bu nedenle kendime daha çok ısındım.

Bir de, insanların sadece konuşmak için, sadece amaçsızca birinin sesini duymak için, sadece yan yana oturup konuşmadan öylece durmak için, sadece birinin ona sarılmasına ihtiyaç duyabileceğini daha iyi gördüm. Sarılmak, bu arada, acayip bir ilaç. Sarılın.

*

2015 yılında...

Tüm ömrümü etkileyecek derin değişiklikler yaşadım.

Şu hayatta hiçbir şey bilmediğimi tekrar tekrar, mutlulukla kabul ettim.

Pek az sevdiğim insanoğlunu daha da az sevdim. Kendime daha çok döndüm.

İnsanları üzdüm, insanları sevindirdim. 

Güzel bakışlı insanlar tanıdım. Hayatımı değiştiren insanlar tanıdım.

Kimsenin kimseye ait olmadığını, olmaması gerektiğini, kimseye ait olmadığımı, olmaman gerektiğini gördüm.

Şarap kardeş ile aramı daha sıkı tuttum.

Dengesiz bir insan olduğumu kabul ettim. Terazi burcu olmam suçlu olabilir.

Zayıflıklarımı farkettim, sevdim.

İnsanlara ve şeylere olan tahammülüm azaldı, yine kendime döndüm.

Bu yıla dek alışık olmadığım sanatçılar dinlemeye başladım.

Suskunlaştım.

'Gerizekalı' lafını daha çok sevdim.

Çok cılız kalacak ama, 'bir müzik aleti' aldım, ki çok daha fazlası benim için. Çalışıyorum her gün, bazı hayallerim var üzerine... İsmini sevdiğim.

Sevdiğim işi yaparak, pek içime sinen bir ajansta çalışmaya başladım.

Ben 2015 yılında kendimi çok daha iyi tanıdım, zorluklar çatır çatır yüzüme gelmeye başladığı için daha fazla zayıflık keşfettim kendimde, bir bir sevdim hepsini. Nefeslerimi, adımlarımı izledim; hareket eden yapraklara bakarken, düşenlere dokundum. Ben ne hissettiysem onu yaşamaya gayret ettim. En iyi arkadaşım ise, yeni tanıştığım Melis oldu; zira beni sadece o yargılamıyor.

Dilerim 2016, ki hayatımda tahminen DEVASA değişiklikler yapacak bir yıl, çok daha huzurlu ve gerçek olur. Şefkatten delireceğimiz insanlarla birlikte, hakiki duygularla çevrili, öylesi güzel bir 12 ay olur... Umudum var.

Bir de, ne olur etrafınızı daha çok izleyin. Mutlu olun hemen her şeyle, ışıltısız görünen şeylerdeki mucizeleri keşfedin, derin nefesler alın kendinizi dinleyerek, hayat 3 gün zira.

Görüşürüz. :)

Melis


2 yorum:

  1. Selam Melis, (senden 5-6 yaş büyük olduğumu tahmin ediyorum en az, o yüzden izninle Melis yazdım), iş hayatının en başı insanın hakikaten dönüm noktalarından biri, bi 6-7 senelik olunca inanılmaz palazlanıp bambaşka bir insana daha dönüşüyorsun. Yargılanma konusu da bence en çok, ilk başlarda insana ağır geliyor. Daha sonrasında insan "ne var be, evet aynen buyum!" demeye başlıyor. Yazdıkların 6-7 yıl önceki Miray'ı hatırlattı bana :) Ne olursa olsun, bir an önce seni yargılayan insanlardan kurtul, dışarda her fikre açık, sevecen, huzurlu insanlar da var dediğin gibi :) Bence insanın aşırı eleştirene değil kendini olduğu gibi kabul edecek insanlara ihtiyacı var. 2016 Mutluluk ve huzur getirsin :) Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne kadar yüzümü güldürdü bu yorum, çok çok teşekkür ederim. Hakikaten bambaşka bir insana, çok kısa süre içerisinde dönüşüyormuş insan. Bir de daha başındayız, hayır olsun diyeceğim, bu güzel tavsiyelerin başımın üstünde yeri var bu arada, sevgiler :)

      Sil