4 Ağustos 2016 Perşembe

Gogol'un Palto'su


"Hepimiz onun Palto'sundan çıktık." diyor Dostoyevski, Gogol'un Palto isimli eseri için. 
Palto, 1842 yılında yayımlanan bir kısa hikayesidir Nikolay Vasilyeviç Gogol'un. Rusya Edebiyatı'nda 'Gerçekçilik' kavramının başlangıcı kabul ediliyor. Eser, yazıldığı dönemde 'Rus insanını aşağıladığı' gerekçesiyle derin eleştirilere maruz kalmış ve Çarlık Rusyası'ndan büyük tepki almış; lakin bana kalırsa bu durum, içerisindeki tespitlerin yerindeliğine ve evrenselliğine gölge düşüremiyor.
Hikayemizin baş kahramanı Akakiy Akakiyeviç; kendisi işine aşık ve pek "silik" bir karaktere sahip, kendi halinde bir adamcağız. Genelde -hiç umrunda olmasa da- insanlar tarafından aşağılanan ama buna rağmen onu üzenlere kafasını kaldıracak kadar bile takılmayan biri; onun tek düşündüğü şey mektupları güzelce temize çekmek. Soğuk Rusya günlerinden birinde kendisi bunu çok zor kabullense de, yeni bir paltoya ihtiyaç duyuyor. Birçok olay ve keyifle okunan satırdan sonra yepyeni paltosuna kavuşan Akakiyeviç'in hikayesi ile asıl bundan sonra başlıyor... Hikayede insan ilişkilerinden, zalimlikten, şefkatten, güçlü-güçsüz ilişkisinden psikolojik betimlemelere kadar birçok hoş kısım okuyacaksınız diyebilirim.
Bu kitapta ben en çok betimlemelerin sade fakat aynı zamanda derin oluşlarını, pek yerinde eleştirilerini ve olayları kendi ülkemde yaşananlarla karşılaştırmanın-sıkça eşleştirebilmenin verdiği hissi sevdim.
Keyifle okunan bu pek mühim eseri kütüphanenizin 'okunanlar' kısmına katmanız tavsiyesiyle.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder