26 Haziran 2015 Cuma

"Kıskançlık"

Elimde bir kitap var, 1967 basımı: Kıskançlık

Sahaf raflarında tesadüfen bulunmuş, iyice kahveye dönmüş yırtık sayfalarıyla beni pek mutlu eden bir kitap... Üstelik, insanın yaşam içinde duya-yaşaya iyice alıştığı kavramlardan birini irdelemesi ve bunu "bilimsel" olarak, ciddiyetle yapması pek hoşuma gidiyor. Kitabın ön sözü de pek güzel başlıyor; 9 aylık bir bebeğin dahi, ortamda bulunan başka bir bebekten veya annesinin başka birine belirgin ilgi göstermesinden doğan huzursuzluk belirtilerine değiniyor ilk cümleler.


Bunun yanında, bugüne pek de uymayan bir tavırla, bir kısmı duygusal sayılabilecek birçok yargıyı kararlı cümlelerle savunuyor kitap: "Genç kızlar sevgililerini kıskanır, çünkü gelecekte yalnız kalmaktan korkarlar." gibi. Bu açıdan, kitabı bir yandan "öğrenmek" için okuyor, diğer yandan bir tarihi eseri inceler gibi, eseri ciddiye almak ve almamak arasında kalıyorum. Bir de, eski kitaplarda sıkça gördüğüm "sevmiyen, yapma" gibi kelimeler bolca, özellikle şu yapmağa-kaçmağa olayına, hele ki bunu konuşurken de yapanlara gıırrr olduğum bir gerçek şimdi. J


Kitabın içindeki başlıklar ise bunlar...



Kitabın arka kapağındaki son cümle şöyle diyor: "En fazla kıskanç olan insanlar sevemeyen, buna karşılık, sevildiklerini görmek ihtiyacı duyan kimselerdir." Çılgınlarca tartışılırJ 

Siz ne dersiniz?


3 yorum:

  1. Τι βιβλίο είναι αυτό, Μελίς;

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Γεια σου Χριστίνα! Είναι ένα παλιό βιβλίο που λέγεται "Ζήλια".

      Sil
  2. μου αρέσουν πολύ τα παλιά βιβλία! είναι σαν κειμήλια!

    YanıtlaSil