8 Ekim 2014 Çarşamba

Vosporos, Selanik


Ilık rüzgara, denize sırtınızı verip Aristotelous Meydanı'ndan yukarı çıktığınızda; beyaz, saray sütunlu - güzel kokulu yolu takip eder, bir de yol sonunda sağa dönerseniz, kolayca bulacaksınız Vosporos'u.

Vosporos, İstanbul Boğazı'na verilen isim Yunanca'da. Anadolu, Boğaz, o eski derin tınılı kültüre selam ediyor bu mekan; hem yemekleri, hem şarkıları, hem kendisini pek sevdim. Bakalım neler yapmışız...


Öncelikle fiyatlar hakkında fikir edinebilmeniz için menüden birkaç kere geliyor. Daha önce bahsettiğim gibi, euronun doğal pahalılığından dolayı bir nebze daha tuzlu belki fiyatlar; fakat Hollanda gibi dudak uçuklatan miktarlardan da bahsetmiyoruz. Üstelik Türkiye'de alıştığımız gibi, "bol bol servis etme" var da diyebiliriz. Örneğin "souvlaki", doyurucu bir et yemeğidir, 6.80 Euro. Bu da 20 lirayı geçmeden karnınızı güzelce doyurabileceğiniz anlamına geliyor. 


Gazlı içecekler 1,50 Euro'yu geçmiyor, biralar 3,25 Euro. Geleneksel bir Yunan rakısı olan ouzo içeyim derseniz, ortalama fiyat 5,80 Euro oluyor.


Biz yemeğe sevdicek, Nanouli ve ben, üç kişi gittik. Siparişlerimizi verdik ve kırmızı şarap aldık onlar gelene kadar, tam bir Mesih yemeği oldu; şarabın ve ekmeğin tadı muhteşemdi.


Derken, ayıptır söylemesi, masayı donatıverdik. Alt fotoğrafta, olmazsa olmaz Yunan salatası "Horiatiki" var; normalde pancar, yumurta, biber olmaz ama, bu şekliyle de güzeldi.


Yine bir olmazsa olmaz, caciki. Daha önceki yazılarda birçok kez bahsettiğim gibi, Yunanistan'da caciki susuz ve süzme yoğurtla yapılır; tadı benzemez ama görünüşü haydariyi andırır. 


Midye, Yunanistan'da mutlaka denenmesi gereken deniz ürünlerinden.


Ve feta saganaki. Birkaç gün önce Melerence'de de yayınlamıştım kendi hazırladığım feta saganakiyi. Yine bu yazıda, "saganaki" kavramının bir pişirme stili olduğundan da bahsetmiştik. İşte buradaki, meşhur Yunan peyniri fetanın saganakisi sevgili okur.



Bir de böyle everything into the middle yaptık; deniz ürünlerinden mi - etlerden mi olsun seçebiliyorsunuz. Yine çok lezzetli, tanıdık bir tabaktı.


Bunların yanında patates kızartması vesaire gibi birkaç şey de aldık. Ardından, daha önce, yine bir güzelim Selanik tavernasından bahsettiğim şu yazıdaki gibi, yemekten sonra "Tatlı ister misiniz?" dediler, -ki bu bir ikramdır, böyle bir "dondurma platformuna" dizili dondurmalarımızı getirdiler en son.


Ve gelelim sadede. :) Bunca yeme-içme, üç kişiye fazla gelen tabaklar ve tatlı için, hesap 58 Euro tuttu; mekanın 21:00'a dek %20 indirimi olmasından dolayı ise 46 Euro'ya düştü. Bir de akşam üzeri başlayan canlı buzuki müziği ve ondan öncesindeki Haris Aleksiou ve Dimitra Galani şarkılarını da katarsak, her şeyiyle oldukça memnun kaldığım bir mekan oldu Vosporos.


Kendisini çektiğimi farkeden buzukici ağabeyimizin sıcak bir gülümseme ile matrak matrak poz vermesi ise, son bir hoşluk oldu Vosporos'a dair. :) 

Gidiniz, yiyiniz, seviniz...


*

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder