4 Temmuz 2016 Pazartesi

A'dan Z'ye "Arkeofili"

Son zamanlarda özellikle Twitter üzerinde pek revaçta olan bir hesap var. Benim de kişisel olarak sıkı takipçisi olduğum, sohbeti açıldığında hemen her arkadaşımın haberi olduğunu gördüğüm bir hesap: Arkeofili.

2014 yılının Kasım ayında bir grup üniversiteli genç tarafından kurulan Arkeofili, Türkiye'den ve dünyadan arkeoloji haberlerini okuyucularıyla buluşturuyor. Bu genç arkadaşların en büyük hedefi ise arkeoloji kavramını daha çok insana ulaştırmak ve insanları tarihi eser algısı konusunda bilinçlendirmek.

Her ne kadar internet üzerinde benzer hesaplar olsa da, Arkeofili'yi diğerlerinden ayıran farklı bir enerji var bana kalırsa. Seçtikleri konulardan konsepte kadar gerçekten okurlarında merak ve ilgi uyandırıyor. Aynı zamanda gönüllülük esasına dayanan bu çalışmanın arka planındaki isimlere karşı da merak besletiyor yaptıkları işler. İşte tam da bu yüzden, İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Medya ve İletişim Sistemleri Bölümü'nden Ali Can Eren, Arkeofili ekibinin kurucu üyelerinden Ayşenur Bursalı ile pek güzel bir sohbet gerçekleştirdi. Bana da bu sohbeti heyecanla ve yüzümde bir gülümseme ile okuyup sizlere iletmek kaldı. Gelin Arkeofili'yi ve sahne arkasındaki ekibi yakından tanıyalım...





1. Arkeofili’yi nasıl tanımlarsınız? Nedir, ne değildir? "Arkeofili" kelimesi ne anlama gelir?

Arkeofili aslında biraz da olsa uydurduğumuz bir kelime. Arkeoloji kelimesi Yunanca  “arkhaios” (ἀρχαῖος) yani “eski” ve  “-logos”( λόγος) yani “bilgi/çalışma” kelimelerinin birleşmesinden oluşur. Yani “Eskinin bilgisi, bilimi” gibi. Arkeofili’deki “fili” de “philia” yani sevgi/düşkünlük anlamına geliyor. Yani Arkeofili eski olan her şeye karşı sevgiyi simgeliyor bizim için. Biz de Arkeofil oluyoruz, yani “eski-sevici”ler. Arkeofili bir bakıma, kültür varlıklarını ve eski olanı insanlara anlatmak ve geçmişe olan ilgiyi daha çok insana en doğru şekilde anlatabilmek ve yayabilmek adına başlattığımız bir proje.

2. Arkeofili’nin kuruluş hikayesi ve yazarları hakkında bilgi alabilir miyiz?
Arkeofili projesi, birkaç arkeoloji öğrencisinin, arkeolojik gelişmeleri Türkçe olarak takip edilebileceği bir kaynağın eksikliğini eleştirirken ortaya çıktı. Her şey, arkeoloji eğitimi çeşitli şikayetlerle geçen öğrencilerin artık şikayet etmek yerine sorumluluk almaya karar vermesiyle başladı. Her coğrafyada ve her dönemde insanların ilgisini çeken arkeoloji, iyi ve doğru bir şekilde sunulduğunda, arkeoloji öğrencilerinden çok daha geniş bir kitleyi etkileyebileceğini düşündük.

Bu fikir üstünde düşünüp geliştiren kurucu kadromuz Erman Ertuğrul, Ayşe Bursalı ve Tolunay Bayram’dan oluşuyordu. Proje ilerledikçe yazar kadromuzu genişlettik. Şu anda arkeoloji bölümü lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencilerinden oluşan bir kadromuz var. Fakat bu dallarda okumayıp yine konuyla ilgili olan, özellikle yaptıkları çevirilerle Arkeofili’ye büyük katkısı olan yazarlarımız da var.

Arkeofili’nin kuruluş amacı insanları dünyadaki ve Türkiye’deki arkeoloji gelişmelerinden haberdar ederek, ilgi çekmekti. Bunun yanında amacımız, dolaylı olarak da olsa Türkiye’de arkeolojinin, tarihi eserlerin durumunu bir nebze iyileştirmekti. Herhangi bir şekilde arkeolojik konuları insanlar için ilginç hale getirebilirsek, ya da yapılan bazı yanlışları insanlara gösterebilirsek, insanların çevresindeki tarihi eserlerin, kalıntıların biraz daha farkında olabileceğini düşünüyoruz. Belki kendi çevresinde de benzer bir tarih, bir hikaye olduğunu, ve bunların düzgün bir şekilde korunması gerektiğini düşünen bir insan bu konuda bir çeşit bilinç geliştirmeye başlar. Kendi çevresindeki tarihi sahiplenen, benimseyen, bir değer olarak gören insan sayısı arttıkça, arkeolojinin durumu da iyileşecektir. Öte yandan amaçlarımızdan birisi de definecilere neyi tahrip ettiklerini anlatmaktı. Sık sık definecilik yapan ve bizimle iletişime geçen insanlara da yaklaşımımız bu şekilde.

3. Arkeofili ne yapıyor? İçerik üretim süreciniz nasıl işliyor?

Arkeofili’de öncelik olarak Türkiye’deki ve dünyadaki gelişmeleri yayınlamaya çalışıyoruz. Türkiye’deki gelişmeleri, konuda araştırma yaparak ve olayı bir bağlama oturtan eklemeler yaparak yayınlıyoruz. Gerektiğinde kazı başkanlarını da işe dahil etmeye çalışıyoruz. Zira en doğru bilgiyi onlardan ediniyoruz. Kazı başkanları ve alanının uzmanları iletişime geçmekten çekinmediği sürece onların duyurmak istediklerine önem veriyoruz. Dünyadaki gelişmeleri, bilimsel kaynaklara dayanarak yazılan haber ve tanıtıcı metinlerden çeviriyoruz. Bunların yanında, bir konu üzerine inceleme yapılarak yazılmış dosyalara ve konuyu daha ilgi çekici ve görsel şekilde sunabilecek listelere de sık sık yer veriyoruz.


4. Arkeolojinin durumu, Türkiye’de tartışılan bir konu. Hemen hemen herkes yetersizliklerden bahsediyor. Arkeofili için de arkeolojinin durum böyle mi?

Genel olarak bakarsak Türkiye’de arkeoloji iyi bir durumda değil. Yetersizlikler her alanda gerçekten çok büyük. Kaçakçılık olsun, definecilik olsun, restorasyon olsun, yanlış kazılar olsun, inşaatlar sırasında ortaya çıkan eserler olsun... Neredeyse hepimiz, definecilik yapmış ya da bu konuda dolaylı olarak anıları olan birini tanıyoruzdur. İyi şeyler de yok değil, fakat Türkiye’deki sınırsız sayıdaki tarihi değere göre oranlarsak, kötü örnekler daha fazla olacaktır. Bu yetersizliklerin önüne geçilmesi için genel olarak insanların çevresindeki eserlere, tarihe, bulunduğu yörenin tarihine dair bir bilinç geliştirmesi gerekiyor. Arkeofili de bir bakıma bunun için, yanlışlara ve yetersizliklere tepki gösteren kesimi daha da genişletmek için uğraşıyor. Çünkü arkeoloji öğrenim hayatının çoğu her kesimden gelen şikayetlerle geçen Arkeofili ekibi olarak artık bir noktada şikayet etmememiz ve bir şey yapmamız gerektiğini düşünüyoruz.

5. Popüler kültürümüzde arkeoloji kendisine pek yer bulamıyor. İnsanlardan biraz uzak diyebiliriz. Bunun nedeni ne olabilir?

Arkeoloji, özellikle Türkiye’de tam tersi olması gerekirken maalesef akademi dünyasına hapsolmuş bir bilim dalı. Aslında Anadolu gibi bir bölgenin her karışında insanlar arkeoloji ile iç içe yaşıyor. Buna rağmen arkeoloji ve kültür varlıkları bilinci gelişebilmiş değil. Biz Arkeofili olarak arkeolojiyi akedemik zümreden almak ve herkesin kolayca ulaşabildiği, okuyabildiği, öğrenebildiği ve sahiplenebildiği bir yere koymak istiyoruz. Bunu yaparken kesinlikle akademik ortamdan kopmak gibi bir amacımız yok. Hatta tam tersine tüm akademisyenlerle fikir alışverişi içinde olmaya özen gösteriyoruz. Yaklaşık iki yıldır yayın hayatına devam eden Arkeofili olarak bir nebze de olsa arkeolojiyi insanların hayatına soktuğumuza inanıyoruz.

6. Türkiye’de arkeoloji muhabirliği gelişmemiş bir alan. Medyanın arkeoloji üzerine haberlerine bakarsak nadir olarak iyi haberlerle karşılaşıyoruz. Daha çok tarihi eser kaçakçılığı gündeme geliyor. Arkeofili, Türkiye’deki medya-arkeoloji ilişkisini nasıl yorumluyor

Türkiye’deki ana akım medyanın ilgi çekmek adına arkeolojiyi yanlış şekillerde tanıttığını düşünüyoruz. Haberler “binlerce eser bulundu”, “tarih fışkırdı” ekseninde dönüyor. Oysa arkeoloji başka birçok şekilde de çok ilginç hale getirilebilecek, çok ilginç keşiflerin yapıldığı bir alan. “Şuradan tarih fışkırdı” demek yerine çıkan buluntuyu bağlamıyla birlikte aktarmak okuyucu için de daha ilgi çekici. Son iki yıldır öncülük ettiğimiz bir furyayla artık restorasyon hataları da gündeme gelmeye başladı, fakat bunlarda da kimlerden yorum alındığına, konunun arkaplanının da araştırılmasına dikkat etmek gerekiyor.

Yaptığımız özgün haberlerin çoğu medyada yer alabiliyor. Bazı haberlerimiz gazetelerin manşetlerinden duyuruluyor. Fakat daha çok yer alabilmesini, daha büyük bir gündem yaratabilmeyi, insanların ilgisini bu yöne çekebilmeyi tabi ki isteriz. Web tabanlı haber sitelerinin Arkeofili’den kaynak göstererek haber almasından memnunuz, bilginin haberin yayılması bizi memnun eder. Fakat bazen yazdığımız her haberin sürekli alınması rahatsız edici olabiliyor çünkü biri gelip bütün çabanızı kopyalamış gibi oluyor. Bu duruma biraz soğuk yaklaşıyoruz.

Arkeofili yayın hayatına başladığı günden bugüne nasıl geri dönüşler aldı?

Yayın hayatımıza başladığımızdan beri her kesimden çok iyi geri dönüşler aldık. Eleştirilen haberlerimiz tabii ki oldu fakat genelde siteyle ilgili olumlu düşünceler var. Hem akademisyenlerden, hem öğrencilerden, hem de daha önce arkeolojiyle hiç ilgisi olmayan birçok insandan tebrik ve teşekkür mesajları, e-postaları aldık. Nisan ayının sonlarında Dokuz Eylül Üniversitesi’ne Arkeoloji Günleri kapsamında bir söyleşiye gittik. Orada akademisyenlerle ve öğrencilerle de yüz yüze konuşma fırsatımız oldu. Birçok tebrik aldık ve yeni fikirler edindik. Aldığımız her türlü iyi ve kötü eleştiriyi değerlendirmeye çalışıyoruz.

Arkeofili’nin geleceğe dair farklı fikirleri var mı? Web yayıncılığının dışında bir proje düşünüyor musunuz?

Şimdilik internet yayıncılığı dışında başka bir proje düşünmüyoruz fakat internet yayıncılığını geliştirmekte kararlıyız. Günümüzde birçok basılı dergi, gazete varlığını sürdüremiyor. İnternet aracılığıyla daha geniş bir kitleye ulaşabiliyorsunuz. Gerçekleştirmek istediğimiz büyük çaplı projelerimiz var fakat bunların da yayınını yine internetten yapmayı istiyoruz.

Elinizde arkeofili.com üzerine sayısal veriler var mı? Giriş sayıları, paylaşım sayıları vs. örnek olarak verebilir misiniz?

Arkeofili.com ilk yılında 1 milyonu aşkın giriş sayısına ulaşmıştı. Henüz 1,5 yılımızı doldurmadan yaklaşık 2,5 milyon giriş sayısına ulaştık. Bunlar projeye başladığımızda beklediğimizin çok üstünde rakamlar. İlk başta da insanların ilgisini çekeceğini düşünüyorduk fakat bu kadarını tahmin etmemiştik. Bu veriler bize bir boşluğu doğru bir şekilde doldurduğumuzu gösteriyor. Gösterilen ilgiden memnunuz.

*

Bizler de sizlerin varlığından çok memnunuz; zarif sohbetiniz için teşekkür ediyor, bol başarılar diliyoruz.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder