7 Ekim 2014 Salı

20 Yıl Sonra, Aynı Yerde: Bir Erken Doğum Günü

Selamlar,

Bayramda anneme doğum günü hediyem olan sürpriz biletler ile, anneannemi ve dedemi görmeye gittik. İstanbul'a yaklaşık 5 saat uzaklıkta, çocukluğumun bir kısmına ev sahipliği yapmış küçük bir şehirde yaşıyor Orhan Bey ile Nermin HanımKendilerine dair bir devam hikayesi olacak kısa zaman sonra; fakat bu yazıda bahsedeceklerim benimle ilgili daha çok.

Benim çok yakında doğum günüm var. Son 3 yıldır garip bir melankoli geliyor üstüme bu günde. Üstelik sosyal ağlarda pek paylaşmıyorum bu bilgiyi, dolayısıyla gerçekten doğum günümü hatırlayan - önemseyen insanlar ulaşıyor bana, ki ilgilendiklerim onlar. Evet efendim, önem veriyorum ben doğum günlerine, gerçek bir mazeret olmadığı sürece unutmasınlar.

Derken, anneannem ile dedemin uzun yıllardır yaşadığı evde, benim de birçok anım var çocukluğuma dair. Bunlardan -en güzellerinden- biri, yıllardır değişmeyen ve hala çok hoşuma giden salon takımı önünde kutlanan - fotoğraflanan doğum günleri. Hem benim, hem ağabeyimin bir sürü fotoğrafı var o masa önünde... Ben de son yıllarda kıymetini daha iyi anladığım bu eve madem doğum günüme bu kadar az kala gidiyoruz, o zaman hep birlikte kutlayalım dedim. Anneannem ve dedem o kadar naif ruhlu, düşüncelidirler ki, yaptıkları her işte bir tutam sanat vardır. Bu yüzden onlar da çok özendi, mutlu oldu; fotoğraflar çektirirken, mumları üflerken bol bol gülümsedik hep birlikte... Küçük kuzenim Kıvanç, dayım ve eşi de oradaydı elbette; Kıvanç'ın pasta mumuma düzenlediği saldırılar da hemen her fotoğrafta kayıt altına alındı. :)

Doğum günü pastasını anneannem - annem ve ben, birlikte yaptık. Aslında pasta çok güzel oldu zaten; ama hani, böyle "profesyonel" bir şey olmaması beni ayrıca mutlu etti. 


Pasta kremamıza puding karıştırdık, tadı çok daha güzel oldu. Süsleme için basit, eğlenceli çikolata tatları kullandık.


Anneannemin yaptığı keki, yine kendi yaptığı ahududu marmeladı ile aromalandırdık. Ardından boool kremalı pastamızı hazırladık, süsledik ve sarı kuzen Kıvanç ile ailesi gelene dek, biraz kendine gelsin diye dolapta beklettik.


Markette doğum günü mumu yokmuş, azıcık irice mumum ile, ortaya böyle bir görüntü çıktı sonra. :) Melis'i de ben yazdım keyiften dört köşe halde, dedem kızdı biraz "Yılı da yazın!" diye :P, sonra damla çikolata ile yılı da ekledik. Yılsız olmaz! :)


Ardından, pek sevdiğim fotoğraflar çıktı ortaya. Üst fotoğrafta, yaklaşık 20 yıl önce ağabeyim ve annem ile yine aynı masa başındayım. Altta, 20 yıl sonra ise Orhan Bey ve Nermin Hanımcığım ile, yine aynı yerdeyim. İyi ki burada kutladık, uzun yıllardır yaşadığım en güzel doğum günü oldu benim için.


*

Bence doğum günleri çok önemlidir sevgili okur. Önemi; pahalı pastalarda, gösterişli mekanlarda, seni "aslında" tanımayan yüzlerce insanı o özeller özeli güne davet etmekte değildir. Doğum günleri, gerçekten doğduğuna can-ı gönülden sevinenlerle birlikte olmaktır; mumunun doğum günü mumu ile alakası olmaması, pastanın yamuk, tadının ise şahane olmasıdır.

Sevgiyle,

Melis



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder