13 Temmuz 2017 Perşembe

Fırında Sebze Kebabı

Bugün işten eve gelirken fırında sebze kebabını yazayım gidince dedim ve her zaman olduğu gibi aklımda yazmaya başladım. Aklımdaki yollar beni devamlı "çok kolay, bak mutlaka deneyin çünkü böyle kolay bişey olamaz" falan gibi cümlelere çıkarıyordu. Sonra, son zamanlarda yemek bloğuna dönüşmüş Melerence'de yazdığım her tarife "bak valla çok kolay" vurgusu yapmaktan vazgeçmem gerektiğine kanaat getirdim. Yapınca - e yemek mis gibi olunca, haliyle çok kolay geliyor. Bu yüzden kendimi bir defa daha zaptetmeyerek, aşırı kolay ve leziz bir şey bu! diyeceğim. Nolur bir kere deneyin bak valla çok kolay! :) Aslında mevzu kolaylığından ziyade; bu kadar kolay hazırlanan bir yemeğin böylesi lezzetli olması ve benim bun her defasında şaşırmaya devam ediyor olmam. Neyse. Haydin gelin tarife gidelim. 

Bence dünyanın yapması en mutlu edici yemeklerinden biri bu. Hem pratik, hem adeta baharatların dansına ev sahipliği yapıyor, hem de leziz mi leziz. Fırın tadını alan, baharatları ve zeytinyağıyla mis gibi harman olan rengarenk sebzelere ihtiyacımız var bunun için.

Malzemeler

Malzemeler için bir sayı vermeyeyim, zira tamamen zevkinize kalmış. Örneğin ben orta boy bir soğanı tat vermesi için ekledim sadece. Bunun yanında Hollanda'da sıkça aldığım dişleri olmayan bir bütün sarımsakı ekledim ki çoook yakışıyor. Onun dışında domates, patlıcan, kabak, mantar, biberler, havuç ve bence bolca koyabileceğiniz patates. Patatesin o nişastalı tadı sebzelerin tadını çok güzel kırıyor ve yemek daha leziz hale geliyor. 

Şu görüntüye, renklere bakın. :)



Ve gelelim işin sihrine! Ben istediğim miktarlarda bolca kekik, nane, kırmızı biber, biraz kimyon ve isot, karabiber ve tuz hazırladığım tabağıma.


Sonra başka bir mutluluk anı, parmaklarımla tüm mis kokulu baharatları harmanladım iyice. Müthiş bir kombinasyon...


Ardından mümkünse benzer büyüklüklerde, iri iri doğradım tüm malzemeleri. Sarımsağı ince ince kestim ve özellikle rendelemedim. Genel olarak sebzeleri iri bırakalım ki fırında çok erimesinler. Ayrıca patlıcanı suda bekletmeniz gerekmiyor, ben de ilk başta tereddüt etmiştim ama en ufak kötü tat vermiyor. İçim rahat etmez çatlarım derseniz bekletebilirsiniz tabii. :)


Ardından büyükçe bir fırın tepsisinde sebzeler baharatlarla buluştu ve güzelce yıkanan ellerle karıştırılarak iyice harmanlandı. Şu büyük fırın tepsilerine 1 su bardağına yakın zeytinyağı ekledim karıştırırken, mis gibi. Sonrasında koca bir bardak sıcak suda eritilen salça, sebzelerle buluştu ve sebze kebabımız fırına gitmeye hazır...



180 derece yavaş yavaş pişen yemeğimiz patatesler ve havuçlar yumuşadığında hazır demektir. Sarımsak, binbir sebze, baharatlar, zeytinyağı öyle bir harmanlanıyor ki fırın tadıyla; "sebzelerin" böylesi özel bir lezzet doğuracağına şaşırıp kalıyor insan. Çok sevdiğim, sık yaptığım bu yemeğin yanına ise elbette pirinç pilavı şahane gidiyor.


Paylaşmış olayım, yapanlara afiyet olsunlar. :)

Melis


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder