25 Ocak 2015 Pazar

Amsterdam'dan ne alınır?

Madem konu bu kadar "Dutch", biz de Hollanda selamı ile başlayalım o zaman: Hoi!

Son günlerde bir "Hollanda dosyası" açmaya karar verdim; şöyle yemeklerden hediyelik eşyaya, genişçe bir inceleyelim Hollanda'yı. Bugün ise, yararlı olacağını düşündüğüm bir post ile "Amsterdam mevzusuna" usul usul girmek istiyorum.



Amsterdam, tarihiyle, görselliğiyle, hisleriyle, çok özel ve bir o kadar da kalabalık bir şehir; kanallar, filmlerden fırlamış hoşlukta kafeler, güler yüzlü insanlar her yerde. Türk paranızı Euro'ya çevirip de bu şehre gittiyseniz, nispeten pahalı gelmesi normaldir. Turistik bir başkent olarak, Amsterdam'ın diğer Hollanda şehirlerine göre daha pahalı olması da mantıklı; lakin Brugge gibi bana aşırı gelen bir yanı da yok fiyatların. Bu yazıda, Amsterdam'dan ne alınır? sorusuna cevap arayarak, fiyatlara şöyle bir göz atacağız. Haydi başlayalım...

Bir numara, tabii ki magnetler. Magnetlerin de ucuzu-pahalısı, iyisi-kötüsü var elbette, ama genel olarak sizi mutlu edecek güzellikte ve uygun fiyatta bir magnet bulmanız gayet mümkün. Örneğin, aşağıdaki güzel Amsterdam evlerinin bir tanesi 2 Euro.



Hollanda'nın turistlere pazarladığı simgelerden biri de "klompen" denen, geleneksel-tahta Hollanda ayakkabıları. Bu ayakkabıları hem orijinal haliyle, hem puf terlik haliyle, hem de birçok hediyelik eşyaya konu olmuş versiyonuyla göreceksiniz Amsterdam'da. Bunlardan biri de, alt fotoğraftaki sevimli ayakkabı fırçaları. Bir tanesi 3.50 Euro yapıyor ki, fena da değil.


Hollanda'nın pazarladığı diğer bir meşhur değer ise rüzgar değirmenleri. Rüzgar değirmeni şeklinde bin bir çeşit biblo bulmanız mümkün. Buradaki biblolar ise 3,5 - 8,50 Euro arası. 


Diğer bir olmazsa olmaz ise anahtarlık elbette. Yine bunların da ucuzu-pahalısı var; alabileceğiniz en basic modeller arasında ise 1,5 Euroluk bu "mini klompenlar" var.


Yine çok çok çok klasik bir "olmazsa olmaz", elbette lale soğanları. Klasik fiyata göre, 10 adet lale soğanı olan paket 3,50 Euro. Gerçekten, benim de aldığım, geleneksel ve güzel bir armağan.


Burada da lale şeklindeki, tanesi 2 Euro olan kalemler...


Bunlar da üst satırlarda bahsettiğimiz tahta klompenların gerçekleri.


Burada da, 5 Euroluk mini klompenlar.



Diğer bir güzel armağan da, "Amsterdamlı tişörtler", hemen her mağaza da bulmak mümkün ve çok pahalı da değiller ki, fiyatları etiketlerden görebilirsiniz.





Son olarak, elbette kartpostallar; artık evinize döndüğünüzde, buzdolabına bir magnet ile tutturulup, güzel anılarınızı hatırlatacaklarına şüphe yok. :) Bir de, aldığınız kartpostalların arkalarına, daha bulunduğunuz ülkedeyken - hani sıcak sıcak bir şeyler yazıp o anki duygularınızı anlatmanızı tavsiye ederim. Zira daha sonra okuyunca çok mutlu oluyor insan.


Ben Amsterdam'dan ne aldım?

Ben Amsterdam'dan bunları almıştım aileme. Bir de yanında lale soğanları vardı.


Tam bir kupalover'ım ama, bu bardakların Amsterdam evleri gibi uzun-dar olması ayrıca hoşuma gitmişti. Daha büyük-teklileri de vardı ama ben üçlü set almayı tercih ettim.


Şu Amsterdam levhasını aşık olarak, hatta 7 Euro gibi gereksiz bir paraya almıştım ama iyi ki almışım. :) Baktıkça mutlu oluyorum o canlı renkleriyle.


Tüm bunların dışında Amsterdam'da "en çok satanlar" arasında Heineken ürünleri, kupalar-tabaklar, cinsellik ve Marijiuana temalı ürünler ile leziz Hollanda peynirleri var. Aşağı yukarı "almazsanız olmaz" olan hediyelikler böyle. Dilerim Amsterdam'ın, mutlu insanların, lezzetli yemeklerin, özellikle patatesin (pataat) bolca tadını çıkarır ve güzel anılarla dönersiniz.

Eh, Hollandalı gibi bitirelim o zaman. :) Dag!

Melis van Eren

2 yorum:

  1. Kupaları ne kadara almıştın acaba eğer hatırlıyorsan cevaplarsan sevinirim ve ayrıca ben bikaç hafta sonra gideceğim o kupalardan her yerde bulabilir miyim? Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, açıkçası direkt hatırlayamadım fiyatını ama bu minik üçlü paket için 8 Euro geldi aklıma direkt. Normalde daha büyük - tek kupalar 4-5 Euro civarı oluyordu.

      Sil