11 Eylül 2012 Salı

Selanik'e Doğru: Türkiye - Yunanistan Sınırı

Yıllar yılı iki dilek vardı yüreğimde Yunanistan için.

Birincisi, ilk kez Yunanistan’a gitmek üzere çıkacaktım Türkiye’den; ilk vize damgam Selanik için olacaktı.

İkincisi, otobüsle gidecektim. Öğlenin yakıcı sıcağından bir haber, o telaşlı ve mutlu insanların olduğu tenha tesislerden birinde, sabaha karşı şehre vuran buz mavisi ayazı yaşamak istiyordum.

Ne mutlu ki, kısa zaman önce iki dileğimi de gerçekleştirdim.

Bu kavuşmayı, insana iki saniye içinde binbir duygu yaşatan sınır bölgesinden anlatmaya başlasam doğru bir seçim olur.

*

Türkiye'den İpsala Sınırı'na, çıkış kapısına vardığınız zaman, önce Türk tarafı için pasaport kontrolüne giderek başlıyorsunuz işe. Genelde, önünüzde evraklarında problem olan bir araç - kişi yoksa, işiniz oldukça kısa sürüyor. Sadece pasaportunuzu damgalayıp size geri veriyorlar ve 1 dakika içinde işiniz bitmiş oluyor.

Ardından oldukça güzel dizayn edilmiş Türkiye gişelerinden geçerek, dilerseniz Türkiye Free Shop'una giriyorsunuz; henüz hala Türkiye'desiniz. Free Shop içerisinde meşhur alkollü içecekler - parfüm - çikolata üçlüsü dışında çok geniş bir ürün yelpazesi yok. Bunu özellikle vurguluyorum, çünkü Yunanistan Free Shopu çok çeşitli ürünler barındırıyor içinde.. Bu klasik üçlü dışında yöresel hediyelik eşyalardan, yerli zeytinlere, uzolu şekerlere kadar birçok ürün bulabiliyorsunuz, gezmesi de daha keyifli oluyor tabii.

Derken, bu kısımdan sonra yaklaşık 100-200 metre kadar kısa bir mesafe daha gidip meşhur Meriç Nehri Köprüsü'ne varıyorsunuz.. Asıl güzel nokta, tam da bu köprü üzerinde sizi bekliyor. Türkiye tarafında köprünün demirleri kırmızı-beyaz boyalıyken, tam ortaya geldiğinizde demirler mavi-beyaza dönüyor;

Ve artık Yunanistan'dasınız. :)

Köprünün tam ortasında, sınır noktasında karşılıklı duran Türk-Yunan askerleri için küçük kulübecikler var, ve genelde aracınızla sınırdan geçerken, askerler sizi el sallayarak uğurluyor & hoşgeldiniz diyor. Fotoğraftan tam sınır noktasını görebilirsiniz; tabii bu dönüş yolu olduğu için Yunanistan tarafından göreceksiniz.


Ve Yunanistan'a geçtiğiniz andan itibaren, tüm tabelalar Yunanca oluyor haliyle, altında İngilizce açıklamalarıyla.

Artık resmi olarak turistsiniz. :)

Ardından, yine kısa bir mesafeden sonra, Yunanistan Gişeleri'ne varıyorsunuz bu defa. Tekrar aynı kontrol işlemi gerçekleşiyor; ve şans mıdır bilinmez, yine çok kolay ve kısa bir işlem olmuştu benim için. Ayrıca söylemeden geçmeyeyim; Türkiye tarafındakiler gibi, burada da görevliler çok güleryüzlü insanlardı.

Şimdi Yunanistan Free Shop'unu o kadar övdük, buradaki Free Shop'a da hemen girelim derseniz; malesef olmuyor. Yunanistan'ın Free Shop'una ancak dönüş yolunda girebiliyorsunuz; çünkü birtakım süre kuralları sebebiyle, karşı ülkede belli bir süre kalmanız gerekiyor Free Shop ziyaretleri için. Fakat ülkeden çıkarken, karşı ülkede ne kadar kalacağınızı bilemedikleri için, çıktığınız ülkenin Free Shop'una giriş yapmanızda bir sakınca olmuyor. Bu yüzden, dönüş yoluna kadar "ipomoni" demek gerekiyor; yani, sabır. :)

Derken, benzer iklime de sahip olsak; çok daha bol yeşillikli ve engebenin daha az olduğu yollardan; Yunanca yazıların, tabela ve afişlerin arasından geçerek; kulağınıza bol -S sesi bırakan bu hızlı aksan kulaklarınızda, ülkenin iç taraflarına doğru ilerlemeye başlıyorsunuz... 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder