22 Haziran 2015 Pazartesi

Hollanda, Arnhem Openlucht Müzesi - I

Uzun zamandır yazmak istediğim bu keyifli mekanın yazısına nihayet başlıyorum. Hollanda'nın Arnhem şehrinde bulunan, harikalar diyarı tadında bir yer "Hollanda Açık Hava Müzesi", yani Nederlands Openluchtmuseum. Zira bu müze, büyük ihtimalle daha önce gördüklerinize hiç benzemiyor!

Openluchtmuseum için, Hollanda'nın ulaşımından, göçlere, sosyal hayattan tarihine kadar ince ince işlenmiş, tiyatro gibi canlandırılmış bir açık hava müzesi diyebiliriz. Orijinali gibi döşenmiş birçok dükkan, ev, bar konsepti bulacak; bazı kısımlarda yine orijinaline göre giyinmiş eski moda kıyafetli-tahta ayakkabılı bir Hollandalı sizi karşılayacak... Müzenin orta yerindeki yeşil alanda gezinen dev inekler, yanınızdan yürüyerek geçen ördekler, tarihi üniformalı tramvay sürücüleri, rüzgar değirmenleri... Adeta Hollanda'nın harikalar diyarındayız!

Az yazı - bol fotoğrafla başlayalım gezinmeye. Öncelikle müzeye girmek için yetişkinler 16 Euro, 4-12 yaş arası çocuklar 12 Euro ödemeli; 0-3 yaş arası bebekler ise ücretsiz giriyor. Bu arada, bu müze için en az 5 saat vermenizi öneriyorum, inanın değecek. :) 


Müzenin girişi böyle, ama bu fotoğrafın asıl sebebi sağ taraftaki dev bir yastık görünümlü kısım. Oranın içinde hayatımın en tiyatro gibi dakikalarını yaşadım ama maalesef fotoğraf çekmek yasaktı. Şöyle ki, sistemi içeriden 3-4 katlı yapmışlar ama siz görmüyorsunuz. Uzun sıralara oturuyorsunuz, sinema gibi başlıyor her şey... Hollanda'nın tarihini anlatıyor bir ses, arkada neyden bahsediyorsa onun devasa maketleriyle... Sonra ardından oturduğunuz platform uçmaya başlıyor! Resmen uçuyoruz, sağa sola-yukarı aşağı gidiyor sıralar, siz gittikçe bir perde açılıyor, arkadan dev inek maketleri çıkıyor, burası bu kadar derin miydi diye ağzı açık kalıyor insanın! Aniden sola gidiyoruz bu sefer, eski bir Hollanda evinin içine sokuyor bizi platform, dış ses anlatmaya devam ediyor; hop hızla aşağı sonra, bir çiftlikteyiz bu sefer... Gerçekten hayatımın en inanılmaz tecrübelerinden biriydi, bir kez daha bravo bu sarı adamlara. :)


Bu da Hollanda'nın meşhur dev müzik kutuları. Bunun ne olduğunu iyice anlayabilmek için mutlaka şuraya klik edip videoyu izleyin derim. Hollanda'da en sevdiğim anlardan biri, Deventer sokaklarındaki cumartesi pazarında çiçekleri karıştırırken, bir yandan sokağın bu güzel müzikle dolmasıydı. Bir çeşit dev laterna! :)


Ve içeri giriyoruz... Solda hediyelik eşya kısmı var ki, oraya çıkarken bakacağız!





Girdiğimiz ilk kısım, Hollanda'da kıyafet tarihine götürüyor bizi... "Asillerin" kıyafetlerinden, düğün kıyafetlerine; loş bir ortamdaki ışıklandırmayla kendinizi 100 yıl öncesinde buluyorsunuz.





Bölümün çıkışında bir makine var; kendinizi çekiyorsunuz ve makine sizi eski moda bir Hollandalı yapıveriyor. :)



Burada Bir Macar, bir Suriyeli ve bir Etiyopyalı arkadaş "Hollandalı" olmuş iken, çok gülmüştük. :)


Dışarı çıkmadan önce yine eski stil Hollanda evlerini, kahvaltı sofralarını, salonlarını betimleyen küçük maketleri inceliyoruz.



Ve sonunda dışarıyı keşfetmeye başlıyoruz; dev bir tiyatro sahnesinin ortasına düştük sanki! İnekler, eski bir tramvay, ilerideki zarif rüzgar gülü...




Bu binaları da gezeceğiz az sonra; eski yılların barı şeklinde düzenlenmiş biri.




Şaşkın bebelerle oynamalar...


Ördek kovalamalar...


Ve birinci yazının sonu olarak, eski stil bir Holland pub'ını keşfetmeler! Burada dev bir müzik kutusundan çok mutlu, eski şarkılar çalışıyordu. Masadaki bardaklar falan hep yapma ve masaya yapışık. En altta da Amstel birasının eski bir reklam afişini göreceksiniz. Şimdiden veda edeyim, serinin ikinci yazısı, daha da keyifli fotoğraflar çoook yakında burada olacak! Görüşürüz. :)






*


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder