17 Ekim 2014 Cuma

Hayat-ım,

Üniversite son sınıfa gelmiş öğrenciler, mümkün olduğunca kötü bir ortalamaya sahip olsun diye kasıla kasıla verilmiş bir mini tez yazıyorum şu an.

Çay, bir kova Merenda, BBC'de insanlığın yaratılışına dair bir belgesel açtım, ona kayıyor gözüm arada. Bilgisayarımın kablosu yine temassızlık yapıyor; ödevi bitirebilmek için babamın uyumasını bekledim ki onun şarjını alayım. Bu da hafif temassızlık yapıyor ama benim kablodanmış herhalde. Göz ucuzla söndü mü şarj lambası diye bakmaktan sabah fırıl fırıl olacak gözlerim. 

Olsun, böyle güzel güzel araştırayım, ödevler yapayım falan seviyorum da, bağzı eğitmenler biraz şey... Neyse ney.

Şu intihar eden adamı gördünüz mü? Hani video bırakan... Ben hepsini izleyemedim. Başına ve sonuna baktım biraz. İnsan psikolojisi bir garip ama, nispeten bilinçili olduğu görülen bir insanın kendini "mantıklı" açıklamalarla öldürmesine, delirip de kendini asan birinden daha çok eriyor kalbim. Keşke o geceden birkaç zaman önce karşılaşsaydık bir yerde, hayata dair konuşsaydık, öyle süslemeden ama, neyse o. Allah'a inanmadığını söylemiş sanırım videoda, birkaç gerizekalı da saldırmış. Allah'ın nasıl olmadığını anlatsaydı bana güzel güzel, ben kafamı sallasaydım, o hayata karşı kaybettiğini söylediği motivasyonu bulsaydı azıcık, yaşasaydı. Ne bileyim be oğlum, biraz daha belki. Her ne şekilde, her nereye gittiysen, mutlu olasın. Dilerim değmiştir hayal ettiğin her şeye, Allah'tan bahseden çoğu kalpsiz gerzekten çok daha güzel yüreklisin, gördüm gördüğümce. Beklediğini bulasın, huzurlu uyuyasın.

Eh, madem hala hayattayız, "gerekenleri" bitirip yolumuza bakalım biz de, artık şans eseri şans yeterse... Balıkçılık aklımda ama, neyse.

Ben gerzek ödeve döneyim, uyumak zaman kaybı gibi geliyor zaten... 

*


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder