10 Ağustos 2016 Çarşamba

Son Zamanların En Güzel Hareketi

Yaşantımda son zamanların en güzel değişikliği, artık kendime daha iyi bakmam sanırım. 

Üstelik bundan büyük keyif almam ve değişimi her geçen gün biraz daha hissediyor olmam da var... Temelde yoğun iş dönemi yüzünden kendimi biraz unutmuştum uzun süredir; aklım, ruhum, bedenim karambolde yuvarlanıp gidiyordu kısacası. Lakin ilk başta kendimi biraz zorlayıp telkin ederek, ardından alışkanlığa dönüştürdüğüm birkaç güzel değişiklik, yaşamımdaki enerjimi ve mutluluğumu katladı diyebilirim. Tabii sağlığımı da!

Ve şayet, "Neleri değiştirdin yaşamında?" derseniz misal...

1. Sağlığıma "dikkat" veriyorum.

Yaşım henüz genç olduğu için sağlık sorunları yaşamımda yoğun değil pek şükür. Lakin gelin görün ki, vücudumu dinledikçe yavaş yavaş sinyaller vermeye başladığını hissediyorum bir süredir. Örneğin, bazı yiyecekler midemi rahatsız ediyor ve bunu hissettiriyor artık. Bu gibi durumlara alışık olmadığım için yıllardır canım ne istediyse - hangi saatte istediyse çok düşünmeden 'yedim gitti' mesela. Fakaat, artık...

  • Artık geç saatlerde, misal akşam 6-7'den sonra bir şey yememeye ve mideme biraz müsaade etmeye özen gösteriyorum. 
  • Bunun dışında ağır bir demir eksikliğim vardı; demir ilaçlarımı düzenli içmeye başladım. 
  • İki günde bir Omega 3 takviyesi alıyorum. Halk arasında balık yağı olarak bilinen bu takviyenin önemi o kadar büyük ki, mutlaka açın okuyun derim. Vücudun tek başına üretemediği ve mutlaka dışarıdan alınması gereken mucizevi bir olay.
  • Her gün veya en çok iki günde bir meyve yiyorum. Önceye göre oldukça iyi bir performans benim için.
  • İş yerinden çıkınca otobüse binmek yerine her gün yarım saatten fazla yürüyorum. Artı 1-2 gün de mutlaka spor yapıp hareket etmeye, ağırlık-kas çalışmaya gayret ediyorum. Bu esnalarda vücudum resmen 'nefes alıyor', bedenimin adeta bana teşekkür ettiğini duyar gibi oluyorum.
2. Su, su, su...

Çok sık duyduğumuz için kulak vermeyi reddettiğimiz bir gerçek daha. Su vücudun benzini sayın okur. Ben ki, çok çay içtiği için günde belki 1 bardak su içen biriydim; şimdi alıyorum yanıma sürahimi, en az 2 litre suyumu içiyorum her gün. 

Sade sudan hoşlanmıyorsanız...
  •  İçine limon, tarçın, salatalık atın; çok güzel bir aroma veriyor. 
  • Bir ara limon ve taze nane attım ama suda durdukça nane keskin bir tat verince tekrar denemedim onu. 
  • Genelde ya sadece tarçın, ya limon + tarçın, ya da 2 dilim salatalık + tarçın yapıyorum. Çok uzun süre bekletmeden de içiyorum.
 Ben bu alışkanlığı edindiysem inanın herkes edinebilir. İlk başta kendinizi zorlayın, alıştırın, sonra bedeniniz adeta 'su isteyecek' sizden zaten. Yine okumanızı öneririm, iç organlardan cilde kadar suyun mucizesi saymakla bitmiyor. Hiçbir şey yapmasanız bile su içme olayını yaşamınıza alın derim.

3. Uyku

Hayatımın çeşitli dönemlerinde, özellikle son bir yılda, uykunun her halini ve sonuçlarını tanıdım diyebilirim. Misal, uyumadan işe de gittim, 3 saat uyuyup toplantıya da koştum, 10 saat de 8 saatte uyudum bir güne başlamadan önce. Ben de geceleri kafası daha çok çalışanlardanım, lakin, uyku gerçekten çok önemli bir olay sayın okur. 
  • Bana fazla uyku da hiç iyi gelmez; ama şöyle 7-8 saat uyuduğumda resmen 'şarjım dolmuş' uyanıyorum. 
  • Bunun duygusal olduğu kadar bilimsel yararları da pek meşhur; vücudun dinlenmesinden, sadece uyurken salgılanan hormonlara kadar okumanızı ve bedeninize biraz olsun müsaade ederek hak ettiği uykuyu sunmanızı öneririm. 
  • Ben de çok işe yarıyor, her şeye keyfim ve halim oluyor iyi uyuyunca.

4. Düzen-Tertip ve Şahane Sonuçları

İster yaşam alanınızı, odanızı, mutfağınızı derli toplu tutmak olsun, ister derse-toplantıya günler önceden hazır olmak, ister ertesi gün giyeceğiniz kıyafeti akşamdan hazırlayıp bir köşeye asmak. Düzen gerçekten mucizeler yaratıyor. Kafanız temiz, koşturmadan, 'kendinize' ve yaşadığınız ana odaklanabileceğiniz bir yaşam sunuyor size. "Mesela ne yapabiliriz?" derseniz...
  • Pazar akşamları kafamda, her sabah kağıt üzerinde bir 'iş listesi' hazırlıyorum kendime. Hem derli toplu gözümün önüne seriliyor yapacaklarım, hem de duygusal olarak çok iyi ve planlı/sade hissediyorum.
  • Diğer sabah giyeceklerimi ütüleyip bir kenara asmak, çantama atacağım bir şey varsa akşamdan atıp kafamı rahat ettirmek, iş yerinde masamı savaş alanına dönmeden sıkça toparlayıvermek, yapmak istediklerimi ertelememek en önemlilerinden benim için.
  • Odanızı-evinizi düzenli tutmak da inanılmaz bir ferahlık hissi veriyor insana. Mesela yemek yiyeceğiniz masada ıvır ıvır olmasın siz yemek yerken, bu bile birçok şeyi-evinizin enerjisini etkiliyor bir yandan.
  •  Ortalığı toparlama konusunda da yapacağınız en güzel şey, sadece 5'er dakikalık düzenleme seansı yapmanız aslında. Bu ne demek, öyle "aman aman temizlik yapmak" gibi hissetmemeniz için; bir şeyleri gördükçe alıp yerine koyuvermek, odanızı tempolu 5 dakika içinde toparlamak gibi eylemler abartı bir dağınıklığı da engelleyecektir. Böylece siz de ferah, havalandırılmış bir mekanda nefes alırken bile daha iyi hissedeceksiniz.
Burada mevzu sadece "aman kıyafetim hazır yaşasın" değil, tüm bu düzen hissinin içinize saldığı garip huzur ve hissettiğiniz kişisel takdir duygusu. Böylece insanın her şeye daha çok takati ve isteği oluyor, hayatı daha keyifli yaşıyorsunuz kısacası.

5. Aç Kanatlarını

Ve son olarak, sanırım en güzellerinden biri, bir o kadar da diğer maddelerden beslenen bir adım. Yapacağınız şey çok basit...
  • Bir kağıt, bir de kalem alın elinize. Tertemiz, ferah, iyi hissettiğiniz bir alana geçin oturun, başlayın yazmaya. Yaşınız, maddi durumunuz, şartlarını ne olursa olsun hiçbir önemi yok. Yazın şimdi... Bu hayatta kim olmak istiyorsunuz? Nerede, nasıl, ne gibi insanlarla yaşamak hayaliniz? 5 yıl sonra yaşamak istediğiniz hayata bugün yaptıklarınız yardım ediyor mu? Etmiyorsa ne yapmanız gerekiyor? İçinde bulunduğunuz atalet, yani bir türlü harekete geçememe halini sadece sizin elinizde olan basit bir biçimde halletmeye isteğiniz var mı? Çok başarılı olacağınızdan emin olsaydınız, şu an bunun için nasıl çalışır çabalardınız? Sonra, sonrası kolay... Açın kanatlarınızı.
  • 'Ben bir şey olmak, bir şey yapmak istiyorum ama İngilizce'm yok.' mu diyorsunuz? Ne mutlu size, çözümü çok kolay olan bir sorununuz var! Açın interneti, yapın araştırmanızı, mümkünse birkaç kitap alın, oturun öğrenin. Ne yapmanız gerektiğini tespit edip alana kadar yürüyün peşinde. Hayat böyle bir şey! 
  • Kötü hırs sahibi olmadan; sevgiyle, merakla, sonucuna çok da takılmadan sadece elinizden geleni dibine kadar yapmak kısacası. 
  • Hayatınızı güzelleştirin; olaylar gerçekten sizin nasıl yorumladığınıza bağlı. Hayat zaten kendiliğinden zor, bari siz kendi canınızı bunaltmayın. O kadar ilahi bir potansiyel var ki içinizde, yeter ki keşfedin, kendinize inanın. Hele bir de, istediğiniz şeyi başaran en az bir kişi dahi varsa, siz de başarabilirsiniz demektir. 
  • Rahatınıza bu kadar düşkün olmayın, koşturdukça kazanıyor insan. Başarmanın o güzel tadını hatırladıkça -ister iş, ister ders, ister aşk, aile, her ne olursa olsun- yaşamdan daha büyük keyif alacaksınız inanın.
Şu 3 günlük hayatta, kendinize iyi davranın... Bedeninize, ruhunuza, aklınıza. 
Ne olduysa oldu! Bugün önemli olan "şimdi ne olacağı"... 

O da sizin elinizde.

*



2 yorum:

  1. son derce pozitif, teşvik edici ve ilham verici bir yazı olmuş. Maddeleri uygulamaya geçirmeli o zaman. Umarım henüz geç değildir :)

    Teşekkürler ve de sevgiler ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim yorumunuza, ne diyelim, asla geç değildir. :) Vücut öyle çabuk toparlıyor ki kendini, benzinsiz bırakmamalı. :)

      Sil