27 Eylül 2012 Perşembe

Selanik'te Hayat 1

Selanik, Yunanistan'ın en büyük ikinci şehri sıfatını taşıyan, eski ve yeni şehir olarak ikiye ayırabileceğimiz, bir insanının bu şehri sevmemesinin pek mümkün olmadığı; hem huzurlu, hem de oldukça hareketli bir şehir. Eski şehir denen kısım, Selanik'in üst taraflarında yer alan meşhur kalenin (Kastra) olduğu bölüm. Bu bölümde evlerin, yapılaşmanın daha eski olduğu, daha dar sokaklara sahip olan ve bir nebze Osmanlı dönemini çağrıştıran bir yerleşmeye tanıklık ediliyor. Aynı zamanda, tüm Selanik'i ayaklarınızın altına seren Kastra etrafında birçok hediyelik eşya dükkanı bulabiliyorsunuz. Burada fiyatlar daha normal ve Türkiye'ye daha yakın. Şehir turuna  ve toplumsal yaşama dair küçük notlar ve bol fotoğraf ile devam edelim.

Dora Teyze ile Sohbet

Kastra bölgesinde girdiğim ilk hediyelik eşya dükkanında tatlı bir sohbete daldığımız Dora teyze'nin nezaketinden çok etkilenmiştim. Sohbetimiz biraz daha koyulaşınca inanç üzerine merak ettiklerini de sordu bana; fakat yine de nezaket göstermek için harcadığı çabayı hatırlayarak gülümsüyorum. Televizyonda bir belgeselden Büyükada'daki Ayayorgi Kilise'sine, Paskalya döneminde birçok Türk'ün de gittiğini izlediğini anlatıyor şaşkınlıkla. "İnançlarımız biraz farklı; ama Ayayorgi'ye olan inanç beni çok şaşırtmıştı." diyor. Birçok insanın (Türklerden) oraya "dilek tutma" niyetiyle gittiğini söylemesem de, iki ülke inancının çok da uzak olmadığı fikrine dair olan bu sohbet, ikimizi de mutlu etmişti. İstanbul'a, topluma ve hayata dair birçok soru sordu ve çok güzel bir sohbetin ardından oradan ayrıldım...




Yunanistan'da En Çok Zorlandığım Konu

Yukarıda, fotoğraftaki dükkan bir eczane ve gördüğünüz üzere kapalı; vakit henüz öğlen.


Aslında Yunanistan'da zorlandığım tek konu bu ve biliyorum ki bu sisteme alışık olmayan herkes aynı zorluğu çekiyor.  Mevzu şu ki, Yunanistan'da cumartesi günleri marketler, mağazalar vb. yerler öğlene kadar çalışıyor; pazar günü ise fırınlar dahil, her yer kapalı. Hatta girdiğim bir müzik markette çok vakit harcamışım ki kadın en sonunda "kapatıyoruz" demek zorunda kalmıştı, vakit henüz öğlendi.

Tabii zamanla bu duruma da alıştım ve geç saatlere dek açık olan sokak büfeleriyle yetinmeyi öğrendim. :)

"Selanik, aynı İzmir!" Mevzusu

Yunanistan'a gitmeden önce ne zaman Selanik için bir yazı okusam, hep aynı cümleyi görürdüm: "Aynı İzmir!"

İzmir'i yakından tanıyan biri olarak, fotoğraflardan gördüğüm kadarıyla benzer birçok yönü vardı gerçekten. Kordon boyu, binaların stili ve deniz ile şehrin iç içeliği bu yönlerden bazıları.

Fakat yine de, şehirde gezerken, sürekli "Allah'ım İzmir'deyim." demedim, okuduğum yazıların aksine. Her şeyden önce Aristotelus Meydanı'ndaki şehrin meşhur oteli Electra Palace'ın bulunduğu beyaz sütunlu bina, Tsimiski Caddesi devam eden, bir nebze daha "Helenik" olan aynı sütun yapılar, Yunanistan'da olduğunuzu hissettiren ayrıntılardan biriydi. Fakat sahil boyunca yer alan kafeler oldukça benziyor İzmir'e. Şehrin genel ferahlığı, İstanbul gibi tıklım tıklım ve "basık" olmayışı da İzmir'i anımsatıyor. Bunun dışında elbette şehrin ve toplumun elektriği yakın da olsa; bazı şeyler oldukça farklı aslında.

Selanik insanının İstanbul insanından farkı çok büyük, söylemeye gerek yok. :) Fakat İzmir'deki güzel ortama daha yakın elbette. Okulum gereği bir "Beyazıt çocuğu" olarak söyleyebilirim, insanların size bakmadığı bir şehri adımlamak, ilginç bir deneyimdi. Biraz da Türkiye için bir şeyleri daha iyi farkettiğiniz, daha derin sorguladığınız bir deneyim elbette. Huzurlu bir deniz şehri Selanik, mutluluk veren bir şehir; özellikle küçük dükkanlar içinden gelen buzuki tınılarına dikkat ediyorsanız.


*









*

Selanik'in en önemli merkezi olan Aristotelus Meydanı, şehir sakinlerinin akşam üzeri değişmez adresi. Yukarıda değindiğim gibi, birçok kafe, dönerciler (-Ki bu konu üzerinde ayrıca duracağım.) geniş caddeler, deniz, şehrin en mühim sembollerinden Beyaz Kule, Aristotelos ve Büyük İskender (Megas Aleksandros) heykeli ve meşhur kordon boyu bu merkez etrafında kurulu.





*

Devamı için tıklayınız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder