18 Nisan 2017 Salı

"Mutlu Olmanın" 5 Kolay Yolu

Her ne kadar başlık zorlama haber sitesi içeriği gibi de dursa, vallahi gerçek. :) 

Son zamanlarda -derleyip toplayıp mutlaka yazmak istiyorum- beyin ve işlevleri, beynin çalışma prensipleri ve insan psikolojisine dair kaynaklara pek sardım. O kadar inanılmaz şeyler öğreniyorum ki, milyonlarca insanın bunları hiç keşfetmeden yaşayıp ölmesi hakikaten çok üzücü. Düşününce kendimi pozitif bir insan olarak tanımlayabilirim kolayca, beni tanıyanlar da hep bunu söyler. Çoğu zaman enerjim yüksektir, gamsızlığa doğru giden yolda emin adımlarla ilerlemekteyim. İşte bu özelliğim okuyup, izleyip, öğrendiklerimle birleşince bazı yolların gerçekten "işe yaradığını" görüyorum.

Her şeyden önce sevgili okur, şunu kabul etmeniz gerek: Beyin bir yerde makine gibi, ona verdiğiniz komutla çalışan, kendi duyguları olmayan, sizden aldığı besine göre hareket eden bir organ. İşte "mutlu olmayı seçebilirsiniz" benzeri lafların sebebi de bu. Dolayısıyla mutsuz veya anlam veremediğiniz şekilde keyifsiz bir anınızda yapılacak fix şeyler, şöyle bir silkinip kendinize gelmenize yardımcı olacak bazı şeyler var. Kimi insanlar bundan bir haberken, kimileri bu yolları keşfetmiş - hayatını ve psikolojini düzene sokmakta kullanıyor. 

Sistem basit, beyninize ne söylerseniz, hop makine çalışmaya, dediğinize inanmaya başlıyor. 

Hiç olmadı mı mesela, bir düşünceyle dalga geçer gibi ilgilenmeye başlayıp iç sesinizle konuşmayı bitirdikten sonra "Doğru aslında ya, hakikaten bence de böyle aslında." diye kendinizi az önce dalga geçtiğiniz şeye inanıyor bulduğunuz anlar? Öyle çok ki! Bu yüzden diyorlar tam da, "Düşüncelerinize dikkat edin, hayatınız olur." diye. Çoğu insan bu enerji, telkin konularıyla dalga geçer ama tecfübeyle sabit, bence ne kaçırdıklarından haberleri pek yok gibi. 

Neyse efendim, bu giriş önemliydi. Şimdi size biraz da inançla "işe yaradığı" kesin olan, benim inanarak mucizelerini her daim gördüğüm, çabucak modunuzu değiştirecek 5 mutluluk maddesi sunayım. Bu noktada unutmayın, mutluluk, olaylara sizin nasıl baktığınızdan kaynaklanır. Aynı probleme başka bir insan "Boşver be yavrum, en kötü ne olur, elinden geleni yap ve yola devam et!" olarak bakabilir, bu da onu kesinlikle mutlu kılar. İşte bu 5 madde, olaylara güzel bakacak, kaygının gereksizliğini size anımsatacak, içinizdeki güzel enerjiyi dışarı çağıracak yollardan. Haydi başlayalım!

*

1. Müzik
Dünyada, insan elinden çıkan en mucizevi şeylerden biri olsa gerek müzik. Canınız mı sıkkın, açın şöyle en sevdiklerinizden, hareketli, size hayaller bahşeden bir şarkıyı; ister kulaklıkla, ister dans ede ede dinleyin. İş yerine yürüdüğünüz bir sabah keyifsiz misiniz? Koyun kulaklığa mutlu bir günde dinlediğiniz parçayı, sonra beyninizde gerçekleşecek mucizelere kulak verin. Modunuzun ne kadar hızlı geliştiğine inanamayacaksınız.

Mesela keyifsizsem bilerek gider bu şarkıyı açarım ben. Her daim işe yarıyor bende, "Abarttın yine, hayat hayran olunası bir şey, kendine gel bakıyım!" mesajı hemmen gidiveriyor güzel beynime. :)


2. Kişisel Bakım
Kirli saçlar sizi mutsuz eder. Bakımsız tırnaklar özgüveninizi zedeler. En azından çoğu kişide böyledir. Şöyle bir kendine gelmenin en etkili yollarından biri kendinize zaman ayırmanız. İster üst üste sürdüğünüz ojelerinizi şöyle bir silip yenileyin, ister tüm makyajınızı çıkarıp ferah bir maske yapın, ister yarın giyeceklerinizi ütüleyip hazırlayın. Siz içinizde iyiyseniz, dışarıya ve koşullara karşı da daha mutlu bakarsınız, daima aklınızda olsun.

Bu arada kişisel bakım demek illa kozmetik anlam taşımıyor, tam burada birkaç güzel öneri bulabilirsiniz sağlık için.  


3. Hareket Edin
Hayatta birçok şey başlamadan önce, yani uzaktan zor görünür. Oysa yine beynin oyunlarından başka bir şey değil bu durum. Bu yüzden "spor yapmaya karşı" korkularınız varsa, kendinizi hiç düzenli spor yapan biri olarak düşünemiyorsanız, önce bu duvarları bir yıkın zihninizde. Siz ne isterseniz o olur, sizi tutan, ellerinizi zapteden kimse yok. Kendinizi yalandan bunaltmayın, ve hareket edin. İster çıkıp yürüyün, ister dans edin, ister evde egzersiz yapın.  

Herkesin bünyesi kilosu aynıymış gibi 20 dakikadan sonra yağ yakımı başlar diyenlere inat siz 19 dakika yürüyün. 

Sırf hareket etmiş olmak için, kendinize güzelliklere teşvik edin. Zaten sonra vücudunuz, hareketin kendisine ne iyi geldiğini görüp tekrar ve tekrar isteyecek sizden. Üstelik hareket ettikçe, ısındıkça, vücudunuzda değişen hormonlar, artan oksijen miktarı, mutluluğunuz için bilimsel de bir cevap bu noktada. A bu arada, geçenlerde zıplarken insanın düşünemediğini okudum. Bu yüzden bilhassa keyifsiz anlarda zıplamak da iyi fikir, zıpla! :)


4. Dağınıklığı Silin
Beyin düzen sever. Düzen, temizlik, derli topluluk içinde sakinleşir. Mantık basit, ne kadar az uyaran, o kadar az kafa karışıklığı. Bu yüzden keyifsiz olduğunuz anlarda bulunduğunuz ortamı toparlayıp temizlemek zihne ferah bir his verir. İnsanlar kendilerini "işe yaramaz, hantal, kirli, ağır" hissettiklerinde, bu ipuçlarını uygularlarsa beyin şöyle bir kendine gelir, hiç sekmez! İşteyseniz masanızı toparlayıp bir siliverin, evdeyseniz yerleri süpürüp güzel kokulu tertemiz bir suyla silin, kıyafetlerinizi toparlayın, ayakkabıları düzenleyin, bekleyen bulaşıkları yıkayıp kaldırın. İşte o zaman, zihin direkt "her şey aslında çok daha güzel" moduna geçer, ki aslında gerçekten çok daha güzel.


5. Zihinle Oyna: Güzel Düşünceler Yerleştir
Bu taktiği Ferrari'sini Satan Bilge kitabından öğrendim. "Kişisel gelişim" lafının ağızlarda sakız olması sebebiyle gıcık olanlardansanız, tamam gıcık olmaya devam edin, ama hakiki yollara karşı duvar da örmeyin. Zira bu alanda da keşfedilecek efsane şeyler var. Neyse efendim, 5. maddemizin mantığı basit; beynin matematik ile işleyen bir makine olduğunu varsayarsanız, ona ne verirseniz o besinden üretim yapar demiştik. Bu noktada, aklınız negatif bir düşünce geldiğinde, hemmen sizi mutlu eden bir şeyi düşünmeye zorluyorsunuz kendinizi. Çok güzel bir ana, gelecek için yaptığınız bir planın ayrıntılarını hayal etmeye, geçen yaz huzurla dolup taştığınız o geziye, sevdiğiniz insanın gülüşüne, ne isterseniz. İşte bu noktada, beynin ne kadar hızlı değişip yeni düşünceye adapte olabilen bir varlık olduğunu görüp şaşıracaksınız.

*

İşte böyledir sayın okur. Bunlar, yaşamda benim kendime daima hatırlattığım ilk 5 yoldur diyebilirim. Bir şeylere isim koymak yerine, varın ben mutluluk diyeyim, siz huzur; siz taktik diyin, ben yaşamın sırrı. Kendinize iyi hissedin yeter. Zaten en fazla ne olur Allah aşkına, şöyle derin bir nefes alıp gülümseyin, yola devam edin. Beyin sizin doğru, ama oyunlarına izin vermeyin. Ona kaygı aşılarsanız, size büyütüp geri paslar. Ona umut aşılarsanız, daima önce güzellikleri görür. Zira yaşam, kefşedilecek mucizelerle dolu bir çiçek bahçesi esasında. 

Her daim, her şeye rağmen, her biçimde, çok mutlu kalmanız dileğiyle.

Selamlar,
Melis


2 yorum:

  1. Yazı çok güzel Melis Hanım. Elinize sağlık. Ben de pek çok şeyin kafada hallolabileceğine inanıyorum. Sadece kendimizi keşfedip nelerin bizi motive ettiğin bulmak gerek. Yazdığınız 5 maddeyi uyguladığımızda bize iyi gelecektir. Zıplarken düşünememek de güzelmiş ilk defa duydum:) Selamlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, katılıyorum. Zıplamak gerçekten işe yarıyor bu arada, son çare. :)

      Sil