26 Aralık 2013 Perşembe

O nasıl para? O nasıl yürek?

Melerence'yi para ve metrobüs konularıyla kirletmemek üzere kendime sözüm vardı; ama bu konuyu konuşmamız lazım.

Malum, gündemde bazı sıkıntılı olaylar var günlerdir. Konu zaten çirkindi, para pul gerçekleri ortaya serildikçe daha da çirkinleşti. Bugün haberleri okurken, malum iş adamının Nazmi Ziya'nın bir tablosunu açık arttırmadan 1 milyon 50 bin liraya aldığını okudum. Dur şimdi, yaşlılar tayfasından sayılırım artık iyi açıklayalım: 1 trilyon 50 milyar eski parayla.

Birkaç gün önce ise camları kırık bir evde ölen küçücük bir Ayaz bebek. Tablodur, sanattır, değerlidir falan filan. O 1 trilyon 50 milyar paranın 100 lirası Ayaz'ın annesinin elinde olsaydı da, yakacak bir şeyler alsaydı, hem Ayaz bebek ölmezdi hastalıktan, hem umut doğardı hayatlarına, senin ağız bükeceğin 100 lirayla. O nasıl para? O nasıl yürek?

Ne zengin bir ailem var, ne zengin olacak halim. Belki diyorum o yüzden, anlamıyor muyum o psikolojiyi? Ama yok... Akıl var. Yürek var. İşim gereği bir moda dergisini raporlamam gerekiyordu, kıyafetler aksesuarlar... Bir bluza sırf etiketindeki marka yüzünden 2000 Euro verilir mi? O nasıl para, o nasıl yürek? Eğer senin giydiğin gömlekle 10 çocuk okutuluyorsa, omuzlarında o çocuğun geleceğini de taşıyorsun...

O nasıl para? O nasıl yürek?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder