9 Ekim 2015 Cuma

23. yaşımdan neler öğrendim?

9 Ekim... Tek sayıları ikinci plana atışım bugün için geçerli değil; müthiş tanıdık, sıcacık bir tarih bu içimde. Zira, 23 yıl önce bugün doğdum ben.

Son 2-3 yıldır doğum günlerimi neşeden çok melankoli içinde geçiriyorum. Gerçekten insanın hayatı 20'sine kadar çok yavaş ilerlerken, 20'den sonra tııırt uçuveriyormuş, çorap söküğü misali. 30'dan sonra daha da hızlanacak sanırım, öyle ki gitgide yapacak şey artarken zaman azalıyor sorumluluklarla. Ha hayat güzel mi, çok daha güzel, o açıdan mutluyum pek şükür.

Daha önce birkaç yazıda bahsetmiştim, her çocuk gibi benim de büyüme takıntım vardı. İşte o günler bu günlermiş diyorum, hızla boyut değiştiren bir özel hayat, tamamen biten bir okul hayatı, tam gaz giden bir iş hayatı... Hayat acayip, ne diyeyim. 

Derken, bugün 23. yaşım bitti. Annem 23 yaşında evlenmiş mesela. Öyle geçerken fikir olsun diye nişan yüzüklerine bakarken bizim sokakta, kuyumcu adamın bana "Aaaa kendinize mi baktınız? Ama siz daha küçük değil misiniz?!?!? Ben ablanıza falan baktınız sandım, size daha erken değil mi ya??!?!" diyeceğine o kadar inanmıştım ki sıkıntısı bile sarmıştı içimi. Ben bunu beklerken adam bana "Eeehm tabii siz kadınlar hep en iyisini istiyorsunuz hohoh." goygoyu yapmış, hayatımdan bir "doğru sandığımı" daha silmişti aniden.

Bu tarz biliyor sandıklarım, doğru sandıklarım vesaire bana birçok ders verince bu yaşımda, bir toparlamak istedim ben neler öğrendim 23. yaşımdan. Zira üniversitenin bitişi ve işe başlayışım psikolojik olarak da önemli kırılma noktaları olduğu ve hepsi bir yaşa sığdığı için, bu yaş çok şey öğretti bana. Kimine "Vay be, kız haklı." dedirtirken, kimine "Ah be çocuğum sen daha bunu yeni mi anladın?" dedirtecektir belki, ben yazayım...

1. Hiç kimse göründüğü gibi değildir. Asla ama asla görünüşe aldanma.

Evet, klişe geliyor kulağa. Ama gerçekten değildir. Bunu çok iyi tecrübe ettim bu yaşımda. En tatlı görünen kadın içinde manyak çıkıyor, "tonton dede" dediğin adam bilmem ne çıkıyor, şeker dediğin insan ayağını kaydırmaya uğraşıyor. Net, hiç kimse göründüğü gibi değil.

2. Herkes manyak.

Bu en favori tespitlerimden biri. Evet arkadaşlar, bu dünyada herkes manyak! Herkes kafayı yemiş! Kimse ne yaptığını bilmiyor, daha kendinden emin olamayan aciz insan gidip başkasına öğretmenlik yapmaya kalkıyor, herkes bir girdabın içinde "iyiymiş gibi" yapmakla meşgul hayatta. O yüzden önerileri alıp harmanlayıp, yine bildiğini yapacaksın. Bari yaşayacağın manyaklık senin kendi manyaklığın olsun.

3. İnsanlar, hem melek hem şeytandır.

Kesinlikle. Hemen herkesin içinde bir iyi, bir çok kötü yan var. O tatlış kızlar biliyor iç dünyasını merak etmeyin, aldanmamak lazım. Herkesin zayıf noktaları var ve herkes aciz. İçindeki kötüyü bir insanın kendisi biliyor, çoğu zaman kendi kendine bile açmasa da bu konuyu... İnsanın kendi doğasını acılarıyla, sevinçleriyle kucaklaması gerektiğini de bu yaşımdan öğrendim böylece.

4. Kendinle iyi geçin. Sana senin gibisi yok.

Kendini artısıyla eksisiyle kabul et. Zira bir sensin seni daima affedecek olan, sarıp sarmalayacak olan, içindeki meleği de şeytanı da tutacak yönetecek olan, bir sensin. Seni bırakmayacak bir sensin. Kendine iyi davran...

5. Aile çok kıymetli; ama içsel olarak uzaklaşıldığı bir gerçek.

İnsanlar 50 yaşından sonra artık "geri gitmeye" başlıyor desek yeri. Aile daha çok önem kazandı gözümde, diğer yandan anlaşmak daha zorlaştı sanki. Herkesin bireysel hayatı olduğu için belki artık. Ama evet, aile çok önemli. Seviniz, kırmayınız mümkün olduğunca. 

6. Olacaksa oluyor, olmayacaksa olmuyor. Elinden geleni yapıp koltuğuna yaslan ve bekle, çok kasma çocuğum. Eğer olacağı varsa, her şeyin bir zamanı varmış. Olacaklar senin "doğru adımlarınla" %100 paralel değilmiş.

Bu ne demek? Bu şu demek sayın okur, siz her şeyi "doğru" da yapsanız, ne bileyim, her şey "olması gerektiği gibi" de olsa, bir şey olacaksa oluyor - olmayacaksa olmuyor. Sanırım buna en güzel tabir "doğru yer, doğru zaman" olayı. Bir yaratıcı olduğuna inanıyorsanız buna yorun, isterseniz doğaya yorun, ama kesinlikle her şeyin bir zamanı var. Zayıf bir örnek ama, bazen ömrü boyunca alkol almış bir adam 90 yaşında turp gibiyken, tek sigara içmemiş adam akciğer kanseri oluyor, gibi. Kötü insanlara şans gülerken, iyi yüreklilerin sürünmesi, gibi. Her şey tam zamanıyken, bir işin olmaması veya ortam "çok saçmayken" o işin pıt diye oluvermesi gibi. Sadece elden gelenin en iyisini yapmalı, gerisini evrene bırakmalı. Zira her şeyin bir yolu yordamı, zamanı var imiş.


7. Abuk subuk şeyleri kafanı takıp durma, başka işin mi yok?

Veee çok tatlı bir ders geliyor. Ya olm deli misin? Ergenlik diye bir şeyin neden olduğunu çözdüm, adamların o yaşta takacak derdi tasası olmadığı için zır zır her şeye mıymıntılanıyor (oy), sen koy onu hayat telaşına, görsün dünya kaç bucak sonra bakalım kolay kolay can sıkacak mı... Bir sakin olun, bir her şeyi panikle karşılamayın, her şey insanlar için zira, nefes alın bir. Ne olur en çok yahu? Evet söylemesi kolay, yapması da kolay bakma, yap olsun, kır duvarları, oldurt gitsin, uzun ettin şemsettin! Olmuşsa olmuş, neyse ne, işine baksana ya, allaşkına sayın okur, üç günlük dünyada abidik gubidik şeyleri takmayın hiç. Ne insanları, ne olayları. Zaten insanları takacak olunca 2. maddeye geri dönün, orada sorununuzun sebebi var. 

Evet, sanırım şu an yazacaklarım bunlar. Bu 7 maddeyi toplarsak sonuç olarak 23. yaşın dersi ne olur totalde? 

Bakınız şu olur:

Sallaaaa...

*




14 yorum:

  1. Mutlu yaşların olsun Melis :) Bende 23 yaşımda daha çok küçüğüm nişan falan telaşları bana fazla ama bu planlı da olmazdı der dururdum.Sonra evlilik e oturması aile olmaya hazır olma işin içine giriyor.Şimdilerde diyorum ki bazı insanlar nasibini yaşayıp 23 ünde anne olup farklı sorumlulukları bile tatmış, herkesin hayatında bir sürü yeni yaş izleri oluyor.Ama 20 yaşımdan beri her mayıs doğruladığım şey şu ki herkes kendi çapında manyak.Bazısı masum kendine zarar verirken bazısı bencil manyak oluyor sadece.Ne diyelim bencil manyaklar yakınlarımızdan uzak olsun.Hele manyaklar senle aynı cinsse durum daha vahim.
    Tekrar mutlu mutlu seneler, diğer yaşındaki tespitlerinin daha huzurlu olmasını dilerim, zor olsa da.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Koca bir aaamin diyorum ve teşekkür ediyorum :)

      Sil
  2. Yeni yaşınız mutluluklar getirir inşallah :) 20 den sonrası olayı benim içinde aynı durumda, oysaki üniversiteye başladığım, okul bahçesinde amçasızca oynadığım top dönemlerini dün gibi hatırlıyorum.

    YanıtlaSil
  3. Çok teşekkür ederim. :)

    YanıtlaSil
  4. Kendimizle iyi geçineliiiim! :)

    YanıtlaSil
  5. İyi ki doğdunuz diyeyim bir de... Ve... Ne ajansı? :) Ben yeni keşfettim burayı. Reklam ajansında mı yoksa cast ajansında mı çalışıyorsunuz, merak ettim, benim konularım bunlar... :) :) sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederiim :) Reklam ajansında çalışıyorum

      Sil
    2. Çok güzel! :)

      Ben de beklerim Kafa'ya... :)

      Sil
    3. Geliriz efem, güzel kafalar bunlar :)

      Sil
    4. E ama hadi! Gözlerim yollarda kaldı... :)

      Sil
  6. Mutlu seneler diliyorum.Her yaş yeni bir tecrübe kazandırıyor...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, gerçekten merakla bekliyorum 1-5-10 yıla şimdi göremediğim neler keşfedeceğim diye.

      Sil
  7. Melis selam. tam 14 yıl geçti 23. yaşımın üstünden. Öyle çabuk, nehre düşmüş yaprak gibi aktı gitti yıllar.
    Eşini ve işini en azından birini çok iyi seçmek bu yaşlardaki en kulağa küpe cümle olmalı derim ben. Çünkü hayatın bu ikisinden ibaret. Bütün çevren, arkadaşların, okuduğun kitaplar, sohbetler eş ve işten besleniyor.

    Mutluluklar dilerim sana kalan yıllarda.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çook teşekkür ederim bu güzel yorum için. O kadar önemsiyorum ve merak ediyorum ki, bu yaşı atlatmış insanların geriye bakınca ne düşündüklerini, hislerini... Değindiğiniz nokta çok önemli gerçekten, her şeyin belirsiz olduğu şu yıllara biraz yaşamın şekillenmesine destek oluyor bunlar. Dilerim geriye bakınca mutlu günler ve doğru seçimler görürüm, görürüz.

      Sil