1 Haziran 2015 Pazartesi

Balat: Cafe Naftalin K.

Birkaç gün önce, uzun zamandır hayal ettiğimiz Balat keşfini gerçekleştirdiğimize dair bir yazı yazmış, orada kısaca bahsettiğim Cafe Naftalin K. ile ilgili ayrı bir post hazırlamak istediğimi belirtmiştim. İşte o post, bu post!

Balat, tarihiyle - güzelliğiyle birçok turistin uğrak yeri olan, görünen o ki -iyi ki veya maalesef- birçok girişimci tarafından farkedilen ve yavaş yavaş mekan anlamında hareketlenmeye başlayan bir yer. Balat'ı keşfe çıktığımız gün, kahvaltı edebileceğimiz bir mekan aradık internet üzerinden, Naftalin Cafe K.'yı bulduk. Siz de özellikle telefonunuzdaki navigasyon cihazınız ile çok kolay bulacaksınız burayı; üstelik kafeyi görür görmez müthiş mutlu bir enerji de alacaksınız. :) Bugün güzel bir yemek-mekan hikayesi hazırladım size...

Doğrusu ben bir mekanda çalışanlara, tanışmak mümkünse sahiplerine ve sahip oldukları enerjiye çok önem veriyorum. Mekan istediği kadar müthiş olsun, gerekli enerjiye sahip değilse insan iyi hissedemiyor kendini; veya tam tersi, "teknik olarak" yetersiz bir mekan doğru enerji ile çok huzurlu bir yere dönüşebiliyor. Burada ilk sevdiğimiz nokta kafeyi işleten, pek içten bulduğumuz çift oluyor ki, şu an kafenin karşısında bulunan antikacı dükkanına sahiplermiş ilk başta. Bu kafe fikri ortaya çıktığında ise, mekanı da oradan eşyalarla döşemişler; bir oda dolusu nostalji, plaktan çalan güzel müzikler, "zorlama" durmayan sıcacık bir mekan... Ağzınız açık, dört bir yanı fotoğraflamaya davranacağınıza şüphe yok; bizde öyle oldu zira! Gerçi bir an önce elektronik cihazlarınızı çantanıza koyup, etrafın ve adeta "tarihin" tadını çıkarmanızı tavsiye etmemek elde değil...




Cafe Naftalin K.'nın bir diğer özelliği ise "kedisever" bir kafe olması; bizden direkt +1 puan! Kapının önünde de iki miskin kedi keyif yapıyordu, fakat asıl kışın baktıkları kedi sayısı çok yükselmiş soğuklardan. Mekanda da kedi temalı köşeler görmek mümkün... Ayrıca önemli bir nokta ki, "Nedir bu K?" diye sorduğumda, güzel de bir cevap alıyorum. K demek "Kafka, keyif, kitap, kahve..." diye giden uzunca bir huzur listesi demek imiş; K ile başlayan bunca sevdiğimiz şey olduğunu da burada farkettik.



Gelelim yemek konusuna! Öncelikle burası vejetaryen bir mekan. Güzel kahveler içebilir, bizim gibi kahvaltıyı tadabilir, üstelik Hatay usulü tatlara da ulaşabilirsiniz burada. Tıpkı alt kısımda göreceğiniz zahter gibi... Biz deli gibi aç biçimde kahvaltı rica ediyoruz, güzel masamıza en önce zahter ve zeytinyağı geliyor. Ben ilk defa tattım bu Hatay lezzetini, beklediğimden fazlaca beğendim.


Zahterin çok farklı bir aroması var; ekmeğinizi önce zeytinyağına sonra bu baharata (kısmen) batırarak yiyorsunuz. Kahvaltı tabaklarımız hazırlanırken çok iyi gidiyor bu lezzet.


Ardından güzel sunumuyla leziz bir kahvaltı geliyor masaya; yemeğin masaya geldiği ve tabağınızla bakıştığınız o ilk an başarıyla sonuçlanıyor bizde. :) Mekan güzel, dost sohbeti güzel, yemek güzel... Mutlu hissettiğim anlardan.


Küçük ayrıntılar, büyük farklar yaratıyor. :)


Bu arada bir arkadaş "Wifi var mı acaba?" diyor, mekanın sahibi hanımefendi "Wifi yok; ama plaktan müzik var." diyerek eski, mutlu şarkılar çalıyor bize. Burası gündelik hayattan kaçıp, şöyle çabasız, kendiliğinden dolu dolu-güzel bir gün geçirmek için ideal bir yer. Özellikle kahvaltıyla güne başlayacaksanız... 

Yolumuz Balat'a düştüğünde, mutlaka tekrar uğrayacağımız bir mekan burası; içten tavsiyelerimle.


*

2 yorum:

  1. Bu kafe hakkında yorumlara bakarken blogunuza denk geldim. Ne hoş yazmışsınız :) Artık takipteyim..

    YanıtlaSil