23 Ağustos 2016 Salı

Bride mı to be?!

Efendiiim... Günlerden Cumartesi.

Sabah çok önemli bir iş için Balat'a gitmem gerekiyor. Bana üniversiteden kalan en güzel şey olan 5 kişilik malum "kızlar grubundan" bir arkadaşım illa akşam Taksim'e gel diyor. Yok diyorum sen gel bizim tarafa, sabah Balat'ta olmam lazım; ne o saate kadar beklesem oluyor ne gidip tekrar gelsem. Neyse öyle çok ısrar etti, şöyle kötüyüm - böyle gelmen lazım, e tamam dedim. Önce eve, sonra akşam tekrar Taksim'e geri gittim.


Taksim'de bir diğer arkadaşımızla buluşacağız, hop bir telefon. Kız ağlıyor! Ben Pera'da bir oteldeyim, gelin hemen diye. Benim iyice beynim döndü ne oluyor arkadaş bugün böyle diye, derin nefesler - koşar adımlar derken az sonra oteldeyiz.

Kapıya yaklaşıyoruz, kapı aralık! O bir salisede aha diyorum tamam bizim kız kaçtı koşarak, ne olduysa artık kafayı yemek üzereyim korkudan. Söylene söylene kapıyı açıyorum, ışıklar kapalı; bunlar hep bir salise içinde aklımdan geçiyor tabii. Işıklar da kapalı diyorum bu herhalde bir köşede ağlıyor mu, çıktı gitti mi ne oldu? Kısacası ömrümden 5 sene gidiyor böyle böyle. 


Derken, odaya girdiğim son bir salise de ışığa uzanan bir el görüyorum sadece. 
Ve... Sonrası, yüzümde hissettiğim şampanya ve beynimdeki şok dalgaları!



Bizim bu eşekler günlerdir bana hani şu bachelorette party denen bir bekarlığa veda partisi hazırlıyormuş. Pera'da beş kişilik bir de oda ayarlamışlar, içeriyi süslemiş etmişler. E bu kız o otele nasıl gelir, ancak böyle kalpten giderse gelir! O ilk 5 saniye onlara bir bakışım var ki o fotoğrafı koymuyorum bilerek. :)) Amaaaaa alıştıktan sonra dünyanın en güzel akşamını yaşamama, "iyi ki" dedirten - biri Ankara'dan biri İzmit'ten gelen bu delilere sahip olduğuma ciddi anlamda şükrettim.


Birlikte geçirdiğimiz en efsane akşamlardan biri olduğu malum. :)) Aaa bu arada bir de sürprizin içinde sürpriz kına gecesi vardı, o bahsi hiç açmayalım. :D


Evet, gerçekten hayatımda en korktuğum günlerden biriydi; lakin en güzel günlerinden birine dönüştü sonra. Tek sorun içeri girdiğim anda çekilmekte olan videonun başında azıcık sövmem oldu. :)) Sabahına da en sevdiğim şeyi yaptık: Dostlarla açık havada kahvaltı. Tabii sabah kahvaltı masasında akşamın olaylarına gülmenin 2 saat sürdüğünü anlatmaya gerek yok. :)   Yani affettirdiler kendilerini öhöm. :P Aysu, Busem, Çağıl, Hilal, İYİ Kİ varsınız deliler!


Ha bu arada evet, bizim Melerence bride to be. :)

*

5 yorum:

  1. Ah ne güzel olmuş! İnsana en çok dost lazım:)
    Bu arada tebrikler diyeyim mi şimdiden:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hehe diyelim valla, çok teşekkür ederim :) Önce biraz söylenmiştim "akşam da beni geri getirtiyor bu kız" diye, sonra iyi ki dedim. :)

      Sil
  2. İnsanın yakın arkadaşlarının olması çok güzel.Ne güzel bir gün geçirmişsiniz...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değil mi? Başka şehirlere dağılmış da olsak arada böyle güzelliklerin olması insanı daha güçlü hissettiriyor hayatta. Teşekkür ederim yorumunuza. :)

      Sil