29 Ekim 2015 Perşembe

"Çılgın" Hayallere Cesaret Etmek

2015'in sonuna gelirken, 23 yaşındayım. 

Dilediğiniz kadar "modern" yetiştirilmiş veya bizzat bu sıfatı kendinize yakıştırmış olun, Türkiye'de veya herhangi bir ülkede yaşamanın bir psikolojisi vardır. Siz istediğiniz kadar reddedin, bu koku, bu psikoloji sizin de içinize işlemiştir artık. Kendini "modern" olarak betimleyen çoğu kişi, "Türk gibi düşünmekten" yakınır yurt dışında, biyolojik ve psikolojik bir gerçek bu. Bu gerçeğin bir yan yolu olarak da, "çok başarılı" insanların Türklerden çıkmayacağı anlayışı sıkça kafamıza vuruluyor esasen. Ağzımız "Çıkar tabii canım, neden çıkmasın bizden de?" dese de, ruhumuzda bir yerde bir güvensizlik yatıyor çoğu zaman.


Üstelik Türkiye kültüründe kompleksli olmak var. Özgürlük ile derdi olmuş hep geçmişimizin, yönetilmekle, saygı ve kişisel mesafe ile dertlerimiz olmuş hep. Tüm bunlar da şekillendirmiş toplum psikolojisini, ve bugün buradayız, iyisiyle kötüsüyle...

Diyordum ki tüm bunlara paralel, hayal kurar mısınız? Ama böyle, "manyak şeylerden" bahsediyorum. Genelde iş, eğitim, fikir yaşamı için hani... Hani hiç "bir Türkün başardığını duymadığınız" türden hayaller. Ne güzel bir laftır o öyle, "Kurduğun hayaller seni korkutmuyorsa, yeterince büyük hayaller kurmuyorsun demektir." İşte öyle "manyak" hayallerden bahsediyorum ki, bunları manyak olarak betimlemem bile şu meşhur psikolojiden bir parça taşıyor olmamdandır. Lakin...

Henüz hayatımdaki çoğu şeyin oturmadığı, background olarak pek cılız olduğum bir anda, aklımı zorlayan büyüklükte hayallere cesaret ediyor kafamın içindeki deli. Bunu farkedince pek seviniyorum, başarmak için yeterince anormalim demek ki! En azından altyapı hazır, gelecekte neler olacağını ise o zaman göreceğiz. Bir diğer secret ki, hayallerimi buraya yazmayacağım. Siz siz olun, fazla dile getirmeyin hayallerinizi, daha yaşamadan ağzınızı alıştırıp ruhunuzu doyurmayın bu hayale. Belki bir gün bu hayalleri başardığımda, o zaman işte buydu demek en güzeli olur.

İşin özü sayın okur, küçük zihinli - cesaretsiz kimselerin sizi etkilemesine izin vermeyin. Önce ne yapmak istediğinizi, kim ve nerede olmak istediğinizi kalbinizi dinleyerek saptayın güzelce. Sonra buraya ulaşmak için hangi yollardan geçmek gerektiğini, eksiklerinizi ve şimdiden sahip olduklarınızı saptayın. Sonra... Koşun! Varana kadar, nefes almadan, keyifle koşun. Unutmayınız ki, ülkenizden o alanda pek başarılı insanlar çıkmamışsa, sizin parlamak için daha çok sebebiniz ve potansiyeliniz var demektir. 

Ne demiş güzel zihinler...

Hayal edebiliyorsanız, gerçekleştirebilirsiniz.

Durmayın, koşun.

Melis


*



3 yorum:

  1. Melis o kucuk zihinliler her yerde her an var. Ve acı ki farkinda olmadan atip tutarlar. Sen sirf ceneni yormamak ona bilincaltinda yer ayirmamak icin he der gecersin bos bakislarla. Onlar da kucuk zihniyle akil vermeye devam eder. Kisir donguden cikmanin tek yolu bunu kabullenip kendimize engel olmasina izin vermemek. Yapabildigimiz kadar en azindan. Ellerine saglik her cumleni severek okudum Melis^^

    YanıtlaSil