6 Ekim 2015 Salı

"Zor Şeyleri" Konuşmak

Çoğu zaman kaçıyoruz korkularımızdan.

Yüzleşmeyi erteliyoruz, olabildiği kadar uzaklaşmaya gayret ediyoruz, gittiği yere kadar kaçmaya çalışıyoruz çoğu kez. Oysa çok kolay bir yolu var şu korkulardan kurtulmanın.

Onları "korku" olarak görüp, bu gücü onların eline vermemek. Üstüne gide gide konuşmak, gözünün içine içine bakmak, en zor ihtimalleri de hesaba katmak, yokmuş gibi davranmamak ve fazla büyütmemek şu korku denen şeyleri... 

"Zihnin hikayelerle dolu." en sevdiğim laflardan biri... Aynen öyle, korkularımız da birer hikaye; bakış açısının getirdiği, belki hiç gerçekleşmeyecek olan kötü ihtimallerde kendimizi boğmamız sonucu bize miras kalan birer tortu hepsi. Sık sık sormalı kendimize şu meşhur Melerence sorusunu "Yahu, en kötü ne olur?", hayatı fazla ciddiye aldığımız bir gerçek zira. En kötüsü bile o kadar kötü değil inanın, insan her şeye alışıyor. Tüm bu korkular, endişelerle "şimdi" kaçıp gidiyor ellerimizden bir anda. Hayatı doya doya yaşamak için, bir anı bile kaçırmamak için, korkularınıza dikin gözünüzü bakın cesaretle, Osho'nun dediği gibi, siz baktıkça onlara, birer kar tanesi gibi erimeye başladıklarını görecek, birden yok oluşlarını izleyeceksiniz o korkuların. 


Tüm bunlara paralel, en sevdiğim şeylerden biri, ruhu bir anda özgürleştiren şeylerden biri "zor şeyleri konuşmak". 

Ayrılık mı var? O ana kadar hiçbir şey yokmuş gibi yapıp o an kopmaktan, dağılmış biçimde ayrılmaktansa, oturup konuşmalı. "Çok zor olacak, ağlamaktan gebereceğiz." denmeli. "Haberin olsun, ilk bir sene çok zor olacak, belki krizlere gireceğiz özlemden, bunu şimdiden bilip benimsiyorum." demeli. O zaman göreceksiniz ki, o ayrılık anı çok daha farkındalık dolu ve dingin geçecek. Bu kadar basit aslında bu iş.

Ölüm mü var? Konuşmalı. "Bak, ben de her insan gibi aniden ölebilirim, bunun yaşla ilgisi yok. Ben ölürsem hayatında şunları şunları yapmanı istiyorum, siyah valizi sen alırsın, bilgisayarımı satmayın, telefon annemde kalsın, isterse hattı kapattırabilir. A bu arada, beni İzmir'e gömün, valla öyle bir sistem varsa acayip mutlu olurdum." diyebilmeli. Karşındaki insan seni başını sallaya sallaya, hatta not ala ala dinleyebilmeli. Sonra bir gün ölüm gerçekten ani gelirse, siz birbirinizde hesabı kapatmış olur, geriye buruk da olsa dudağının kenarından gülümseyen birini bırakırsınız. 

Korkularınızı saklamayın. Onları konuşmak, üstüne üstüne gitmek, "Korkmuyorum senden aciz korku, beni ele geçiremeyeceksin, eriteceğim seni gözüne bakarak." diyebilmek, ruhunuzu özgürleştirmek, fani insan doğasından sıyrılmak için yapılabilecek en güzel şeylerden biri.

Zor şeyler, konuştukça kolaylaşıyor sayın okur. Konuşunuz, hislerinize, korkularınıza dokununuz. Zira en çok onların, korkuların ihtiyacı var şefkate.

Sevgilerle,

Melis



2 yorum:

  1. Zor şeyler düşünmek kolay da konuşmak çok zor, bilmiyorum ama bana göre herhalde bu olay.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zor olduğu malum, bence de çok zor bir şey. Fakat limit dediğin zihinde işte, bunu aşan insan müthiş bir özgürlük duygusuna sahip oluyor.

      Sil