7 Mart 2014 Cuma

Hollanda Kültürü

Hollanda yaklaşık 17 milyon nüfuslu, özellikle doğayı seviyorsanız, muhtemelen çok beğeneceğiniz bir ülke. 

Hem coğrafya olarak, hem yaşayış, hem de inanç olarak Türkiye'den ayrıldığı için, oldukça enteresan da bir kültürü var. Bu yazıda biraz Hollanda'daki hayata, kültüre, topluma değinmek istedim; zira, oldukça eğlenceli. :)

BİSİKLET

Öncelikle 'Hollanda' deyince, aklıma 'bisiklet' geliyor. Gerçekten genci-yaşlısı ("ÇOK yaşlı" yani) hemen herkesin en gözde ulaşım aracı bisiklet burada. Hatta bazen bazı "iri" insanlar görüyorum; o nasıl kondisyon, o nasıl ciğer kapasitesi. Gerçekten artık DNA'larına işlenmiş bu olay.

Yollarda bisikletler için de birçok tabela, hemen her sokakta bisiklet yolları göreceksiniz. Bisikletinizi daima yolun sağ tarafından sürmelisiniz, -ki aksi takdirde otomobil, bisiklet veya yaya, trafik cezası alırsanız şaşırmayın. Ayrıca alt çeneyi açık bırakacak kadar uçsuz bucaksız bisiklet park yerleri de sürekli karşınıza çıkacak, bisikletsiz yaşamak neredeyse imkansız burada. 

Hollanda'da bisiklet hırsızlığı da oldukça yaygın, bu nedenle bisikletinizi iki-üç farklı kilitle güvenli bir yere bırakmanız iyi olur. Ayrıca bazı bisikletlerde bildiğimiz fren kolları yok; pedalları arkaya çevirdiğinizin zaman fren işlevi görüyor. Ben çocukken bisiklete bindiğimde, örneğin yokuş aşağı gidiyorsam o pedal çevirmek gerekmeyen "boş zamanı" pedalları geri-boşa çevirerek geçirirdim. Burada birkaç kere dalgınlıktan aynı hareketi yapayım dedim, durdu tabii bisiklet.

Ayrıca şu kitaplardan tanıdığımız sağa döneceksen sağ kolunu, sola döneceksen sol kolunu kaldırıp diğer araçlara işaret vermek, buradaki bir diğer bisiklet kurallarından. Hollanda kadınları ise bisiklet sürerken ortalama iki çocuk, alışveriş poşetleri ve iş çantasını birlikte taşıyabilmeleriyle ünlü. :)



EVLER

Hollanda'da adeta çirkin ev yok. Müstakil evler oldukça fazla, hepsi de biblo gibi. Hollanda'da evler ile ilgili söylenecek en ilginç şey, aynı zamanda birer "müze" olmaları. :) 

İşin şakası bir yana, Hollandalıların hemen hiçbiri perde kullanmaz. Kullansalar bile, sonuna kadar açarlar. Böylece evlerin içini müze gibi izleyebilirsiniz; tabii sahibi ile göz göze gelmeseniz iyi olur. :) Yine çoğu Hollandalı pencerelere önlerini büyük vazolar, saksılar, çiçekler, biblolar ve"dev gibi" mumluklar koyarak dekore eder. 

Genelde, akşam saatlerinde evlerde parlak avize ışıkları görmezsiniz. Hemen her evin içinden loş bir ışık gelir, akşamları mum kullanmayı çok severler. Bu nedenle pencere önlerinde birçok şamdan da görebilirsiniz.






ÇİÇEK (ÖZELLİKLE VE ELBETTE LALELER)

Eğer benim gibi çiçekleri çok seviyorsanız, muhtemelen Hollanda'yı da çok seveceksiniz. Meşhur lalelerin yanı sıra, birçok çiçek çeşidini, temel satış noktaları dışında marketlerde bulmak da mümkün.

Bahar aylarında açılan ve "Avrupa Bahçesi" ismiyle de tanınan Keukenhof Bahçesi'ne ise mutlaka gitmenizi öneririm. Her yıl yaklaşık 7 milyon çiçek soğanı ekilen bu devasa bahçe, baharda çiçeklerden yapılma bir gökkuşağına dönüşüyor. Danışmanlarımdan biri olan Madelon "Ben Hollandalıyım; ama her yıl mutlaka Keukenhof'a gidip, ilk kez gitmişim gibi büyüleniyorum." diyor.


HOLLANDA TOPLUMU 

Hollandalılar gerçekten hoş insanlar. Buraya gelmeden önce, genelde "soğuk" olarak nitelendirildiklerini duyup okumuştum. Fakat bence tam kıvamındalar. 

Öncelikle hemen her Hollandalı ondan yardım istemeniz takdirinde size seve seve yardım eder; hatta size eşlik eder, sizi sorduğunuz yere götürür (Eh tamam, çok uzak bir yer değilse tabii.) veya bir şey aradığınız belliyse gelip yardıma ihtiyacınız var mı diye sorar. 

Halkın hemen hepsi İngilizce bilir. Çok yaşlı bir teyze aniden İngilizce döktürmeye başlarsa, bu durum Hollanda için çok normaldir. 

En matrak özelliklerinden biri, selamlaşırken birbirlerini üç kere öperler. Bana bunun çok komik gelmesinin nedeni, Bursa'da da üç kere öpülmesiydi.

Hollanda'da nakit para kullanımı azdır; genelde her şey kartlarla ödenir.

Genel Türkiye'ye göre pahalıdır; fakat yine de "şaka gibi ucuz" olan şeyler görmek de mümkün oluyor.

Hollanda Mutfağı... Yok. Yani ne desem? Kızartmalar, hazır, donmuş yiyecekler çoğunlukta. Birkaç ünlü çorbaları ve basite indirgersek bir çeşit ünlü patates püreleri var; fakat onun dışında "yemek" olarak zengin bir mutfakları yok doğrusu.

Hollanda'da bilindiği gibi birçok Türk yaşıyor. Genelde Morokkolu ve Faslılarla birlikte "takılıyorlar". Ayrıca gördüğüm kadarıyla, Hollandalılar da Türk restoranlarını seviyor; Endonezya mutfağı da tercih edilenler arasında.

Hollanda'nın hemen her tarafı doğal ormanlarla, yeşilliklerle, oksijen dolu bir doğa ile kaplıdır. Yolları temizdir, sokakları maket gibidir, düzenlidir.

Hollanda dünyadaki en uzun boy ortalamasına sahip ülkedir; kadınların boy ortalaması 1.71 iken erkeklerinki 1.82. Ve evet, gerçekten uzunlar.

Hollanda, dünyadaki "en kaliteli" eğitim sistemine sahip olan ülkelerden biri. Okur-yazar oranı ise %99.

Hollanda marketlerinde birçok sebzeyi yıkanmış ve hatta hazır doğranmış olarak bulmanız mümkün; zaman kazanmak için yapılan bir uygulama imiş.

Hollanda biraz "net" bir ülke. İnsanlar düşündüklerini söyler, gerçekten direkttirler, çalışmayan bedelini öder, çalışan karşılığını alır. Devletin sizden alacağı 1 Euro olması, sizin devletten alacağınız 1 Euro'nuz olması ile aynı önemi taşır. Kısacası biraz "ne kadar ekmek, o kadar köfte" ülkesidir, yaşanılasıdır.

*

En temel noktaları ile Hollanda Kültürü'nü bu şekilde özetleyebilirim. Bu arada yarın Amsterdam'da olacağım. Kısa zaman içinde Amsterdam hayatını, sanatını, sokak lezzetlerini ve daha birçok mutlu başlığı Melerence'de görmek pek mümkün.

Tot ziens!

Melis

8 yorum:

  1. Teşekkürler Melis, Hollanda'ya gidecekler için önemli bilgiler veriyorsun. Yazılı kültüre çok geç geçen bir toplum olarak düşüncelerimizi yazılı kayda alma alışkanlığımız çok yok. Çaban için teşekkürler...
    Gülin

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gülin Hanım, çok teşekkür ederim. Yarar sağlayabildiysem ne mutlu bana.

      Sil
  2. Melis hanım, sizi yaptığınız çalışmadan dolayı tebrik ve teşekkür ediyorum. Ben de sizin yazınızı okuduktan sonra Hollandaca öğrenmeye başladım. Umarım devamını getirebilirim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar, ne güzel bir haber, siz sağolun. Siz devam ettiğiniz sürece zorlanmadan öğreneceğinize inanıyorum bu lisanı, dilerim yeni kapılar açar size... Başarılar, sevgiler.

      Sil
  3. Melis hanım, Türkiyeden oraya yerleşmek isteyen biri örneğin bir öğretmen çift Hollandaca dilinide gelmeden önce biraz öğrendi diyelim Türkiyeden Hollandaya gelip yerleşmesi imkansızmı ? neler gerek kısaca yazarmısınız..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, öncelikle "biraz" öğrendiği Hollandaca mesleğini yapmasında bir artı olmaz haliyle, ancak sosyal hayatta artı sağlar ama zaten herkes İngilizce konuştuğu için market alışverişini vs. Hollandaca yapsanız çok da yaşamınız değişmez hani. Öğretmenlik konusunu bilemiyorum, sadece Hollanda'da eğitim çok üzerine titrenen bir konu, o yüzden denklik - çalışma şartları vesaire değişebilir. Beklentiler Türkiye'den farklı olabilir, bunu en iyisi eğitim bakanlığına mail atarak sorun derim ben. Ayrıca Hollanda'ya geliş için klasik yol iş teklifi alıp bir firmanın sizin izinlerinizi sizin için alması. Facebook gruplarına da danışmanızı öneririm. Ama... Hiçbir şey imkansız değil.

      Sil
  4. Peki bir turk ailesine Gelin gidilmesi nasil olur Acaba Uzun surer mi gitmek zor olurumu ki

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Holland vatandaşı iseler gerekli prosedürden sonra aile birleşimi yapılır. Daha kolay olur süreç.

      Sil